3 AĞUSTOS 2020 PAZARTESİ

GAZZE HUZUR DEMEK ULUSLARARASI BİR ÖĞRENCİNİN GÖZLEMLERİ

Gazze’den herkese selamlar, Gazze’deki ilk uluslararası master öğrencisi olarak ilk donemimi kayda değer bir başariyla 2 hafta önce bitirdim, elhamdulillah. Normalde çok çalışkan bir öğrenci değilimdir ama burdaki motivasyon ve sürü psikolojisi beni de Gazze’li öğrencilerden biri haline getirdi ve Gazze’de bir öğrenciyseniz tek hedefiniz bütün sınavlardan tam puan almak.


GAZZE HUZUR DEMEK ULUSLARARASI BİR ÖĞRENCİNİN GÖZLEMLERİ

Rukiye Demir

Geçeyim yeter mantığı yok burda, o yüzden sıkıysa çalışma. Doğrusunu söylemek gerekirse burdaki bu azmi gorünce tembelliğinizden haya ediyorsunuz ve bütün benliğinizle hangi konuda iyi iseniz o konuya odaklanıp birbirinden güzel başarılara koşuyorsunuz. Burası Gazze Şeridi, uçamıyorsan koşuyorsun ama asla oturmuyorsun; hayat buranın güzel insanlarına oturmayi unutturmuş gibi zira Gazzelilerin coğu yıllık tatillerini bile çocuklarının sınavlarının olduğu döneme denk getiriyorlar ki onlara yardımcı olabilsinler.

Evet, evet yanlış duymadınız, hani bizim acaba bu sene şu tatil köyüne mi gitsek yoksa şu ülkeye bir gezi düzenleniyormuş ona mı katılsak diye sene boyunca hayalini kurduğumuz o yıllık izinde buranın guçlu insanı diğer bir işe koşmak zorunda, zira Refah Kapısı'ndan çok geçerli bir nedeniniz olmadıkça çıkamıyorsunuz maalesef. Malum Mısır Hükümeti'ne göre yıllık tatil de keyfi bir durum …

Gelelim aklınıza gelen sorulara… Gazze' de yaşamayı hala seviyor musun diyenlere gelsin şu cümlem; dört ay geçti ve ilk günkü gibi yeniyim buralara, buralar da bana… Artık yapılan röportajlardan sonra neredeyse gittiğim her yerde en az biri çıkıp “aaa siz Türkiye'den gelen oğrenci misiniz” diye sorduktan sonra, “bakın evimiz hemen şurda lütfen gelin bir şeyler hazırlayalım size, biliyorsunuz burası sizin eviniz neye ihtiyacınız olursa soyleyin elimizden geleni yaparız inşAllah” gibi cümlelerle karşılaşıyorum.

Her gün Gazze'ye yeni gelmişim gibi hissettiriyorlar, söyler misiniz bana bu durum karşısında hem sevginiz hem de inanciniz artmaz mı? Orada karşılaştığn problemlerle nasıl başediyorsun sorusuna ise cevabım çok basit; Gazze'li oldum. Burdakiler ne yapıyorsa ben de onu yapmaya çalışıyorum. Elbiselerimi yıkamak için elektriklerin gelmesini bekliyorum; tabi genelde çamaşırlarım makinedeyken elektrikler gidiyor sonra bir daha gelene kadar çamaşırlar böyle ıslak ıslak kalıyor makinede, neyseki sonunda temiz temiz yıkanıyorlar.

Sahip olduğum jeneratöru tasarruflu kullanmaya çalışıyorum sadece internet ve akşam okumalarına o da sadece bir odanın ışığı yanacak şekilde. Hem içme suyu hem de temizlik için illaki evde su dolu kaplar bulunduruyorum, annemden öğrenmiştim çok işime yarıyorlar. Kış aylarında kat kat giyiniyorum, evde ders çalışıyorsam ya battaniyenin altından çıkmıyorum ya da evde ısınmak için spor yapıyorum, işe yarıyor bayağı.Yetim ve yoksulları görunce ağlamıyorum artık, onlarla eğlenmeye çalışıyorum çünkü çok iyi farkettimki ağlanacak halde olan “İNSANLIK” o yüzden onlardan öğrendiklerimi hayatıma uyarlamaya başladım. Dedim size ben; Gazze'de yüksek lisans yapıyorsanız bu bir yüksek lisans eğitiminden çok daha fazlası buna emin olun!

Üç haftalık ara tatilimde Gazze'de kalmayı tercih ettim hem Arapça'mı daha çok geliştirmek hem de hedeflerime ulaşmam için daha çok çalışmam gerektiğinden, gerçi gelmeyi deneseydim bile “Refah Kapısı” açılmadı bu ay, anlayacağınız çıkmayı bekleyen insanlar sabretmeye devam ediyorlar.
Bu kadar sorunun içinde nasıl bu kadar huzurlusunuz diye soruyorsunuz değil mi; bu ablukanın altında, hani dünyayi ellerinde sanıp istedikleri gibi evirip çevirdiklerini sananlar ‘Gazze ablukanin altındadır' deyip buranın halkını ölume terk etmişlerdi de hesaplarına göre burda bırakın huzur bulmak, hayatı dar edeceklerdi buranın guzel insanlarına değil mi…

Tabiki hevesleri kursaklarında kaldı; zira hayat da, ölüm de bütün evren gibi yalnız ve yalnız Allah'ın elinde! Eminim bunca şeye sahip oldukları halde hala neden mutsuz olduklarını bilmiyorlardır tıpkı onca zorluğa rağmen bizim burda nasıl bu denli huzurlu olduğumuzu anlayamadıkları gibi ama onlara Allah'in mesajını iletmek istiyorum tabi bunu da anlayamacaklardır.

“Hayat veren de öldüren de O'dur. O, bir işe hükmettiği (karar verdiği) zaman ona sadece "Ol!" der. Ve o, hemen olur.” (Mumin Suresi, 68)

Son olarak şunu söylemek istiyorum, burda Huzurlu bir YAŞAM var demek mevcut haksızlıkların devam edebileceği anlamına kesinlikle gelmez, aksine kendisine saygısı olan her bireyin yapılan haksızlıklar karşısında var gücüyle mücadele etmesi gerektiği gibi yaptıkları yardımları iyiliğin ötesinde sorumluluk olarak gormelidirler zira tüm ilahi dinlerin göz bebeği olarak bilinen Kudüs coğrafyasındaki 68 yıllık soykırımın faturası Müsluman'lara kesilmiş ve bütün insanlık sadece seyirci kalmıştır.

Eğer hala uyanık birileri varsa bilsinlerki biz burda Hz.Yusuf'un zindandaki huzurunu yaşamakla kalmayıp Hükümranlığa hazırlanıyoruz. Daha şimdiden dünya nüfusunun en çok doktora yapan milleti Filistinli'ler, askeri anlamdaki başarılarından söz etmeye gerek yok sanırım tabi bir de halkın özgürlükleri konusundaki güçlü direncini ve istikrarını unutmamak gerek.

Gazze'de yaşayıp bütün bu güzelliklere bizzat şahit olmak ve bu kutlu direnişin bir parçası olmak bana şeref vermekle kalmıyor her geçen gun ufkumu biraz daha genişletiyor. Şimdiden burda yüksek lisans ve doktora eğitimlerini tamamlamak için başvuruda bulunmak isteyen birçok öğrenci var, meğer bu güzel topraklarda ilim oğrenme hayaline sahip birçok koca yürekli, içinde çocukluğunu bütün saflığıyla yaşatan güzel insanlar varmış, maşaAllah. Ne diyelim “Allah muvaffak etsin”.

Untitled-3_23

Yorum Yaz

  605902

-