2 ARALIK 2020 ÇARŞAMBA

Can Kemal Özer

GELİN TECAVÜZCÜLERİ ASALIM

Can Kemal Özer

Hükümet 4 bin kadar kişi hakkında bir düzenlemeye imza atınca pusuda bekleyen aç kurtlar hükümet üzerinden İslam'a saldırıya geçti.

Bu hususta söz söyleyenler arasında KADEM ve AK Partili bakanların da olması doğrusu beni şaşırtmadı. AK Partili kadınların üye olduğu ve bazen şaşırtıcı etkinliklere imza atan KADEM'i hadi anladık diyelim, ya tasarıda imzası olan Çalışma Bakanı'nın laikçi koroya katılmasına ne diyeceğiz?

Allah (c.c.)'ın yaratılıştan verdiği hakları insan, çocuk, kadın, işçi, yaşlı hakları gibi kompartımanlara ayırmak ve bunun üzerinden dernek/vakıf kurmak, söz söylemek batının/batılın tevhidi parçalama mücadelesine vagon olmak değil midir?

Ortada bir tecavüz, hak ihlali ve adaletsizlik varsa buna karşı duracak yegâne kişi Müslümandır.  Mekke'ye gelen yabancıların malları ve yakınlarına (kızlarına) el koyan müşriklerle mücadele için kurulan Hilf'ul Fudul Cemiyeti'nin içinde henüz 20'li yaşlarda olan Hz Muhammed (s.a.v.), Hz Ebubekir'in yanı sıra Peygamber Efendimizin amcaları Hz Abbas, Hz Zübeyr gibi kimseler de vardı.

Bu fazilet sahibi insanlar, Mekke'ye gelen Yemenli bir tüccarın kızının elinden alınması üzerine bir araya gelip zulme engel olmuşlardı.

Yapılan bir faaliyetin tevhide olan katkısı veya zararı düşünülmeden yapılması kabul edilemez, mazur görülemez. Ayrıca batının seküler dil ve yöntemlerinden etkilenerek faaliyet göstermek Müslümana yakışmaz.

HERKES 18'İNDE BALİĞ OLUR?

Bulûġ'un; akıl bâliğ, bâliğ olma, erginlik ve rüşte erişmeye verilen ad olduğu herkesin malumu. Yani çocukluktan çıkıp ergenlik çağına girmiş kimse.

Bulûġ zamanı coğrafya, iklim, yenilip içilenler gibi çeşitli faktörlere göre değişir. Çok sıcak çöl ikliminde yaş düşerken, soğuk Rus ve Avrupa'da bu yaş daha ileridir.

Bazıları fizyolojik olarak 10 yaşında baliğ olur ama zihniyet ve davranış olarak ölene dek baliğ olmazlar.

İslam ve diğer dinler akıl bâliğ kimselerin rızaları olması şartı ile diledikleri kişilerle evlenmelerine izin verir.

Karıştırılan şey  kanunların izin verdiği evlenme yaşı ile cinsel rüşt yaşı. Kanunlara bakarak 18 yaş altı bir kişiye çocuk muamelesi yapmak tamamen duygusal veya siyasi bir yaklaşım.

Evlenmeyi de kapsayan reşit olma yaşı hemen her ülkede değişkenlik arz ediyor. ‘Tam bir keyfilik var' demek yanlış olmaz. ABD'de eyaletler arasında da farklılık gösteriyor ve 14-18 arasında değişiyor. İngiltere ve Almanya'da 16; bazı ülkelerde ise yaş 12'ye kadar düşüyor.


Resim: Ülkelere göre reşitlik yaşı

CİNSELLİĞİ POMBALA SONRA DA…

Siz şahsı olarak 15 yaşında bir erkek veya kızın evlenmesini sakıncalı görebilirsiniz. Buna saygı duyulur. Ancak fizyolojik olarak gelişmiş, cinsel olgunluğa ulaşmış bir genç aklî melekeleri yerinde olmak şartı ile kendini evlenebilecek durumda görüyorsa, buna başkasının karışma hakkı olamaz.

Bugün reklâmlarda, dizilerde, filmlerde, internette, romanlarda; eşyalarla işte, evde çocukların istismar edilmesi, kapitalizmin sömürü aracına dönüştürülmesi ve cinsel tahrik aracı yapılmasına ses çıkarmayanlar, mevcut düzenleme üzerinden AK Parti'yi, onun üzerinden de dindarları hedef alıyor.

Hemen her gün Yeni Söz bugün ne yazacak diye pusuda bekleyen Odatv, Obama'dan Clinton'a, Prens Charles'tan diğer ülke liderlerine, Rothschildler'den Soros'a uzanan Pizza Gate skandalını haber bile yapamadı.

Sahip oldukları maden ocağında 6 masum işçi ölen Habertürk, Ciner'in ihtirasının göçüğünde ölenleri görmezken, marketlerde bedava dağıttığı gazetesinin sayfalarını bireysel sapkınlıklara ayırıyor. Pizza Gate rezaletini ise görmüyor.

11 Nisan 2016'da 'Dünyayı sübyancı satanist sapkın bir çete yönetiyor' manşetini atmakla kalmayıp, kaçırılan çocuk ve göçmen çocuklarının bu tür şerefsizce amaçlar için kullanıldığına dair son bir yılda 10'dan fazla kez manşet yapmış bir gazete olarak göğsümüzü gere gere diyoruz ki, hiç biriniz samimi değilsiniz. Tiyatro oynamayı da beceremiyorsunuz?

VAR MISINIZ ZANİLERİ RECM ETMEYE!

Milletin ırz ve namusu umurunuz da bile değil. Yaptığınız şey de habercilik değil. Sokağa çıkanlar, açıklama yayınlayanların hepsinin derdi başka. Şayet çocukların ırz ve namusunu önemsiyor olsaydınız, üç beş sapkın çıkınca bu haberler üzerinden İslam'a saldırmazdınız!

Hanginiz Refik Erduran'ın hatıralarında yazdığı üzere çocuk yaşta tecavüz ettiği kızlarla ilgili itiraflarına itiraz ettiniz? Hanginiz hakkında suç duyurusunda bulundunuz ya da haber yaptınız? Yeşilçam'da çekilen ve çekilmeye devam eden rezaletlere diyeceğiniz olurdu. Lozan'da ve Ankara'da Clare Sherida ve benzeri İngiliz ajanıyla yatarak ülkeyi peşkeş çekenlere de bir cümlecik sözünüz olurdu!

Vicdanınız olsa bu alanda yapılan her türlü ifsada, sömürüye, ahlaksızlaştırma çabasına, iffetsizliğe, tecavüze karşı çıkardınız!

Elbette zina İslam'ın reddettiği en şerefsizce suçlardan biri! Bu rıza dışında tecavüz şeklinde olmuşsa daha alçak bir fiil! Çocuğa yönelikse failin derhal katledilmesi gerekir. Zaten İslam suçu sabit olan bu tecavüzcülerin katlini emreder.

Şimdi ahlak bekçiliğine soyunan arsızlar, İslam'ın tecavüz edenlerin recmedilmesini emriyle alay eden, bu yüzden de İslam'a hakaret eden siz zavallılar değil misiniz? Şimdi hangi yüzle kalkıp bunları söyleyebiliyorlar? Söylersiniz çünkü maksadınız üzüm yemek değil, saldırmak. Rol çalmak, küfretmek…

CEZALAR AZALMIYOR ARTIYOR

Bu kanunun tecavüz ve cinsel istismarla hiçbir ilişkisi yok. Cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir neden olmaksızın tarafların rızası ile 18 yaşını doldurmadan yapılan evliliklere yönelik kamu davalarını ortadan kaldırmayı amaçlıyor. CHP'li milletvekilleri kurulan Komisyon'da kendi çevrelerinde de bu tür mağduriyetler olduğunu belirtip düzenleme yapılmasını talep etmişken şimdi çıkıp utanmadan teklifi eleştiriyorlar. Sizi ikiyüzlü sahtekârlar sizi!

Adalet Bakanlığı yaptığı açıklamada bu düzenlemeye göre; 

1) Cebir, tehdit, hile veya iradeyi sakatlayan başka bir nedenle cinsel istismar suçunu işleyen tecavüzcüler, bu düzenlemeden yararlanamaz. Tecavüzcüye evlilik yoluyla cezadan kurtulma imkânı kesinlikle getirilmemektedir.

2) Ailelerin gayrı resmi evlendirdiği, ancak Medeni Kanununun öngördüğü evlilik yaşına gelmediği için resmi nikâh yapamamış olanları kapsamaktadır.

3- Ayrıca evliliğin zamanaşımı süresi içinde failin kusuruyla sona ermesi halinde hükmün açıklanması veya cezanın infazına kaldığı yerden devam edilmesi öngörülmektedir. (Yani erkek bu evliliği çeşitli bir nedenle bozarsa zaman aşımı olmaksızın cezalandırılacaktır)

Şimdi KADEM vb kuruluşlara sormanın vakti: Siz bundan neden rahatsız oldunuz? Feminist düşünceye yakın bir tavır Müslüman'a yakışır mı?

Bakanlık devamla diyor ki; “Tecavüzcüye evlilik yoluyla cezadan kurtulma imkânı kesinlikle getirilmemekte, tecavüz suçunun failleri bu düzenleme kapsamı dışındadır. Rıza yok ve zorla tecavüz varsa ve sonuçta evlenseler dahi, sanık bundan yararlanamaz.”

Osmanlı zamanında nikâh dışı her türlü birliktelik suçtu ve mutlaka cezalandırılırdı. Nikâhta ilk şart ise rıza.

Mustafa Kamal zamanında 1926'da yapılan düzenleme ile tecavüz eden kişi tecavüz ettiği kadınla evlenirse ceza almıyordu. AK Parti iktidarı 2005'te yaptığı düzenleme ile tecavüzcü, tecavüz ettiği kadınla evlendiğinde bile 10 yıldan az olmamak üzere hapis cezası getirdi. Bu ceza 18 yıla çıkarıldı.

Muhafazakâr üyelerin karşı oylarına rağmen 2015'te AYM'nin iktidarla aynı görüşte olmayan ve Demirel ve Sezer tarafından atanan üyelerinin oylarıyla aldığı iki ayrı kararla, bugünkü düzenlemeyi destekleyen bir hükme imza attı ve ceza kanunun 103/b ve 103/1'in bazı bölümlerini iptal etti. Sağcı solcu dindar pek çok hukukçu ile görüştük. Hepsinin ortak fikri şuydu: AYM'nin kararı doğru.

Bugünkü düzenleme iddia edildiği gibi taciz, tecavüz gibi cinsel suçları cezasını ortadan kaldırmıyor. Bunlarla ilgili teklif incelendiğinden bilakis artırılıyor.

Şimdi meselenin aslını bilmeden konuşmak, haber yapmak, saldırmak düpedüz terbiyesizlik ve düşmanlık...

Kişi vardır 10 yaşında bulûğa erer, kişi vardır 18'de. Kişi vardır 15 yaşında 50 yaşından daha erdemli ve akıllıdır.

Şimdi utanmadan AKP'nin, "cinsel istismar" suçlarında mağdur ile failin evlenmesi durumunda cezanın ertelenmesini öngören teklifine karşı yürüyüşler devam ediyor. Oğlu, kızı, kocası şusu, busu her gün birileriyle zina eden, çocuğunu ve kendi bedenini teşhir eden bazı kimseler istiyor diye kimse bir zulme göz yumamaz.

Dünyadaki bunca sapkınlığı, ahlaksızlığı, iffetsizliği, feminist ve LGBT adlı rezaletleri görmezlikten gel, yetmez destekle, sonra da ‘18 yaşından küçükken evlendin' diye insanları içeri tıkan düzenleme değişiyor diye küfret. Bağırsanız da çağırsanız da bu düzenleme doğru ve kanunlaşmalı.

Şayet yiğitseniz hadi tecavüz edenleri idam edelim. Buyurun idamı savunun. Üstelik de yaşı ne olursa olsun idam edilsin! Başınıza gelecekleri bildiğiniz için bunu savunamazsınız değil mi? Hükümet idam teklifi hazırlayınca bu kez “arzusuna yenik düştü diye insanın canı mı alınır” dersiniz. Çünkü içinizdeki şeytana söz geçiremiyorsunuz.

 

CAN KEMAL ÖZER - TERCÜMEİHÂL

Gazeteci, yazar… Yeni Söz Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni. Gıda Hareketi Başkanı. Yayınlanmış kitapları: Deccal Tabakta, Şeytan ye Diyor, Şeytan Çıplak, Organ Nakli Hakkında Gizlenen Gerçekler, Müslüman'ın Diyeti, Yediklerimizin İçinde N(E) Var, Hangi Suyu İçmeli, Ramazan Kitabı, İyi Gıda Kötü Gıda, Gülen Şeytanlar Tarihi

CAN KEMAL ÖZER DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  571219

-