28 EYLÜL 2020 PAZARTESİ

Elif Sönmezışık

HAMD

Elif Sönmezışık

-Ruzname; Kelime Günlüğü'nden-

Dünyayı hınca hınç dolduran zulme şahitliğin dayanılmaz olduğu günlerden birinde, Ayasofya Meydanı'nda ağlamak istiyorum, demiştim kendi kendime;

Belirsiz bir izin eşliğinde,

Olmamışlara,

Söz dinlememişliğimiz yüzünden…

Çünkü o meydan bir ayıbın, bir günahın, bir eksiğin ifşa edilebileceği bir yerdi. Bir ayna gibiydi. Ona bakınca daha büyük bir ayıbı hatırlayıp teselli bulmanın ironisiydi yaşanan…

Çünkü ancak dertliyle dertleşilebilirdi. Derdi olanın hâlinden yine derdi olan anlardı. Üstelik kadim dertleri, kadim dertliler anlardı.

Çünkü bir olduramamışlık, başaramamışlık, güç yetiremememişlik sembolüydü. Yanından geçip giderken acziyetle içinizi cız ettiren bir semboldü.

Bir suçluluk manzarasıydı. Devasa, kıtalararası bir sancının ortak hissedilişine ihtiyaç duymayan, kendi başına kocaman bir yetememezlik suçluluğuydu.

Sırf Müslümanlara nasip oldu diye eziyete gark edilen Mescid-i Aksa'yı akla getiren, sık yüzleşmelerin ağırlığıyla, ayakları bezdirmiş bir ferdilikle yoğrulan bir sancıydı.

Kapısına her varışımızda kaybedilmiş mücadelelerimizi hatırlıyorduk. Uğruna ne varsa feda edebildiğimiz, yine de yenilgiden kaçamamış mücadelelerimizi hatırlıyorduk.

Ayasofya Meydanı, ağlanabilir bir meydandı. Suçlulukla eşiğine gelmeseniz bile, minarelerinin gölgesinde durmaya çekineceğiniz bir suçlulukla devamlı ağlanabilir bir meydandı.

Ağlamayı haklı çıkarırdı Ayasofya. Ona dair bütün kabahatimizi, bütün hüznümüzü, bütün yetimliğimizi haklı çıkarırdı.

O göğe yükselişinin azametini sahiplenememenin devamlı ağrısı haklı çıkarmaya yeterdi bütün ağlamaları.

Kim bilir, hikmetinden sual olunmaz, ama belki de Ayasofya bir camiden başka bir şey olmasın diye fethedilmişti İstanbul. Onun anıt varlığının Müslümanlığına, yedi düvelin nefretli bakışından bu anlaşılıyordu bir bakıma. Sırf Ayasofya'yı cami olmaktan vazgeçirdiler diye İstanbul'un yakasını bırakmış görünüyorlardı.

Müslüman'ın devasının gariplikte olduğu müjdelendi. Allah kullarını teselli edecek ne güzel bayramlar verdi, üstelik her Cuma'yı bayram eyledi. 24 Temmuz'da Ayasofya Camii'nin açılışıyla, şu garip Müslüman âlemine bir bayram daha eklenmiştir şimdi.

Bu bayramı, Müslüman takvimine ekleyenlerden, eklemeye vesile olanlardan, bunun için her türlü çaba gösterenlerden Allah razı olsun.

Ayasofya'nın cami kavuşumu daim olsun.

Bizim Ayasofya Camii ile kavuşumumuz daim olsun.

İstanbul'un fetih cümlesindeki eksik nokta da tamamlanmıştır böylece… hamdolsun.

***

Künye: Hamd Arapça kökenli bir kelime olup kulun Allah'ın yüceliğini, sonsuz lütuf ve ihsanı karşısında yaratanına minnet ve şükran duygularını bildirmesi anlamına gelmektedir. (Kubbealtı Lugatı)

 

ELİF SÖNMEZIŞIK - TERCÜMEİHÂL

Yazar Elif Sönmez Işık, Türkiye Yazarlar Birliği 2017 yılı 'basın fıkrada' ödülü sahibi

ELİF SÖNMEZIŞIK DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  152668

-