8 AĞUSTOS 2020 CUMARTESİ

İBN RÜŞD KİMDİR?

İbn Rüşd; on üçüncü yüzyılda Endülüs’te yetişen meşhur filozof, doktor astronomi bilgini ve matematikçi. İsmi, Muhammed bin Ahmed olup, künyesi Ebü’l-Velîd’dir. Babası, Kurtuba kâdısıydı. Ehl-i sünnet âlimi olan Muhammed ibni Rüşd dedesidir. Dedesine nisbetle İbn-i Rüşd diye meşhur olmuştur. Avrupa’da Averroes ve commendateur(Kommandatör) adıyla tanınır.


İBN RÜŞD KİMDİR?

 İbn-i Rüşd: Künyesi Ebū 'l-Velīd Muḥammed ibn Aḥmed ibn Muḥammed ibn Rüşd, Avrupalılar tarafından ise Averroes adıyla anılan ünlü felsefeci, 14 Nisan 1126, Endülüs Córdoba'da, (bugün ki İspanya) doğdu. 10 Aralık 1198'de 72 yaşında Marakeş'te (Fas)vefât etti.

Lâtin dünyasında “commendateur” olarak tanınan İbn Rüşd, Maliki mezhebinden fakihler yetiştirmiş bir aileden gelir; dedesi Ebu El-Velid Muhammed Murabıtlar hanedanının Kurtuba'daki en yüksek dereceli hâkimiydi. Babası Ebu El-Kasım Ahmed, aynı makamı Muvahhidler'in 1146'daki hâkimiyetine kadar sürdürdü. Yusuf el-Mansur'un veziri İbn Tufeyl (Batı'da bilinen adıyla Abubacer) tarafından sarayla ve büyük İslam hekimlerinden, sonradan arkadaşı olacak İbn Zuhr (Avenzoar) ile tanıştırıldı. 1160'ta Sevilla kadısı oldu ve hizmeti boyunca Sevilla, Kurtuba ve Fas'ta birçok davaya baktı. Aristo'nun eserlerine şerhler ve bir tıp ansiklopedisi yazdı. Eserlerini 1200lerde, Yakob Anatoli Arapça'dan İbranice'ye tercüme etti. Endülüs'ü 12. yüzyılın sonralarında yayılan fanatiklik dalgasıyla, sahip olduğu bağlantılar kendisini siyasî problemlerden uzak tutamamış ve Kurtuba yakınlarında bir yerde tecrit edilmiş ve ölümünden kısa süre önce Fas'a gidinceye dek gözetim altında tutulmuştur. Mantık ve Metafizik alanında verdiği eserlerin çoğu müteakip sansür döneminde kaybolmuştur.

İbn-i Rüşd en çok Aristo'nun eserlerinden yaptığı, bugün Batı'da pek çoğu unutulmuş, tercüme ve şerhleriyle ünlüdür. 1150'den önce Avrupa'da Aristo'nun eserlerinin birkaç tercümesinden başkası yoktu ve bunlar da din adamlarınca rağbet görüp, incelenmiyorlardı. Batı'da Aristo'nun mirasının yeniden keşfedilmesi, İbn-i Rüşd'ün eserlerinin 12. yüzyıl başlarında Latince'ye tercümesiyle başlamıştır.

İbn Rüşd'ün Aristo üzerine çalışmaları otuz yıllık bir dönemi kapsar ve bu dönem içinde, erişemediği "Politika" dışında bütün eserlerine şerhler yazmıştır. Eserlerinin İbranice tercümeleri de, İbrani Felsefesi üzerinde kalıcı bir etki bırakmıştır. İbn Rüşd'ün düşünceleri, Hıristiyan skolastik gelenekten, Aristo'nun mantık çalışmalarına değer veren [Brabant'lı Siger], Thomas Aquinas ve bilhassa Paris Üniversitesi'ndeki diğerleri tarafından özümsenmiştir. Thomas Aquinas gibi meşhur skolastik filozoflar, ona ismi yerine "Şârih" (Yorumcu) ve Aristo'ya da "Filozof" diyerek yüksek derecede önem veriyorlardı. İslam dünyasında bir okul bırakmamış ve ölümü Endülüs'teki serbest düşünce hayatının sonunu işaret etmiştir.

Bu tartışmaya ise Profesör Doktor Hayrettin Karaman ışık tutuyor.

Emevi Devleti İslamiyet'in ilk yıllarında (700lü yıllar) çok geniş alana yayılarak Afrika kıtasını ele geçirir sonrasında İber yarımadasına (bugünkü İspanya) ulaşır. Güney İspanya'da (Andalusya, Andalucia) bulunan Sevilla-Cordoba-Granada şehirleri işte bu Endülüslerin izlerinin yoğun olarak görüldüğü şehirlerdir. Yaklaşık 800 senelik bir İslam hâkimiyetinde olan Endülüs bölgesinden Müslümanlar 15. Yüzyılda tamamen bu bölgeden çıkarılır.

Tarihte bazı kaynaklarda soykırım olarak geçen olay Yahudilerin İspanya topraklarından 1400'lerin sonlarında kovulmasıydı. “El hamra kararnamesi” adı ile alınan bu karara göre aslında İspanya'dan 1492'de sadece Yahudilerin değil Müslümanların da kovulduğu şeklindedir. Buradan ayrılan Yahudiler kendilerine İbrani dilinde İspanya anlamına gelen "Sefarad" kelimesi ile tanımlamışlardır. Birçoğu da Türkiye'ye göç etmiştir.

Yarın: Gazali mi İbn Rüşd mü?

Yorum Yaz

  644459

-