9 AĞUSTOS 2020 PAZAR

Özkan Sapsağlam

İNSAN, İHSAN VE KURBAN

Özkan Sapsağlam

Salgınlardan, hastalıklardan ve musibetlerden hayli yorulmuş yüreğimize, bir bahar yağmuru gibi yetişti yine Kurban Bayramı. Kıymetini bilenler için büyük bir nimet ve şükür sebebi elbette. Günlük yaşamın sahte telaşlarına ve modern çağın çürütücü yanılgılarına teslim olmadan idrak edeceğimiz bir bayram olmasını dilerim.      

İnsan (Hz. İbrahim), ahdine karşı sadakat gösterince Rabbi 'de ona ihsanda bulundu ve kendisine bir müjde ve bağışlanma olarak gökten melekleri eliyle bir “kurban” indirdi. Dolayısıyla, büyük bir imtihanın müjdesi olarak, Rabbimiz katından indirilmiş bir ihsan olarak görmek gerek Kurban Bayramı'nı.  

İnsanın, en büyük samimiyet ve teslimiyet göstergelerinden biri olarak asırlar boyu idrak ettiğimiz Kurban Bayramı, pek çok derin manaları ve “samimi bir kul olabilme” erdemini hatırlatır bizlere mütemadiyen. Daha başkaca şeylerde hatırlatır. Paylaşmayı hatırlatır. Sadece kurban etini değil, acıyı, kederi ve sevinci paylaşmayı. Empatinin sıradanlığına değil hem hal olmanın yüceliğine yöneltir, maddenin tozuna ve pasına bulanmış yüreğimizi. Modern çağın kutsadığı tek başına yaşama karşın aile olmanın ve bir arada olmanın en büyük saadetlerden biri olduğunu anlatır bize, Kurban Bayramı.

Sadakatin, bir Müslümanın en güzel faziletlerinden biri olduğunu haykırır, mananın sesine kapanmış kulaklarımıza. Sadece Müslümanlar için değil tüm insanlar için gerekli değil mi? Ahdine, Abdi'ne, eşine, işine, ekmeğine, ülkesine karşı sadakatle dolu olmalı insan. Kalabalıklar içerisindeki yalnızlığımızın sebebi, aradığımız sadakati bulamayışımız ve her defasında sükût-u hayale uğrayışımız değil mi?

Samimiyeti hatırlatır, Kurban Bayramı. Allah'a, inancına, ibadetine, işine, diğer insanlara ve tüm kâinata karşı samimi olmayı tavsiye eder. Bir babanın kendi canından daha değerli gördüğü evladından, Rabbi 'ne verdiği söze karşılık vazgeçebileceğini ve bu sayede en yüce samimiyet makamına ulaşabileceğini öğretir.

Ve en yüce teslimiyet göstergesidir, Kurban Bayramı. Bir çocuğun, babasının Rabbi ‘ne verdiği sözün yerini bulması için, kendi canından vazgeçmesi ve ölümden bile daha soğuk bıçağa başını uzatması, örneğine çok az rastlanabilecek emsalsiz bir samimiyet örneğidir.

Burada yazabildiklerimizin dışında daha başka anlamları da var elbette Kurban Bayramı'nın. Bayramlara dair belki de en önemli husus ise, çocukları bu derin manalara ortak etmektir. Zira, bugün sözde medeni batının tüm araçlarıyla bize saldırmasının altında, çocuklarımızı devşirebilmek ve kendi karanlık idealleri için kullanabilmek amacı bulunmaktadır. Buna izin vermeyeceğiz, zira çocuklarımız geçmişle gelecek arasındaki bağ gibidir. Onlar olmadan inancımızı, kültürümüzü ve medeniyetimizi gelecek kuşaklara aktarmamız da mümkün değildir. Bu yüzden çocukları bayramların coşkusuna, sevincine ve heyecanına ortak etmek için gayret edelim. Böylece, bayramlarımız, inancımız, değerlerimiz ve kültürümüzde çocuklarla birlikte büyüsün ve daim olsun.

Bu bayram, yaşadığımız salgın nedeniyle tedbirin ve temizliğin ön planda olacağı bir bayram olacak. Bayram neşesinin daim olması için lütfen sağlık kurallarına riayet edelim. Tüm dünyayı etkisi altına alan bu salgından ancak ortak bir bilinç ve sağduyu ile çıkabiliriz. Hepimiz payımıza düşen sorumluluklara azami derecede riayet edelim ki hem kendi sağlığımızı hem de sevdiklerimizin sağlığını tehlikeye atmayalım.

Paylaşımların sadece kurban eti ve tatlı ikramlarıyla sınırlı kalmadığı, acı, sevinç, göz yaşı ve umudun da paylaşıldığı ve sağlıkla eda edeceğimiz güzel bir Kurban Bayramı dilerim.

 Vesselam…

ÖZKAN SAPSAĞLAM - TERCÜMEİHÂL

ÖZKAN SAPSAĞLAM DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  195218

-