14 AĞUSTOS 2020 CUMA

İSTANBUL’DAKİ SEÇİMİN BÜTÜNÜ USULSÜZ

Moskova'ya hareketinden önce Atatürk Havalimanı Devlet Konukevi'nde basın mensuplarına açıklama yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz'un, tüm oyların sayılması için YSK'ya başvuracağını ve bazı usulsüzlüklerin tespit edildiğine yönelik açıklaması hatırlatıldı.


İSTANBUL’DAKİ SEÇİMİN BÜTÜNÜ USULSÜZ

‘Vatandaşım bana oyumu ve hukukumu koru diyor

Erdoğan, "Usulsüzlükler bazı değil, neredeyse bütünü usulsüz. Böyle bir durum olduğu için zaten bu yola başvuruluyor. Daha önce de ifade ettiğim gibi bu işin seçim süreci bitti. Bundan sonraki süreç bunun yargı sürecidir. Yargı sürecinde bu işin patronajı Yüksek Seçim Kurulu'ndadır. Burada Yüksek Seçim Kurulu tüm siyasi partiler içindir, bu sadece AK Parti'ye ait olan bir şey değil. Yani bizler, bize gönül vermiş tüm halkımızın özellikle demokratik haklarını kullanma noktasında onların hukukunu da bizim yine hukuk çerçevesinde koruma mecburiyetimiz var. Ne diyor vatandaş? 'Benim hukukumu koru” değerlendirmesinde bulundu.

Organize suçun örgütlü bazı eylemlerin yapıldığını tespit etmiş durumdayız

Başkan Erdoğan, “Çünkü biz burada organize bazı suçların işlendiğini gördük, görüyoruz.' diyorlar. Şimdi bizler de siyasi parti olarak bu organize suçun örgütlü bazı eylemlerin yapıldığını tespit ve tevsik etmiş (belgeleme) durumdayız. Yüksek Seçim Kurulu'nda bu bilgilerle, bu belgelerle hatta ve hatta kamera tespitleri, televizyon tespitleri var. Bütün bu tespitlerle beraber nerede, nasıl, ne gibi yolsuzluklar yapılmış veyahut da boş araziler, tarlalar, apartmanlar adres olarak gösterilmek suretiyle nasıl oylar kullanılmış, bunları göstermek suretiyle herhalde bundan daha müdellel bir şey olabilir mi, daha delilendirilmiş bir şey olabilir mi? Bütün bunlarla beraber bu adımı atacağız" dedi.

Yüksek Seçim Kurulu'ndan beklememiz, en doğal hakkımızdır

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ortada 320 bin, 330 bin civarında geçersiz oyun bulunduğunu anlatarak, şunları söyledi: "Bunlar bir tarafa. 'E bunun sayımını yapamayız' diyorsanız o zaman bunun ötesinde bir şey var. Yapılabilecek hukuk çerçevesinde bir şeyler var. E tabii bunları da bizim Yüksek Seçim Kurulu'ndan beklememiz en tabii, en doğal hakkımızdır. Geçmişte Yalova'da, Ağrı'da bunların örnekleri var. Yapılan seçimler var. Dünyaya bakıyorsunuz dünyada bırakın itirazları, mesela Amerika'da yüzde 1 gibi sıkıntılı bir oy miktarı olsa bakıyorsunuz erken seçime gidiyor orada veyahut erken demeyeyim seçimin yenilenmesine gidiyor. Bazı eyaletlerde yüzde 2 olsa çünkü bunu şey olarak görüyor. Bu kadar az bir farkla seçimin kazanması halkı rahatlatmaz diye düşünüyor. Şimdi 10 milyonu aşkın seçmenin olduğu bir İstanbul'da kalkıp da herhalde şöyle 13-14 bin oy farkla bir seçimi kazandım havasına kimsenin girmeye de hakkı ve selahiyeti yoktur. Çünkü İstanbul'da bu işin çok daha huzurlu olabilmesi için gönüllerin huzur bulabilmesi için burada hakikaten bütün yasal olarak müracaat edilmesi gerekli itiraz mercileri neresidir? İlçe seçim kuruludur. Neresidir? Bir üstü il seçim kuruludur, onun üstü Yükse Seçim Kurulu'dur. Bu itiraz mercileri biter, bittikten sonra çıkan netice de başımız gözümüz üstünde deriz. Olay bu kadar basit."

"Yasalara ters pankart asılmadıktan sonra söyleyecek bir şey yok"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, YSK'nın AK Parti aleyhine bir karar verirse başka başvurulabilecek bir hukuki merci olup olmadığına ilişkin, "Örgütlü müdahalenin içinde savcılıklara duyurular var, o ayrı bir konu. Bunu zaten savcılıklar bunun da gereğini o delillere dayalı olarak yapacaktır. İşin o boyutu ayrı. Bu işin hırsızlık boyutu. Bir de sandıkta hırsızlıklar var. Bizim YSK'ya gidişimiz sandıktaki örgütlü müdahaleye yöneliktir. O ayrı bir iş, ama diğeri ise ayrı bir konu. Her iki kanaldan bu yürütülecektir. Temennim odur ki en ideal şekilde noktayı koyarız." diye konuştu.

Yorum Yaz

  527987

-