28 EYLÜL 2020 PAZARTESİ

Altan Çetin

KARABAĞ’A TÜRKİSTANLILIK İLE BAKMAK

Altan Çetin

Türkistan yüzyıldır işgaller ile sarsılıyor. Türkistanlılar bu sürecin acılarıyla Balkanlardan Doğu Türkistan'a milli, dini ve insani varlığını koruma davasındalar. Bugün de bir kere daha Ermenistan Türkistan'ın bir parçasına saldırıyor.

Ermeni Meselesi ötesinde Ermenistan'ın 90'larda Azerbaycan'a yönelik saldırıları ile gündemimize giren olaylar bugün yeni bir aşamasıyla devam ediyor. Son saldırının muhtelif yönleri ve sebepleri değerlendiriliyor. Şüphe yok ki bunlar güncel meseleler olmanın ötesinde devam eden bir sürecin son halkasıdır. Arkasında muhtelif, zinde güçler olan Ermenistan, Batı'dan Yunanistan'ın bize omuz atması gibi diğer yandan yeniden paçamızı çekiştirmeye başladı. Mesele bu minvalde gelişirken Cem Karaca'nın Karabağ şarkısı akla geliverdi. Bir şarkı, türkü bazen sayfaların anlatamadığını söyleyiveriyor. Ne demişti Cem Karaca:

Karabağda talan var, Ak gerdana saldıran var, Genirsen durun gedim, Gözü yolda kalan var

Evet, olan bir talandır. Vatana ve namusa saldırılmıştır. Gözü yolda kalanın beklediği ise Türk'tür, Türkiye'dir. Ermenistan yine Azerbaycan'daki Türk gardaşımıza saldırmış ve dost kömegi bir kere daha yola düzülmüştür. Bazıları neden bu Türk vurgusu, insanlık kardeştir derlerse o mahut zekâya deriz ki, Miloseviç ve adamları Bosna'da Türk diyerek neden katliam yaptılarsa bizim de Türk ile alakamız tam oradandır. Bizim burada tarafımız belli olduğundan Grönland'daki penguenlerden bahseder gibi olaya soğuk ve mesafeli bakamayacağımız ise aşikârdır. Karabağ'da talan varsa, çalınan bizdendir, Türkistanlılardandır. Namusa el uzanıyorsa kirlenen bizimdir, Türkistanlılarındır. Yakılan, yıkılan ve çalınan varsa bizden gidendir. Peki neden? Yine Cem Karaca'nın şarkısıyla bakalım:

Şeyh Ahmet Yesevi'nin yaktığı ateş, Ateş değil sanki şerbet iç dolu, Binbir nakış söyler yerde kilimler, Ata yurttan Balkana il Anadolu

İşte tam buradan Ahmet Yesevi'nin çerağından aydınlanmış canlar olarak, o ateş ile aydınlanan gönüllerimize saldırı vardır. Emperyalist kafa bir kere daha büyük emellerini küçük adamlarla gerçekleştirmek derdindedir. Bizimse mefkûremiz insanlıktır. Yesevi'nin şerbet olan ateşi yakarken hayat verir. Yok etmeye değil var etmeye koşar. Türk'ün varoluşu ve İslam oluşu da buna dairdir. Bu ateşin şerbetiyle dokunan kilimler bizim kültür dünyamızı bizi bir eden kimliği Ata Yurttan Anadolu'ya oradan Balkanlara taşıdı. Buz yüzden Yunanistan batıdan Ermenistan doğudan içimizdekileriyle birlikte ak gerdanımıza saldırmaktalar. Nakış nakış Yesevi manası ile insanlığa hayat vaad eden cihan hâkimiyeti mefkûremiz olmasın, görünmesi gerçekleşemesin diyedir bu gazaplı saldırılar. Lakin öncelikle bizim hatırlamamız, çerağımızı o ateşle yakmamızve o şerbeti insanlığa sunmamız gerekmiyor mu? Türkistanlılık bu meyanda Yesevi çerağından yaktığı gönlü ile aleme ışık saçmak derdidir.

Peki, nedir olan? Ne olmalıdır? Buna da şarkımız türkü tadında cevaba devam etsin:

Bu asla bir turan değil muhteşem bir tufandır, Kavuşan elalem değil can ile canandır, Şimdi türkü söylemenin işte tam zamanıdır, İki gözüm bu işin yok sağı solu

Turan'ın var olacağı o tufan muhteşem bir maziden geleceğini bekliyor. Gardaşımızla buluştuğumuz yerde elalem değil can ile canan buluşur. Azerbaycan'daki canlar cananımız olarak kavuşmak dilediğimizdir. Olayın tüm milletlerarası ve bölgeye dair saikleri bir yana biz olaya buradan bakarız. Türkistanlılık bu intisaptır. Evet Şimdi Türkü söylemenin tam zamanıdır. Türkistan'dan Balkanlara bizim türkülerimiz duyulmalıdır. Türk'ü türkü birleştirir. İşte tam zamanıdır. Bu arada şu klasik sağ sol işinin manasını da Cem Karaca söylerken kulağımıza ne söylemek ister? Buyurun Türk'ün sözü türküler ile gardaşımıza omuz verelim.

Şehitlerimizi rahmetle anarken, gazilerimize acil şifalar diliyoruz. İki devlet tek millet tarih mecraına akacaktır inşallah. Rahmetli Ebulfez Elçibey sözü ile bitirelim: Sen Türk olduğunu unutsan da, düşmanın asla unutmaz...

Unutmayınız! İşgal edilen sadece Karabağ değil Türkistandır… Türkistanlılık bu şuurla tarihe, vatana, ahlaka mensubiyet şuurudur.

Vesselam

ALTAN ÇETİN - TERCÜMEİHÂL

ALTAN ÇETİN DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  182180

-