26 KASIM 2020 PERŞEMBE

Can Kemal Özer

KARŞIMIZA ŞİMDİ DE ÇAKAL İNGİLİZ ÇIKTI

Can Kemal Özer

Malum, Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran irade İngilizci idi. Doğal olarak TSK'da da İngilizci ekol baskındı. Zaten o dönemlerde ABD'ye bugünkü rol de henüz verilmemişti.

Nuri Demirağ'ın uçak, tank, silah ve uçak motoru fabrikaları İnönü döneminde çeşitli bahanelerle kapatılırken, DP döneminde ise NATO'ya uygun değil diye kapatıldı.

Demokrat Parti (DP)'nin başında  İzmir Amerikan Koleji mezunu Adnan Menderes vardı. Menderes rotayı ABD'ye kırdı. Ford Vakfı'nın yardımı ile ODTÜ ve KTÜ kuruldu. Kamyonlar, iş makineleri, traktörler geldi.

Uzatmayalım bunlar zaten malum. Gelişmelerden rahatsız olan İngilizler, 17 Şubat 1959'da Menderes'i taşıyan THY uçağını düşürerek ortadan kaldırmak istediyse de Menderes kurtuldu.

DP on yıldır iktidardaydı ve halkın desteği azalmıyordu. İngiliz daha fazla bekleyemedi ve ordu içindeki İngiliz kliğine Türkiye tarihinin en kanlı darbesini yaptırdı. Orduda dev bir tasfiye başladı.

Genelkurmay Başkanı Rüştü Erdelhun dâhil  235 general ve 4.171 subay ordudan uzaklaştırıldı. 1489 harp Okulu öğrencisi okuldan atıldı.

Sıra ile 1971 muhtırasında çeşitli rütbelerde 600 subay, 1980 darbesinde 397 subay, 176 astsubay ve 447 Harp okulu öğrencisi ordudan ihraç edildi. 28 Şubat döneminde ise 900'den fazla subay ve astsubayın TSK ile ilişiği kesildi.

İktidarı ele geçiren güç kendine muhalif güçlerin adamlarını bir bir yok ediyordu. 60'da İngilizler ABD'cileri tasfiye ederken, 71'de ABD'ciler İngiliz yanlılarını tasfiye etti. 28 Şubat döneminde ise milli unsurlar ordudan temizlendi. Atılan milli unsurlar FETÖ'cüymüş gibi takdim edildi. Yerlerine ise gerçek FETÖ'cüler yerleştirildi.

Orduya 1970'lerde girmeye başlayan FETÖ'cüler, 2007'de polis ve yargıdaki güçlerini devreye sokarak ordu içindeki İngiliz, Alman ve milli unsurları tasfiye etmeyi sürdürdü. ABD tarafından desteklenen FETÖ'cüler, ordunun rütbeli sınıfının en az yüzde 60 kadarını ele geçirmişlerdi.

ABD'nin desteği ile başlattıkları 15 Temmuz işgal ve / veya iç savaş girişiminde başarısız oldular ve kaçınılmaz bir şekilde tasfiye edilmeye başlandılar. Henüz ordu içinde 1500 kadar FETÖ'cünün olduğu tahmin ediliyor. Bu nedenle tasfiyelerin sürmesi kaçınılmaz ve inşallah devamı da gelecek.

İNGİLİZ VE ALMAN YİNE DEVREDE

15 Temmuz öncesi Almanya ile Türkiye arasındaki İncirlik ziyaret tartışmalarını hatırlayın. Sonra da 15 Temmuz'un ilk gününden itibaren CNN Türk başta olmak üzere Habertürk, Ulusal ve Halk tv gibi kanallarda, bazı eski Balyoz, Ergenekon Askeri casusluk davalarından dolayı ordu ile ilişiği kesilmiş kişiler ekranlarda ahkâm kesmeye başlamıştı.

Biz de önceki gün konuyu kaleme alarak gizli niyetleri ifşa etmiş, “Ha FETÖ'cü, ha NATO'cu” (29 Temmuz) manşetiyle çıkmıştık.

Dün de İngilizlerin hızla depreşen Türkiye aşkını manşet (30 Temmuz) yapmıştık. Mürekkebimiz kurumamışken, İngiltere'den bir itiraf, bir de tehdit geldi.

Aydın Doğan'ın CNN Türk'ünde başlayan kampanyanın devamı dünkü Hürriyet'e “Batı'dan ilk ses” manşetiyle taşındı.

Hürriyet'e manşet attıran İngiltere'nin Ankara Büyükelçisi Richard Moore, Türkiye'de 15 Temmuz'da meydana gelen darbe girişiminden FETÖ grubunun sorumlu olduğunu söyleyip, eklemiş “Ben de 15 Temmuz gecesi en büyük etki bırakan olay Cumhurbaşkanı'nın iPhone'la CNN Türk'e konuşmasıydı. Onun bu çağrısı, sokağa dökülen, can veren insanlar. Darbe böyle engellendi...

İngiliz diyor ki: “Size darbeyi ABD yaptı. ABD delil istiyordu ya, ben bunun böyle olduğunu biliyor ve sana destek oluyorum. Sen de bunun kıymetini bil ve karşılığını ver. Bir de 1960 darbesini hiç aklından çıkarma.”

Aynı büyükelçi Moore'un 26 Haziran tarihinde Star gazetesine yaptığı ve dün manşetten verdiğimiz, “Türkiye'nin T-FX projesi devasa bir proje. Tek başına yapmak mümkün değil. Bunun için birlikte yapmak istiyoruz. Anlaşma aşamasına geldik. İkincisi daha derin bir gerekçe, böyle projeler iki ülkenin başka türlü geliştiremeyeceği askeri bağlar kuruyor. Biz de NATO ortağıyız ve böyle projelerle bu ortaklığımızın köklerini daha derine indirme imkânı buluyoruz. Çünkü bu sadece bir teknoloji paylaşımı, ticari ortaklık değil, aynı zamanda stratejik ortaklık. Ayrıca bu proje başka askeri ortaklıklara da yol açacak” açıklamasını da unutmadan nasıl tehdit edildiğimize bakalım.

Dün İngiliz Daily Ekspress gazetesi, İngiliz hükümetinin Türkiye'de ikinci bir darbe beklediğini, tatil için Türkiye'de bulunan ve sayıları 50 bin civarı olan vatandaşlarını kurtarmak üzere askeri bir operasyon planladığını yazdı.

Bizim 28 Şubat sürecindeki ‘üst rütbeli bir general' diye başlayan tehdit manşetleri gibi, adı bilinmeyen bir İngiliz rütbelisine dayandırılan bu şantaj içerikli haberde, Gazete bu görevi gerçekleştirecek Özel Kuvvetler Destek Mangası'nın Güney Kıbrıs'ta bulunan İngiliz üssüne gönderildiğini yazdı ve tehdidini Türkiye'nin Suriye, Irak ve İran'a komşu olduğunu hatırlatarak sürdürdü.

ABD/FETÖ işbirliği ile ordudan tasfiye edilen İngilizcilerin geri dönme macerası, büyük lider Recep Tayyip Erdoğan'a takılınca, kurnaz tilki İngiliz ‘hem severim, hem döverim' moduna girip “bizim çocukları orduya geri al, önlerini aç, almazsan/yapmazsan işgal planım hazır. Olmadı Suriye, Irak ve İran'dan iç savaş çıkaracak unsurları Türkiye'ye sokarım” diye tehditte bulundu.

ERDOĞAN NEDEN BÜYÜK LİDER?

ABD/FETÖ konsorsiyumunun işgal ve iç savaş planını bildiği, bu nedenle acil bir hamle ile başbakanı değiştirip, Rusya ve İsrail'le anlaşma yaparak büyük bir hamle yapması, işgal süreci başlar başlamaz halkı direnmeye davet edip, kendisi de büyük bir risk alarak sokaktan süreci yönetmesi, ardından muhalefet ve diğer muhalif unsurları toplayıp güç birliği yapması, OHAL ilanı, TSK içindeki hainlerle beraber yargı, polis ve diğer kurumlardaki FETÖ'cüleri tasfiyeye girişmesi, halkı sürekli sokakta dinamik tutması sadece karizmatik değil, aynı zamanda ferasetli ve dirayetli bir lider olduğunu gösterdi.

İngiliz'in kendine kurmak istediği tuzağı da gördüğü açık. Ama henüz tasfiyeyi tamamlamadı ve kurucu unsurları tam olarak devreye sokmadı. Bu nedenle ‘O' tamam diyene kadar meydanlardan ayrılmamak gerekiyor.

Batı menşeli ve hatta içimizde ahmaklarca üretilen haberlere asla itibar edilmemeli. Bin bir maskeye bürünmüş iki ayaklı şeytanların cirit attığı sosyal medya ise tam bir gayya kuyusu.

İçimizdeki İngiliz ve Alman'ın hizmetkârı beyinsizler de; Atatürkçü, Kemalist, Ulusalcı ya da başka kılıklar altında bekleşiyorlar. Tıpkı hannas FETÖ ve şeytan gibi 7 doğru içine üç ifsad edici bilgi ekleyip milletin kafasını karıştırmaya çalışıyorlar.

Hepimiz için basiret ve feraset kanallarını daha fazla açık tutmanın şimdi tam vakti. Ülkemize yönelik oyun içinde oyun, oyun içinde oyun, oyun içinde oyun tezgâhlanıyor.

Varsın istedikleri tuzakları kursunlar. Çünkü bizim o oyunları bozacak Cebbar olan Allah'ımız var!

La ğalibe illallah!

Manşet: Pusuda İngiliz var

CAN KEMAL ÖZER - TERCÜMEİHÂL

Gazeteci, yazar… Yeni Söz Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni. Gıda Hareketi Başkanı. Yayınlanmış kitapları: Deccal Tabakta, Şeytan ye Diyor, Şeytan Çıplak, Organ Nakli Hakkında Gizlenen Gerçekler, Müslüman'ın Diyeti, Yediklerimizin İçinde N(E) Var, Hangi Suyu İçmeli, Ramazan Kitabı, İyi Gıda Kötü Gıda, Gülen Şeytanlar Tarihi

CAN KEMAL ÖZER DİĞER YAZILARI

  1. yabancı hayranlığından kurtaran bir ilaç yok mu bu milletin evlatlarına ? kendimiz olalım yahu usandık bıktık artık nedir bu milletin çektiği ? İngiliz 50 bin vatandaşını korumak için olmayan ancak( beklediği ) bir darbede jetler met ler hazırlayıp , Suriye Irak taki unsurların da kendine hizmet ettiğini itiraf ederek plan yapıyor. Almanya da 3 milyon vatandaşı olan Cumhurbaşkanı'mıza telekonferansla konuşma Hakkı'nı mahkeme yoluyla yasaklıyorlar BİR OLMALIYIZ İRİ OLMALIYIZ DİRİ OLMALIYIZ..(Cumhurbaşkanı'mız) doğru söze ne denir ?.

Yorum Yaz

  715515

-