Günün Tarihi

KOCATEPE CAMİSİ'NİN İBADETE AÇILMASI

Günün Tarihi

28 Ağustos 1986: Kocatepe Camisi'nin İbadete Açılması

1920 yılından itibaren Anadolu'daki Kurtuluş Savaşı'nı plânlayanlar, bunu Osmanlı Halkı'nın dini ve milli duyguları üzerine bina etmişlerdir. Hacıbayram Camii'nden itibaren yapılan bütün üst seviye açıklamalar ve merasimler de bu mefhumlar üzerine tesis edilmiştir.

 

Ancak Kurtuluş Savaşı neticelenince işin rengi değişmiş, camilere dostça bakış ortadan kalkmıştı. Ankara'ya uzun yıllar boyunca cami yapılmamıştı.

 

1935'te çıkan ‘Camiler Kanunu', 500 metre mesafede iki camiden birinin yıkılmasını öngörüyordu. Diyanet İşleri Başkanlığı özellikle bütçede tasarruf maksadıyla bazı küçük camilerin kapatılmasını emretmişti.Böylece 1927'yi takip eden 23 yılda yüzlerce cami ibadete kapatılmıştı. Hatta II. Dünya Savaşı bahane edilerek devlet camilere el koyacak ve askeriyenin emrine verecektir. Kimisi buğday deposu olarak, kimisi asker alma dairesi, kimisi de askeriyenin atları için ahır olarak kullanılacaktır. (Armağan,2011)

 

1957 yılında Başbakan Adnan Menderes'in direktifi ile Kocatepe'de bu cami ve diyanet sitesi yapılması uygun bulundu. Birinci proje sırasında temeli atılan diyanet hizmet binası, 1964 yılında tamamlandı. 1967 yılında açılan ikinci proje yarışması neticesinde aynı yıl caminin temeli atıldı. İki sene sonra alt katı ibadete açıldı. 1981 yılında Diyanet Vakfına devredilen inşaat, 1986'da tamamlanarak ibadete açıldı.

28 Ağustos 2007: Cumhurbaşkanı A.Necdet Sezer Dönemi'nin Kapanması

 

28 Şubat Darbesi'nin Türk siyasi hayatında bıraktığı en kalıcı darbelerden biri de Anayasa Mahkemesi Başkanı Ahmet Necdet Sezer'in Cumhurbaşkanlığına taşınması oldu.

 

Garip bir şekilde bir anda Fazilet Partisi de dahil olmak bütün partiler bu isim üzerinde ittifak etmişlerdi. Halbuki Fazilet Partisi milletvekili Nevzat Yalçıntaş, resmen adaylığını açıklamıştı. Dahası Sezer, Refah Partisi'ni kapatan Anayasa Mahkemesi Başkanıydı. Demokratik sicili pek sevimli gözükmüyordu. Kapatma davası sırasında Anayasa Mahkemesi Başkanı olan Ahmet Necdet Sezer, dava öncesi yaptıkları ön incelemede kapatma davasıyla suçlanan siyasilere verilecek cezanın davadan sonra verilmesine karşı oy yazısı yazmış, siyasilere cezanın hemen verilmesi gerektiğini savunacak kadar ileri gitmişti.

 

Sonraki yıllarda Ahmet Necdet Sezer'in etrafında bunca milletvekili ve partinin nasıl kolayca buluştuğuna dair şifreler ortaya çıkmaya başladı.

 

Dönemin önemli simalarından İçişleri Bakanı “Oylarını Sezer'e vermek için ikna odalarına alındıklarını, hatta bununla da yetinilmeyip eşi ve ağabeyi ile de görüşüldüğünü açıkladı.” (Akşener:2009)

 

Bu ikna çabaları sonucunu verdi. O sırada iktidarda bulunan ANASOL-D iktidarının ortaklarının 8.5 saat süren bir toplantısının ardından Sezer, partilerin ortak adayı olarak açıklandı.

 

Dönemin Diyanet İşleri Başkanı Tayyar Altıkulaç bu anlamda bir hatırasını şöyle nakleder: Altıkulaç, Diyanet İşleri Başkanlığı'ndan ayrıldığı dönemde bir ara Cumhurbaşkanı Kenan Evren'in konuşmalarından birinde başörtüsüyle ilgili sözleri halkta tepki toplar. Bunun üzerinde MGK üyesi Sedat Celasun ile görüşür ve konuyu Cumhurbaşkanı'na iletmesini rica eder. Kısa süre sonra Köşk'ten çağrılır. Altıkulaç'ı dinleyen Evren ikna olur ve üniversitelerdeki başörtüsü yasakları yumuşar. Cezalar silinir. Yıllar sonra aynı sıkıntılar tekrar edince yine Köşk'e çıkar Altıkulaç. Bu sefer muhatabı Ahmet Necdet Sezer'dir. Ancak 10. Cumhurbaşkanı, meseleye Evren gibi yaklaşmaz ve yasakçı tutumundan geri adım atmaz. (Altıkulaç,2011)

 

Sezer, İşadamı Alaton'un gözünde de sorunlu bir kişilik olarak dikkat çeker:Hiç bir zaman ne tanışıklığımız oldu ne bir araya geldik. Zaten yedi yıl boyunca hep fildişi bir kulede yaşadı. Arada bir dışarıya çıktı. Sezer deyince aklıma başka bir şey gelmiyor. Türkiye'nin kayıp yıllarıdır o yıllar. (Alaton-Gündem,2012:180)

GÜNÜN TARİHİ - TERCÜMEİHÂL

GÜNÜN TARİHİ DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  371694

-