2 ARALIK 2020 ÇARŞAMBA

Can Kemal Özer

LAİKLİK MUTLAKA PARİS’E GERİ DÖNECEK

Can Kemal Özer

İsmail Kahraman konuştu, linç kampanyası başlattılar. Bu normal, çünkü yamyamlık bunların kültüründe var.

Dün biz de “Türkiye Müslümandır, Müslüman kalacak! Hepimiz Kahraman'ız!” manşeti ile çıktık. Laikçi yobazlar çıldırdı.

İyi de oldu, kanlı dil ve kalemlerini herkes bir daha gördü.

Anadolu topraklarını, önce Sahabe-i Kiram efendilerimiz ve onların çocukları Tâbiin fethettiler. Hz Muaviye'nin oğlu Yezid komutasındaki ‘İslam Ordusu'   aylarca İstanbul'u muhasara altında tuttu. Sur dibinde yatan Sahabe Efendilerimiz bu uğurda ilerlemiş yaşlarına rağmen katıldıkları seferde şehid düştüler. Tıpkı Ebu Eyyub el-Ensarî gibi…

Galata yakınlarındaki Arap Mahallesi 1350 yıldır Müslümanların. Tâbiin döneminde yapılan 1350 yıllık tek camii Arap Camii şimdilerde çevresini saran ucube yapılar nedeniyle abluka altında, garip, mahzun ise de İslam'ın bu topraklardaki önemli mühürlerinden biri.  

Yezid'in komutasındaki İslam Ordusu Aydın'a, Efes'e, İzmir'e kadar geldiler. Bölgeyi altı ay muhasara altına aldılar. Güneydoğu Anadolu'muz, Râşit Halifeler döneminden beri Müslümanların.

Sultan Alparslan ve torunları, Anadolu'nun büyük bir bölümünü Müslüman yurdu kıldı. Ertuğrul Gazi ve çocukları, geri kalanı ve Balkanları Müslüman yurduna çevirdi. İstanbul'u ebediyete dek sürecek şekilde İslam diyarı yaptı. Yavuz Sultan Selim Han, Kutsî Emanetleri getirerek, burayı İslam'ın başşehri yaptı.

Şimdi üç beş laikçi faşist çapulcu ve terörist çıkmış “Türkiye laiktir, laik kalacak” narası atıyor. Vahdeddin Han ve Hint Müslümanlarının paralarıyla Ankara'da caka sat, Müslüman âlimler ve Müslüman hakla işgalden korun, sonra hepsini İstiklal Mahkemeleri'nde ipe çek, ardından bir gece milleti ateistleştirmek için laiklik ilan et, ardından Ermenilere yazdırdığın yalan tarihlerle gerçekleri ters yüz et. Yemezler!

Şimdi biri çıkmış bize, İsmail Kahraman ağabeyin halkın yüreğine tercüman olmuş sözleri ve manşetimiz üzerinden “İran'a yerleşin, orası tam size göre. Biz ‘Türkiye laik, laik kalacak' diyoruz” diye yazıyor.

Selanik'ten gelip, bağcıyı kovmak denir buna. Bununla kalsa iyi, PKK'lı Aysel Tuğluk, “PKK laikliğin teminatı” demiş. Ne güzel değil mi?

PKK'lı kadın doğru söylüyor. Sözcü, Cumhuriyet, Birgün ve benzerleri arasında bir fark var mı? Biri silahıyla, diğeri kalemiyle katliam yapıyor. Müslüman milleti vatanından kovmaya, ya da dünyayı ona dar etmeye çalışıyor.

PKK'yı desteklemek için bildiri yayınlandığında, devletin bilgileri yabancı ajanlara verildiğinde, devletin mahremi gazetelerinde çarşaf çarşaf afişe edildiğinde, Hz Muhammed (s.a.v.)'e yönelik karikatür ve hakaretler söz konusu olduğunda bunlara ‘fikir özgürlüğü' diyen laikçi, yobaz, gerici faşistler, bir milli Kahraman çıkıp, ‘bu millet Müslüman ama anayasasında ‘Allah' kelimesi bile geçmiyor, laiklik Müslümanlara zulüm olarak kullanıldı' mealinde şeyler söyleyince, fikir özgürlüğü birden rafa kaldırılarak, haysiyet cellatlığı devreye giriyor.

PKK'nin öğrenci örgütü çıkıp, “Müslümanların kökünü kazıyacağız” diye açıklama yapıyor. Yeni Söz hariç hiçbir medya organı tek satırlık eleştiri yapmıyor. Niye? Çünkü Müslümanların kökünü kazımak fikir özgürlüğüne giriyor da ondan!

PKK'lı Figen Yüksekdağ ve PKK'lı Aysel Tuğluk, “PKK laikliğin teminatı” diyor, fikir özgürlüğü sayılıyor.

İsrail'in Sözcü'sünün edepsiz yazarı Agopdil'i, hayvanların bile edep ederek söyleyemeyeceğini köşesinden kaleme alıyor. Fikir özgürlüğü…

Her daim yerli ve milli hükümetlere karşı olan Amerikancı TÜSİAD'ın Başkanı çıkıp, PKK terörü ile mücadeleyi, Suriye savaşına benzetiyor. Fikir özgürlüğü…

Bunların “fikir özgürlüğü” onlar gibi olanlar için geçerli. Onlar gibi düşünmediğinizde maskelerini çıkarıp, ne kadar iğrenç bir dile sahip olduklarını gösteriveriyorlar. Onlar gibi olmak istemediğiniz de, hemen silahlarını çıkarıp üstünüze yürüyorlar. Onlar gibi olmazsanız hemen Hitlerleşiyor, Churchilleşiyor, Musolinileşiyor, Maolaşıyor, Stalinleşiyor, Leninleşiyor, Leopoldlaşıyor, Pol Pot*laşıyor, Şaronlaşıyor, İnönüleşiyor, Öcalanlaşıyor, Esedleşiyor, P/Bushlaşıyorlar…

Çünkü bunları sınırlayacak bir ahlak, vicdan ve ilahi güç yok. Allah'a inanmıyorlar ki, O'ndan utanıp sıkılsınlar, hesap vermek gibi endişeleri olsun. Dünyadaki bütün küffarın arkalarında olduğunu bildikleri için arsızlıkta, hırsızlıkta, edepsizlikte, iffetsizlikte öyle cüretkârlar ki, Selanik'ten, Paris'ten Londra'dan, Moskova'dan gelip; Müslüman'ı kendi kanıyla canıyla alıp, kanıyla canıyla savunduğu yurdunda boğmaya çalışıyorlar.

Cahiller nerden bilsinler, Allah'ın bizimle olduğunu. Bilmiyorlar ki, onlar korkak, biz ise yürekli. Bilmiyorlar ki, onlar gidici, biz kalıcı. Bilmiyorlar ki, onlar çöp, biz Çınar ağacı. Kötü paranın iyi parayı kovduğu gibi, eşek sesi çıkardıklarında bizim korkup sineceğimizi sanıyorlar. Ama biliriz ki, it ürür kervan yürür. Ataları Demirel, “Türban gericiliktir, başı örtülü okumak isteyenler Suudi Arabistan'a gitsinler” demişti. Başı örtülüler devletin başına geçti, o ise gayya kuyusuna. Bunlar da “Laiklikten rahatsız olan varsa, İran'a gitsin” diyor. Biz bir yere gitmiyoruz, ama siz ata yurdunuz Paris'e taşınabilirsiniz.

Sezai Karakoç diyordu ki;

Ülkendeki kuşlardan ne haber vardır
Mezarlardan bile yükselen bir bahar vardır
Aşk celladından ne çıkar mademki yâr vardır
Yoktan da vardan da öte bir Var vardır

Hep suç bende değil, beni yakıp yıkan bir nazar vardır
O şarkıya özenip söylenecek mısralar vardır
Sakın kader deme kaderin üstünde bir kader vardır
Ne yapsalar boş göklerden gelen bir karar vardır

Gün batsa ne olur geceyi onaran bir mimar vardır
Yanmışsam külümden yapılan bir hisar vardır
Yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardır
Sırların sırrına ermek için sende anahtar vardır

Göğsünde sürgününü geri çağıran bir damar vardır
Senden umut kesmem kalbinde merhamet adlı bir çınar vardır

Sevgili
En sevgili
Ey sevgili

Son söz olarak diyoruz ki: “Türkiye Müslüman yurdudur, ebediyete kadar da öyle kalacak. Ha bu gün ha yarın Müslümanların başındaki giyotin laiklik bir gün Londra'ya ve Paris'e geri dönecek.

* (Pol Pot diye bir kişi olmayıp Political Potential/Politik potansiyel)'in kısa yazılışıdır. Yani Kamboçya'daki azılı katil Maoistlerin öğüt adı)

  

CAN KEMAL ÖZER - TERCÜMEİHÂL

Gazeteci, yazar… Yeni Söz Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni. Gıda Hareketi Başkanı. Yayınlanmış kitapları: Deccal Tabakta, Şeytan ye Diyor, Şeytan Çıplak, Organ Nakli Hakkında Gizlenen Gerçekler, Müslüman'ın Diyeti, Yediklerimizin İçinde N(E) Var, Hangi Suyu İçmeli, Ramazan Kitabı, İyi Gıda Kötü Gıda, Gülen Şeytanlar Tarihi

CAN KEMAL ÖZER DİĞER YAZILARI

  1. Abdullah Şen

    1) İşte ey ehl-i Kur'an olan şu vatanın evlâdları! Altıyüz sene değil, belki Abbasîler zamanından beri bin senedir Kur'an-ı Hakîm'in bayraktarı olarak, bütün cihana karşı meydan okuyup, Kur'anı ilân etmişsiniz. Milliyetinizi, Kur'ana ve İslâmiyete kal'a yaptınız. Bütün dünyayı susturdunuz, müdhiş tehacümatı def'ettiniz, tâ يَاْتِى اللّٰهُ بِقَوْمٍ يُحِبُّهُمْ وَيُحِبُّونَهُ اَذِلَّةٍ عَلَى الْمُؤْمِنِينَ اَعِزَّةٍ عَلَى الْكَافِرِينَ يُجَاهِدُونَ فِى سَبِيلِ اللّٰهِ âyetine güzel bir mâsadak oldunuz.Mektubat ( 324 ) Said Nursi.

  2. Hayati yılmaz

    Hayırlı cumalar sizleri debrik ediyorum çünkü yazılarını eğip bü kmeden yazıyorsun yüreğine sağlık Türkiye müslüman kalacak çünki allah bizimle hak batıl devam ediyor allahın emrettiği gibi yasarsak şüphesiz islam hakim olacak allaha emanet olun.

Yorum Yaz

  089101

-