11 TEMMUZ 2020 CUMARTESİ

Yesevîzâde Alparslan Yasa

MUSTAFA KEMÂL’İN HASTALIĞI, ÖLÜMÜ, CENÂZESİ 606

Yesevîzâde Alparslan Yasa

Bursa Nutku'nun sâhiblenildiği siyâsî hâdiseler:

8) 5 Aralık 1966: TMTF binâsı önüne devâsa Bursa Nutku afişi

Marksist Kemalist temâyüllü Türkiye Millî Talebe Federasyonu, 5 Aralık 1966'da, Federasyon binâsının ön cephesine devâsa bir Bursa Nutku afişi asmıştı. Aşağıdaki haber buna dâirdir:

“Türkiye Millî Talebe Federasyonu kongresinde Genel Başkanlık ve İkinci Başkanlığa seçilen Sencer Güneşsoy ve Faruk Yalnız grubu ile sonradan seçilen Ekrem Özer ve Ömer Barutçu grupları dün birbirlerini ‘türediler' ve ‘kongre kaçkınları' olarak nitelemişlerdir. İki ayrı grup da kendilerinin meşru olduğunu ileri sürmektedirler.

“Toplantı kapanmadan İkinci Başkanlığa getirilen Faruk Yalnız ve arkadaşları TMTF binasının cephesine Atatürk'ün Bursa Nutku'nu asmış, Üniversite bahçesindeki Atatürk Anıtına çelenk koymuş ve öğrencilere hitaben bildiri yayınlamıştır.” (Milliyet, 6.12.1966, s. 1)

 

1_33

 

(Milliyet, 6.12.1966, s. 1)

Marksist Kemalist Türkiye Millî Talebe Federasyonu binâsına asılan devâsa Bursu Nutku afişi…

*** 

Bursa Nutku'nun sâhiblenildiği siyâsî hâdiseler:

9) 12 Aralık 1966: Ecevit de Erzurum'da Bursa Nutku'nu bayraklaştırıyor

1966'da, Bülent Ecevit, İsmet İnönü liderliğindeki CHP'nin Umûmî Kâtibi olmuş ve İnönü'ne “Ortanın Solu” siyâsetini kabûl ettirmişti; bütün memlekette CHP'nin propagandasını da bu mihver etrâfında yürütüyordu. Bu cümleden olarak, Doğu gezisinde, 12 Aralık 1966 günü Erzurum'a gelmiş, burada bir sinemada toplantı yapmış, katılanlara “Ortanın Solu” siyâsetini anlatmıştı. Bu meyânda, sinema salonunda hazır bulunan bir kısım üniversite talebesi, kendisine Bursa Nutku hakkındaki kanâatini sormuşlar, o da, mezkûr Nutk'a harâretle sâhib çıkmıştı. Ecevit'in o günki propaganda toplantısına dâir haber, Mete Akyol'un kaleminden:

“Erzurum, Mete Akyol bildiriyor – CHP Genel Sekreteri Bülent Ecevit, önceki gece Erzurum'da yaptığı konuşmada, ‘Ortanın Solu' hareketinin anlamını anlatırken, sinema salonunun içini, koridorlarını ve önündeki caddeyi dolduran halk büyük tezahürat yapmış, zaman zaman marşlar söyliyerek İnönü'yü, Ecevit'i ve ortanın solu hareketini desteklediklerini bildirmiştir.

“Varto ve Hınıs'da deprem felâketzedeleriyle görüştükten sonra gece Erzurum'a gelen Ecevit, toplantının yapıldığı sinema salonuna girerken toplantıda bulunan Atatürk Üniversitesi öğrencileri ve halk ‘Dağ başını duman almış marşını' söylemeğe başlamışlardır.

“Sevgi gösterileri, Ecevit konuşması süresince de zaman zaman devam etmiştir. Ecevit'in konuşmasının bir yerinde yine tezahürat yapılırken, salondaki Atatürk Üniversitesi öğrencileri, son iki mısraını ‘Şanı büyük İsmet Paşa, ortanın solu'dur diyor' şeklinde değiştirdikleri Gazi Osman Paşa türküsünü söylemişlerdir. Öğrencilerin bu hareketi salonun içinde ve dışında bulunan halk tarafından alkışlarla karşılanmıştır. Halk öğrencileri alkışlarken, alkışlara Bülent Ecevit de mikrofon başından katılmış, tezahürat dindikten sonra, öğrencilere dönerek şunları söylemiştir:

‘Aziz Erzurumlu gençler, Türk toplumunda Gazi Osman Paşa türküsünün şimdiye  kadar iki çıkışı olmuştur. Birinci çıkışta bu türkü, Türk halkının bağımsızlık aşkını dile getiren bir türkü idi. 28-29 Nisan 1960'a rastlayan ikinci çıkışında [da], bu türkü Türk halkının hürriyet aşkını dile getiriyordu. Bugün 12 Aralık 1966 günü, Erzurum'da sizlerin ağzından türkünün üçüncü çıkışı oldu. Bu sefer aynı türkü Türk halkının sosyal adalet ve insanlık anlayışını dile getiriyor.'

“Bülent Ecevit bunları söyledikten sonra, öğrenciler Gazi Osman Paşa türküsünü yeni şekliyle tekrar söylemeye başlamışlar, bu defa kendilerine toplantıyı izleyen halk da katılmıştır.

“Ortanın solunun ne olduğunu ve ne olmadığını anlattığı konuşması sırasında Ecevit'e Atatürk Üniversitesi öğrencileri bir kâğıt göndermişler ve Atatürk'ün Bursa Nutku konusundaki düşüncesini öğrenmek istediklerini bildirmişlerdir. Ecevit, öğrencilerin bu sorusuna şu cevabı vermiştir:

‘Atatürk, Türk Devleti yıkılmak üzere olduğu vakit, (Bu devletin ordusu var, polisi var, jandarması var, benim neme gerek) deyip İstanbul'da bir köşeye çekilmemiştir. 19 Mayıs 1919 günü Anadolu'ya çıkıp Türk Kurtuluş Savaşı'nı açmıştır. Bunu yapan insan, Bursa Nutkunu da söyleyebilecek insandır.'

“Halk bu cevabı ayağa kalkarak alkışlamıştır.” (Milliyet, 14.12.1966, ss. 1 ve 9)

YESEVÎZÂDE ALPARSLAN YASA - TERCÜMEİHÂL

1967'den beri “A. Yasa” ve “Yesevîzâde” imzâlı kitap ve makalelerin müellifi araştırmacı-yazar, Hacettepe Üniversitesi Fransızca Mütercim-Tercümanlık Anabilim Dalı ve Abant İzzet Baysal Üniversitesi Gazetecilik Bölümünden Emekli Yrd. Doç. Dr.

YESEVÎZÂDE ALPARSLAN YASA DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  552893

-