11 TEMMUZ 2020 CUMARTESİ

Yesevîzâde Alparslan Yasa

MUSTAFA KEMÂL’İN HASTALIĞI, ÖLÜMÜ, CENÂZESİ 607

Yesevîzâde Alparslan Yasa

Sabataî Cemâatinin efsâneleştirdiği “Orta Solcu” siyâsetçi: Bülent Ecevit

Bülent Ecevit, CHP Umûmî Kâtibi seçildiği 1966 senesinden îtibâren, siyâset sahnesinde, evvelâ “Ortanın Solu” siyâsetinin temsîlcisi olarak şöhret yaptı…

Başlangıçta, 12 Aralık 1966 günü Erzurum'da îrâd ettiği hitâbesindeki gibi, “Ortanın Solu”nun, yalnızca ictimâî adâleti têmîn etmek için tâkîb edilecek bir siyâset olduğunu, Komünizmle, hattâ Sosyal-Demokrasiyle karıştırılmaması lâzım geldiğini müdâfaa ediyordu. Bilâhare ağız değiştirdi, “Ortanın Solu” sloganını terketti, “Demokratik Sol”dan ve (bilhassa hâricî dünyâya müteveccih beyânlarında) “Sosyal-Demokrasi”den bahsetmiye başladı… Bu istihâle, CHP'nin, 4 Kasım 1978'de, Kanada'nın Pasifik Okyanusu sâhilindeki Vancouver şehrinde 14. Kongresini akdetmekte olan Sosyalist Enternasyonali'nde bilittifâk âzâ kabûl edilmesiyle (Engin Aşkın, Milliyet, 5.11.1978, ss. 1 ve 14) tamâmlandı…

Dîğer taraftan, 12 Eylûl Darbesini tâkîben feshedilen CHP'nin yerine, 14 Kasım 1985'de, henüz Bülent Ecevit siyâsî yasaklıyken, Rahşan Ecevit'in öncülüğünde kurulan fırkanın ismi de, Demokratik Sol Parti oldu…

Ecevit, her şeyden evvel âilevî mensûbiyeti îcâbı, gazetecilik ve siyâset kariyerinin başından sonuna kadar Sabataî Cemâatini, Mütehakkim Zümreyi dâimâ arkasında buldu… Muazzam bir propaganda kampanyasıyle, siyâset sahnesinde, tamâmen hilâf-ı hakîkat olarak, bir ictimâî adâlet ve barış kahramanı gibi arz-ı endâm etti… Hattâ Temmuz 1974'deki Kıbrıs Harekâtını tâkîben, başımıza bir de “Kıbrıs Kahramanı” kesildi… [Bu ünvâna lâyık olmaktan ne kadar uzak olduğunu biraz aşağıda îzâh edeceğiz…] Bu meyânda, beyaz güvercinler uçuruyor, imajına zarâr gelmemesine çok dikkat ediyor, bu endîşeyle, Kıbrıs Harekâtının ismini de “Kıbrıs Barış Harekâtı” koyuyordu… Bütün bu canbazlıklarda en büyük desteği Abdi İpekçi idi…

Gāfil halk, ictimâî adâleti, adâletsizliğin müessisi olan bir rejimden ve onun adamlarından bekliyordu!

Gāfil halk, bu beyin yıkama propagandasının têsîri altında kalıyor, Memleketimizdeki bütün adâletsizliklerin baş müsebbibinin, müesses Kemalist Totaliter Rejim ve onun bir numaralı fırkasının, yâni CHP'nin olduğunu düşünemiyordu… Düşünemiyordu ki adâletsiz nizâmın müessisi olan bir siyâsî fırkanın içinden çıkmış ve onun âmil olduğu adâletsizliklerle semirmiş Mütehakkim Zümrenin bir mensûbu elbette adâleti têsîs edecek bir siyâset tâkîb edemezdi… Bu bir komediydi… Ama bütün bir Milletin canını yakan, ona çok pahalıya mâl olan bir komedi…

 

1_1

 

Anne tarafından, paşazâde ve Mütehakkim Zümrenin bir mensûbu… (Ali Kırat Paşa - Hasene Hanım çiftinin büyük kızları Adviye Hanım ile Albay Emin Sargut'un kızları, Ressam Nazlı Sargut Ecevit…) Baba tarafından, Kemalist elitin bir unsuru… (Adlî Tıb Profesörü ve 1943-1950 senelerinde CHP Kastamonu Millet Vekîli Fahri Ecevit…)  Robert College mêzûnu, Rockefeller burslusu, Beynelmilel Siyonizmin dünyâ siyâsetinin orkestra şeflerinden Henry Kissinger'ın gözde talebesi, Sabataî Cemâatinin sevgilisi, Bilderbergli, ilh… Başına bir kasket geçirip bir de “Karaoğlan” lakabını takındı mı oldu size bir “halk adamı”! Hakîkatte, bol bol halk edebiyâtı yaparak “halkçı” geçinen bir şovmen… Mugālâtacı,  istismârcı, ikiyüzlü… Hayfâ ki elinde muazzam propaganda imkânları olanlar, her devirde geniş kitleleri kolayca aldatabiliyorlar!

***

 

 

Hâlbuki zaman zaman ikiyüzlü oyun bütün çirkinliğiyle sırıtıyor, lâkin propaganda vâsıtalarının neredeyse inhisârına sâhib olan Mütehakkim Zümre, siyahı beyaz göstermiye muvaffak oluyor, ortaya çıkan çirkinlikleri her def'asında örtbas etmenin yolunu buluyordu…

1977'de, Kapitalist-Komünist ittifâkıyle Ecevit'in ekalliyet Hükûmeti

Meselâ, 5 Haziran 1977 Seçimlerinde, Ecevit'in CHP'si, Kıbrıs Harekâtını bol bol istismâr ve efkârıumûmiyeyi yine ictimâî adâlet edebiyâtıyle bombardıman ederek birinci parti olmayı başarmış, Meclis'e 213 Millet Vekîli sokmuştu. Buna mukābil, AP 189 ve MSP ile MHP 40 Millet Vekîli ile temsîl ediliyorlardı. Bu hesâba binâen, CHP, tek başına Hükûmeti teşkîl edemiyor, başka bir fırka veyâ fırkalarla koalisyon yapması lâzım geliyordu. Bu manzaraya rağmen, Mütehakkim Zümre, CHP'nin tek başına iktidâr olması için müdhiş bir kampanya yürüttü ve siyâsî teâmüllere mugāyir olarak, CHP, tek başına, kendisi dışındaki hiçbir fırkanın desteklemediği bir ekalliyet hükûmeti kurdu. Ancak bir ay (21.6.1977 – 21.7.1977) icrââtta bulunabilen Ecevit Hükûmeti, yine de bu kısa müddet zarfında, Devlette büyük bir milliyetçi kıyımına muvaffak oldu ve Komünist ihtilâl hareketi, bu hükûmetten aldığı cesâretle, iyice azgınlaştı… İşte bu ekalliyet hükûmeti dayatmasında, o zaman, Kapitalistler ve Komünistler, Mütehakkim Zümrenin kanadları altında tek cephe olmuşlar ve çirkin yüzleri gün ışığına çıkmıştı… Hattâ bunlardan bâzıları, gazetelere tam sayfa îlân vererek Ecevit'in ekalliyet hükûmetini desteklemişlerdi. Aralarında kimler yoktu ki? TÜSİAD (Reîsi, -Sabataî Cemâatinden- Feyyaz Berker), Türkiye Sanâyi Odaları Birliği (Sakıp Sabancı), İktisâdî Kalkınma Vakfı (Ertuğrul Soysal), Kâzım Taşkent (Yapı ve Kredi Bankası), Nejat Eczâcıbaşı (Eczâcıbaşı Holding'in Sabataî Patronu), Jak Kamhi (Profilo Holding), Türk-İş, DİSK, TÖB-DER, TMMOB, Türk Tabipler Birliği, TİP, TSİP, Hürriyet, Cumhuriyet, Milliyet, Politika, Vatan, ilh…

YESEVÎZÂDE ALPARSLAN YASA - TERCÜMEİHÂL

1967'den beri “A. Yasa” ve “Yesevîzâde” imzâlı kitap ve makalelerin müellifi araştırmacı-yazar, Hacettepe Üniversitesi Fransızca Mütercim-Tercümanlık Anabilim Dalı ve Abant İzzet Baysal Üniversitesi Gazetecilik Bölümünden Emekli Yrd. Doç. Dr.

YESEVÎZÂDE ALPARSLAN YASA DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  946163

-