8 AĞUSTOS 2020 CUMARTESİ

Yesevîzâde Alparslan Yasa

MUSTAFA KEMÂL’İN HASTALIĞI, ÖLÜMÜ, CENÂZESİ 635

Yesevîzâde Alparslan Yasa

CHP Hükûmetlerinin Kıbrıs'tan Anadolu'ya hicreti teşvîk etmeleri, Türk Kıbrıs için büyük bir felâket olmuştur

KTKF Raporu'nun VI. ara başlığında, bir def'a daha Türklerin Kıbrıs'tan muhâcereti ve nüfûsularının Rumlara nisbetle düşük olması mes'elelerine temâs ediliyor ve esefle, bunun en mühim sebeblerinden birinin, Lozan Muâhedesi'ni tâkîben, Kemalist Hükûmetlerin Anadolu'ya muhâcereti teşvîk etmeleri olduğu kaydediliyor… Bir dîğer mühim sebeb de, Yunan Hükûmetinin Kıbrıslı Rumlar için yaptığının aksine, Ada'daki Türklere iktisâden de sâhib çıkılmamasıdır… Onların Türkiye'de kazançlı meslekler edinmeleri sağlansa, tekrâr vatanlarına dönecek, geçim derdiyle başka diyârlara hicret etmek mecbûriyetinde kalmıyacaklardır. Hâlbuki Kıbrıslı Türklerin mühim bir kısmı, bilhassa bu sebeble, İngiltere, Avustralya gibi memleketlere hicret etmişlerdir. [Nitekim, bu mevzû ile alâkalı birçok araştırmada, hâlen İngiltere, Türkiye, Almanya, Avustralya, ABD ve sâir memleketlerde yaşıyan Kıbrıslı Türklerin nüfûsunun, Kıbrıs'takilerin birkaç misli olduğu tahmîn ediliyor…] Kıbrıslı Türklerin en fazla teessüf ettikleri bir husûs da, Türkiye'de kendilerine yabancı muâmelesi yapılmasıdır:

“Son çeyrek asır içinde [1923'teki Lozan Muâhedesi'nden 1952'ye kadar], Yunan Hükûmetlerinin Kıbrıs'a muhacereti teşvik etmelerine mukabil, yukarıda bilvesile işaret edildiği gibi, Türkiye Cumhuriyeti'nin Halk Partisi Hükûmetleri de,  Kıbrıs'tan Anadolu'ya hicreti teşvik etmişlerdir.

“Yakın geçmişteki bu son derece hatalı muhacir politikamız yüzünden, Kıbrıs'taki nüfus muvazenesizliğinin Türkler aleyhine artmasına hizmet edilmiş ve netice itibariyle, Ada üzerindeki Yunan isteklerinin gittikçe artan bir taşkınlıkla ileri sürülmesine yol açılmıştır.

“Türkiye Millî Gençlik Teşekkülleri, bugün bu politikanın ne kadar hatalı olduğunun anlaşıldığını ve Kıbrıs'dan muhacir kabul edilmemesi için hiç olmazsa idarî bazı tedbirlerin alındığını memnuniyetle müşahede etmektedirler.

“Ancak, Kıbrıs'da iş sahaları mahdut olduğundan, Kıbrıslıların umumiyetle İngiltere'ye, Orta Doğu memleketlerine ve bilhassa Avustralya'ya hicret etmekte oldukları da bir hakikattir. İş bulmak üzere bu memleketlere göç edenler, ekseriya Kıbrıs için kaybedilmiş addedilmektedirler. Bu udurumu göz önüne alan Yunanistan, Kıbrıs'ta Rum ekseriyetinin devamını sağlamak ve ayni zamanda, Yunanistan'da mevcut imkânlardan her suretle istifade etmelerini temin etmek maksadı ile, Kıbrıs Rumlarına Yunan vatandaşı haklarını tanımış bulunmaktadır. Bugün, Kıbrıs Rum sekenesine mensup her türlü san'at ve meslek erbabı, kendi bilgi ve ihtisaslarını artırmak ve çalışıp para kazanmak üzere anavatanları olan Yunanistan'a gitmekte ve orada bütün vatandaşlık haklarından istifade etmektedirler.

“Kıbrıs Türkleri ise, bugüne kadar Türkiye'de daima yabancı muamelesi görmüşlerdir. 2007 sayılı Küçük Sanatlar kanunu, bütün yabancılar gibi Kıbrıslı Türk sanatkârların da kendi Anavatanlarında çalışarak meslekî bilgilerini artırmalarına manidir. Ticarî ve kültürel maksatlarla seyahat eden Kıbrıslı Türkler, memleketimizde her türlü tahditlere tabi tutulmakta ve büyük bir hassasiyetle bağlı oldukları Anavatandan ekseriya muğber dönmektedirler. Sınaî ve ticarî hayatta zaten geri kalmış olan ve memleketimizle daimî kültürel temaslar yapmak ihtiyacında olan Kıbrıslı ırkdaşlarımızın kendi Anayurtlarında Türk vatandaşı muamelesi görmeleri için gereken bütün tedbirleri almak zorundayız. […] …Anavatana gelip meslekî bilgisini artıran Kıbrıslı Türk sanatkâr, muayyen müddetin sonunda Ada'ya dönmeği taahhüt etmeli ve kazandığı bir kısım paranın çıkarılması için Hükûmetimizce hususî bir müsaadeye mazhar olmalıdır.”  (Kaymak 1968: 91-93)

 

1_13

 

İstanbul'da 1946'da têsîs edilen Kıbrıs Okullarından Yetişenler Cemiyeti'nin yardımıyle ve bu Cem'iyetin Umûmî Kâtibi H. Nevzat Karagil tarafından, Yeşilada / The Green Island; Aylık Milliyetçi Dergi ismi ve “Ülkümüz Tanımak ve Tanıtmaktır” şiârıyle 8 Kasım 1948'de İstanbul'da neşredilmiye başlıyan Türkçe ve İngilizce mecmûanın, sâdece üç sene (Ekim 1951'e kadar) intişâr edebilmesine rağmen, Kıbrıs Dâvâsının bilhassa Üniversite gençliğine ve münevver zümreye mâl olmasındaki hizmeti büyüktür. Mecmûanın İngilizce Nâşirliğini, Tıb Doç. Dr.'u (bilâhare Prof.) Derviş Manizade yapmaktaydı. Nevzat Karagil, (Lefkoşe'de münteşir) Hür Söz gazetesinin 8 Aralık 1948 târihli nüshasında intişâr eden îlânında, Mecmûanın neşir gāyesini îzâh ederek bâhusûs abone olmak sûretiyle Kıbrıslı Türklerden destek ricâ etmişti: “Kıbrıs Türk cemaatinin büyük bir kalkınma hamlesine giriştiği bu sırada, Kıbrıs ile Anavatan arasındaki her türlü münasebeti kolaylaştırmak ve senelerdenberi Kıbrıs'ın içinde dışında, adanın Yunanistan'a ilhakı hususunda yapılan mücadeleyi tesirsiz bırakmak maksadıyle İstanbul'da geniş bir neşriyat sahasına atılmış bulunuyoruz. Büyük bir mahrumiyet içinde, bugün ilk sayısını aşağıdaki satış yerleri vasıtasıyle elinize ulaştırdığımız ‘Yeşilada'nın, bu mukaddes yolda sarsıntısız yürüyebilmesi için maddî ve manevî bakımdan desteklenmesinin lâzım geldiği pek tabiîdir. İlh…” Manizade'nin şahâdetine nazaran, Karagil, Mecmûasını, intişâra başladığı ilk zamanlarda, hâlis bir Dâvâ Adamına yakışır tavır içinde, bir müvezzi' gibi, bizzât satar, bu meyânda, halka Kıbrıs Dâvâsını tanıtmıya çalışırdı: “Yeşilada mecmuası, 8 Kasım 1948'den Ekim 1951'e kadar üç yıl sürekli olarak yayınlandı. Kıbrıs davasının yurt içinde ve yurt dışında yayılmasında ve öğrenilmesinde büyük hizmeti olan bu mecmuanın muntazam yayınlanması, dağıtımının sağlanması kolay olmamıştı. Karagil, başlangıçta, çok defa basın kartından faydalanarak, trene atlar, kompartımanları dolaşır, yolculara grup grup Kıbrıs davasını anlatır ve sonunda mecmuayı bizzat satardı.” (Tıb Prof. Dr. Derviş Manizade, Kıbrıs; Dün, Bugün, Yarın, İstanbul: Kıbrıs Türk Kültür Derneği İstanbul Bölgesi Yl. No 8, 1975, ss. 232-233) Hiç şüphesiz, Kemalist Hükûmetlerin teslîmiyetçi ve umursamaz siyâsetlerine rağmen, Kıbrıs'ta Türklüğü bâkî kılanlar, evvel emirde, bu gibi Dâvâ adamlarıdır!

YESEVÎZÂDE ALPARSLAN YASA - TERCÜMEİHÂL

1967'den beri “A. Yasa” ve “Yesevîzâde” imzâlı kitap ve makalelerin müellifi araştırmacı-yazar, Hacettepe Üniversitesi Fransızca Mütercim-Tercümanlık Anabilim Dalı ve Abant İzzet Baysal Üniversitesi Gazetecilik Bölümünden Emekli Yrd. Doç. Dr.

YESEVÎZÂDE ALPARSLAN YASA DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  128121

-