13 TEMMUZ 2020 PAZARTESİ

Yesevîzâde Alparslan Yasa

MUSTAFA KEMÂL’İN HASTALIĞI, ÖLÜMÜ, CENÂZESİ 638

Yesevîzâde Alparslan Yasa

Kıbrıslı Türklerin teşkîlâtlı mücâdelelerinde mühim bir merhale: KTKF

Kıbrıslı Türklerin, gasbedilen hakları uğrunda büyük bir şuûr, azim ve fedâkârlıkla yürüttükleri teşkîlâtlı mücâdelenin târihinde pek mühim bir merhale, çok şâyân-ı takdîr bir birlik rûhuyle, 1949'da, Kıbrıs Türk Kurumları Federasyonu'nu teşkîl etmeleridir.

Aşağıda genişçe bahis mevzûu edeceğimiz vechiyle, Kıbrıs Türklerinin Lefkoşe'den yükselen ilk büyük çığlığı 28 Kasım 1948 Nümâyişinden hemen üç hafta sonra, 18 Aralık 1948'de, Ankara'da, Kıbrıs Türk Kültür Derneği faâliyete geçmişti. Bundan bir sene kadar sonra, bu Dernek ile Kıbrıs Okullarından Yetişenler Cemiyeti ve Kardeş Ocağı gibi teşekküllerin gayreti ve öncülüğüyle, 8 Eylûl 1949'da, Kıbrıs'taki Türk teşekküllerinin kısm-ı âzamını temsîlen, Kıbrıs Türk Kurumları Federasyonu'na (KTKF) vücûd verildi. Aynı gün, Avukat Fadıl Korkut liderliğindeki KATAK ile Dr. Fazıl Küçük liderliğindeki Kıbrıs Türk Millî Halk Partisi birleşerek Kıbrıs Türk Millî Birliği Partisi'ni teşkîl ettiler. (Eroğlu 2003: 11; Kaymak 1968: 94; Manizade 1975: 240-243)

Kıbrıslı Türklerin Rum ve İngilizlere karşı çift yönlü mücâdelelerinde, Cemâat içi mes'elelerinin hâllinde, Türkiye ile münâsebetlerinde ve onların tek temsîlcisi sıfatıyle Kıbrıs mes'elesi hakkındaki milletler arası müzâkerelerde faâl bir rol alan KTKF'nin teşkîl vetîresi hakkında Manizade'de çok kıymetli tafsîlât vardır. Îzâhatının hangi mülâhazalarla ve nasıl böyle bir teşekkül için teşebbüse geçildiğine dâir olan kısmı hassaten câlib-i dikkattir:

“1949 Ağustosunda Kıbrıs'taki Türk kuruluşları ‘KATAK', ‘Kıbrıs Türk Millî Halk Partisi' ve Necati Özkan'ın kurduğu ‘İstiklâl Partisi'nden ibaretti. Bir avuç Kıbrıs Türk'ünün üç ayrı siyasî partiye bölünmesi, Kıbrıs Türkleri'nin birliğini zayıflatıyordu. […]

“Bu durum karşısında, İstanbul'daki [Umûmî Reîsliğini Doç. Dr. Derviş Manizade'nin deruhde ettiği] ‘Kıbrıs Okullarından Yetişenler Cemiyeti', o sırada Kıbrıs'a giden Yeşilada mecmuası sahibi [ve mezkûr Cem'iyet'in Umûmî Kâtibi] Hasan Nevzat Karagil vasıtasiyle durumu incelemiş ve Kıbrıs'ta Türklerin âcilen tek bir siyasî teşekkülde birleşmeleri lüzumuna kanaat getirmişti. Bunun üzerine Cemiyetin Kıbrıs'taki temsilcisi ve […] Şube Başkanı Dr. Ziya İ. Hakkı ile Lefkoşe Kardeş Ocağı sekreteri Dr. Ziver Kemal ve Nevzat Karagil'in imzaları ile, Adadaki bütün siyasî [siyaset], spor, meslek, eğitim ve sâire [sâir] Türk dernek, cemiyet ve kulüplerine birer davetiye göndererek [gönderilerek, kendilerinden] 8 Eylül [1949] Perşembe günü Lefkoşe'de Kardeş Ocağı'nda yapılacak büyük bir toplantıya katılmak üzere temsilciler göndermeleri istenmişlerdir [istenmiştir]. […]

“Toplantıda, bütün Kıbrıs Türk Belediye azaları ile partiler, kurumlar, birlikler, cemiyetler, kulüpler mümessilleri ve Adanın ileri gelen Türk tüccar ve esnafı, avukat, doktor, gazeteci ve öğretmenler bulunmuştur. (İstiklâl Partisi lideri Necati Özkan, ısrarlara rağmen, katılmayı reddetmiştir…) […]

“Dr. Manizade'den sonra söz alan Millî Parti Genel Sekreteri Dr. Fazıl Küçük de, kendi partisinin bugüne kadar birçok hizmetlerde bulunduğunu, 28 Kasım Mitingini tertip etmekle Kıbrıs davasını bütün dünyaya duyurduğunu anlatmış, fakat Kıbrıs'ta müteaddit partiler halinde değil, tek bir parti halinde çalışmanın Adanın selâmeti, Kıbrıs Türklüğünün bekası bakımından daha tesirli olacağını anlatmış ve partilerin birleşmesinden doğacak olan birliğe maddî ve manevî her türlü yardımı her zaman yapmaya hazır olduğunu söylemiştir.

“Bundan sonra kürsüye gelen K.A.T.A.K. başkanı Avukat Fadıl Korkut, son birkaç sene içinde, mevcut iki siyasî partinin fiilî bakımdan birleşmiş olduklarını söylemiş ve kurulması düşünülen birliğin mutlaka bütün teşekkülleri içine almasının doğru ve isabetli olacağını misallerle izah etmiştir.

“Değerli bir avukat, cemaat işlerinde tecrübeli ve bilgili bir insan olan Fadıl Korkut'un bu teklifi, genellikle iyi karşılanmış ve Baf kasabası Türk'leri adına konuşan [30 Aralık 1953 ilâ 1 Eylûl 1971 târihlerinde Kıbrıs Müftüsü] Müderris M. [Mehmed] Dânâ Efendi de [Baf, 1895 – 6.8.1972] bu fikri desteklemiştir. […]

“Üç saatlik samimi konuşma ve tartışmalardan sonra kürsüye gelen Doçent Dr. Derviş Manizade, birleşmek hususunda gösterilen azamî hüsnüniyetten sitayişle bahsetmiş, program ve ana nizamnameyi hazırlamak üzere müşeterek bir komisyonun teşkiline geçilmesini bu hususta umumî bir prensip kararı alınmasını teklif etmişti. […]

“(Bunun üzerine, bir Komisyon teşkîl edilmiş, Nizâmnâmenin hazırlanmasına, Komisyon Âzâları Manizade ve Ankara Kıbrıs Türk Kültür ve Yardım Derneği Temsilcisi Mehmet Ali Pamir'in çok emeği geçmiş, Nizâmnâmenin tamâmlanmasıyle,) nihayet gerek siyasî birlik, gerekse spor teşekküllerinin tek çatı altında birleşmeleri sağlanmıştı.

“Nitekim, birkaç yıl sonra, Rumların Enosis doğrultusundaki davranışları karşısında, Federasyon, söz sahibi olarak, protesto ve müdahalelerde bulunabilmiş, daha ileri yıllarda, EOKA harekâtı başladıktan ve daha sonra Kıbrıs için müzakerelere girişildiği sıralarda, Birleşmiş Milletler'de de, Kıbrıs Türkleri'ni temsil ederek haklarını korumuştur.” (Manizade 1975: 240-243)

Kıbrıs Türk Kurumları Federasyonu'nun ilk (ve 1957'de yerini Rauf Denktaş'a bırakıncıya kadar) Umûmî Reîsi Faiz Kaymak'ın îzâhatına nazaran, Kıbrıslı Türklerin hemen hemen tamâmını temsîl eden Federasyon'un mücâdelesinin iki sıklet merkezi vardı:

“Federasyon, iki ayrı cephede savaşmak zorunda idi: A-  Endişelendirici bir kıvama gelmiş bulunan Rum'ların Enosis çabaları; B- Zorla gasbedilmiş bulunan Türk'lerin haklarını, sömürge hükûmeti ile yeniden savaşarak kazanmak ve koruyabilmek.” (Kaymak 1968: 13)

 

2_1

 

“Kıbrıs'ın başşehri Lefkoşe'de”, Türklerden Ada'nın idâresini devralan İngilizler, ahâlî önünde, bayraklarını göndere çekiyorlar… Ada'nın idâresini muayyen şartlarla, muvakkaten ve emâneten devraldıkları günden îtibâren Türkleri dâimâ mağdûr edip Rumları şımarttılar ve Ada'yı İngiliz-Siyonist ittifâkının emperyalist emellerini tahakkuk ettirmek için kullandılar…

***    

YESEVÎZÂDE ALPARSLAN YASA - TERCÜMEİHÂL

1967'den beri “A. Yasa” ve “Yesevîzâde” imzâlı kitap ve makalelerin müellifi araştırmacı-yazar, Hacettepe Üniversitesi Fransızca Mütercim-Tercümanlık Anabilim Dalı ve Abant İzzet Baysal Üniversitesi Gazetecilik Bölümünden Emekli Yrd. Doç. Dr.

YESEVÎZÂDE ALPARSLAN YASA DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  547265

-