4 TEMMUZ 2020 CUMARTESİ

Yesevîzâde Alparslan Yasa

MUSTAFA KEMÂL’İN HASTALIĞI, ÖLÜMÜ, CENÂZESİ 639

Yesevîzâde Alparslan Yasa

İngiliz Sömürge Hükûmeti'nin gasbettiği Türk hakları

İngiliz Sömürge Hükûmeti tarafından “zorla gasbedilen” ve KTKF'nin tekrâr elde edilmesi için uğrunda mücâdele ettiği bu “Türk hakları” nelerdi? Federasyon Reîsi Kaymak, bu husûsta şu îzâhatta bulunuyor:

“[1943'ten îtibâren kurulan] partiler, Enosis isteklerine karşı mitingler düzenliyor ve ilgili makamlara protesto telgrafları çekiyorlardı. 1948'de vali Lord Winster döneminde ise, Türk istekleri, resmen kurulan Türk İşleri Komisyonu tarafından hazırlanan bir rapor aracılığı ile, sömürge hükûmetine sunulmuştu. [Kaymak, bu Komisyon'un Âzâsı idi.]

“(Kıbrıs'ın Sömürge) Hükûmeti, Türk toplumunun haklarını zorla ele geçirmiş ve onları sıkı bir baskı altında denetimine almıştı. Rum toplumunun kendi oyları ile seçilip başa geçirilen ve her gün ‘Enosis!' diye haykırıp duran Başpiskopos'larına karşı hiç ses etmiyen sömürge yönetimi, hükûmet mekanizmasını iyi niyetle destekleyen Türklerin haklarına saygı göstereceği yerde, onları Türk toplumumun elinden pervasızca almıştı. Örneğin Müftü seçmek hakkı Türk toplumuna verilmişken, Müftüyü kendi isteğince atamağa başlamış; kısa bir süre sonra da, ‘Dinsel Toplum Başkanlığı' diye anılan önemli bir makamı lağvederek, ‘Fetva Eminliği' adı altında ve evkâf yönetimi buyruğunda bir güçsüz makam yaratmıştı.

“Türk toplumunun din kurumlarını ve ata yâdigârı vakıf mallarının yönetimini bile, kendi buyruğunda bulunan ve yine kendininin atadığı ‘murahhas'ları ile yöneterek, toplumu, geleneksel haklarından yoksun kılıyordu. Hattâ, daha da aşırı giderek, ‘meşrutî' yönetimin devamı süresinde, ‘kavanin meclisi'ne Türk halkı tarafından seçilmesi gereken 3 meb'usluk makamı, evkâfa ve hükûmet gücüne dayanılarak, seçimleri baskı yoluyla kazanabilecek durumda olan kişilere peşkeş çekiyordu. 1930 seçimlerinde, bu zorlamalara kızan halk, başkaldırmış ve kendi bağrından kopup gelen temsilcileri seçebilmişti.

“Rumların 1931 isyanı üzerine, ‘kavanin meclisi' lâğvedilip ortadan kalkınca, Türk toplumu daha da hınçlı, gaddar bir baskı altına alınmıştı: Ortaokullar ve liseler de bu baskı alanı içindeydiler. […]

“Ortaokullar ve liselere her bakımdan el konulmuştu. Maddî yardım ve vaadlerde bulunarak, ortaokul ve lise komisyonlarını hükûmet yönüne çekmeği başarmışlar ve Mağusa dışında, tüm Türk okullarını denetimleri altına almışlardı.” (Kaymak 1968: 11-12, 14)

İngilizlerin Kıbrıslı Türklere verdikleri büyük zarârlar ve gûyâ “Türk” konsoloslarının umursamazlıkları

KTKF'nin 16 Eylûl 1952 târihli Raporu'nda da, İngilizlerin Kıbrıslı Türklere verdikleri pek büyük zarârlar cümlesinden olarak şu ibretâmîz îzâhat mündericdir:

“1878 İngiliz işgali sırasında, ekseriyeti itibariyle büyük arazi sahibi, çiftçi ve memur olan ve imtiyazlı bir mevkide bulunan Kıbrıs Türk topluluğu, Birinci Cihan Harbine kadar tedricen ve bu harpten sonra sür'atle bu mevkiini kaybetmiş ve iktisaden zayıf bir duruma düşmüştür. Bu olayın mes'uliyeti, hiç değilse %50 nisbetinde mahallî İngiliz Hükûmetine aittir.

“İki Cihan harbi arasında, Kıbrıs Türkleri, mahallî Rum çoğunluğundan olduğu kadar müstemlekeci İngilizlerden de daima fena muamele görmüşler, gerek belediye, gerekse Hükûmet hizmetlerinden tedricen uzaklaştırılmışlardır.

“Türk çiftçisi, uzun zaman, murâbahacı, Türk düşmanı Rum tüccarların insafına terkedilmiş, son zamanlara kadar, ekseriyetin ekalliyeti ezmemesi için mahallî Hükûmet     tarafından sosyal ve iktisadî hemen hiçbir tedbir alınmamıştır.

“Bugün dahi müstemlekeci İngilizlerin ve Türk konsoloslarının lâkayd gözleri önünde, ekseriyeti itibariyle Rum üyelerden müteşekkil belediye meclislerinde alınan kararlarla Türk halkı her gün her türlü haksızlıklara maruz bırakılmaktadır. […]

“5 milyon sterlin değerinde emlâk ve akara sahip olduğu tahmin edilen Kıbrıs Evkafı, bugün köhne ve kısır bir müessese halinde durmaktadır. Kıbrıs'ta Evkaf İdaresinin rasyonelleştirilmesi ve Evkaf mallarının kıymetlendirilerek lâyıkı veçhile işletilmesi suretiyle elde edilecek muazzam gelirlerin Kıbrıs Türk Topluluğunu sür'atle kalkındırıp iktisaden kuvvetli bir kitle haline getirmesi mümkünken, İngiliz Müstemleke Hükûmetinin haksız ve yersiz müdahaleleri ve Türklere ait her işi sürüncemede bırakan icraatı yüzünden, Kıbrıs Türklerinin bütün kalkınma hamleleri akîm kalmaktadır.”  (Kaymak 1968: 75, 78)

1_15 

Lefkoşe'de münteşir Bozkurt; Günlük Müstakil Siyasî Gazete'nin 29 ve 30 Ocak 1958 târihli nüshalarında, Kıbrıslı Türklerin bir gün evvelki Taksîm Nümâyişi esnâsında İngiliz askerleri tarafından aşırı şiddet kullanılmasını, bu esnâda işledikleri iki cinâyeti, kalabalık üzerine ateş açarak ve jip sürerek, ayrıca coplarla saldırarak sebeb oldukları yaralanmaları  protesto maksadıyle 27 Ocak 1958 günü yine Lefkoşe'de tertîb edilen nümâyiş esnâsında yaşanan pek elîm, pek fecî hâdiselerin in'ikâsı ve namazları Selîmiye Câmii'nde kılınan 7 şehîdin cenâze konvoyu: “Bir avuç Türke karşı uçak kullanıldı… Türk evlerine tecâvüz başladı… Emniyet kuvvetleri Türklerle intikam savaşı mı yapıyor? Mağusa, Lârnaka, Lefke ve Baf'ta [Taksîm lehinde] nümayişler yapıldı… Topsuz, tüfeksiz İstiklâl Savaşı yapan şehitlerimizi saygı ile anarız… Kıbrıs Türktür Partisi Başkanı Dr. Fazıl Küçük'ün basına beyanatı: Türklerin can ve mal emniyeti için yegâne çare taksimdir…”

 

YESEVÎZÂDE ALPARSLAN YASA - TERCÜMEİHÂL

1967'den beri “A. Yasa” ve “Yesevîzâde” imzâlı kitap ve makalelerin müellifi araştırmacı-yazar, Hacettepe Üniversitesi Fransızca Mütercim-Tercümanlık Anabilim Dalı ve Abant İzzet Baysal Üniversitesi Gazetecilik Bölümünden Emekli Yrd. Doç. Dr.

YESEVÎZÂDE ALPARSLAN YASA DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  757490

-