6 AĞUSTOS 2020 PERŞEMBE

Yesevîzâde Alparslan Yasa

MUSTAFA KEMÂL’İN HASTALIĞI, ÖLÜMÜ, CENÂZESİ 645

Yesevîzâde Alparslan Yasa

wPE3xK

 

(Hür Söz, 7.12.1948, s. 1) 

28 Kasım 1948 Ayasofya Nümâyişi, Kıbrıslı Türklerden, mevcûdiyetlerini isbât ve haklarını taleb sadedinde Kıbrıs semâlarına yükselen ilk büyük çığlık oldu… O gün, Ayasofya (bilâhare Selîmiye) Meydanı'nda, bütün Kıbrıslı Türkleri temsîlen 15 bin nümâyişçi vardı ve orada, Enosis'e aslâ müsâade etmiyeceklerine dâir hep berâber yemîn ettiler… Rum gazeteleri ve İngiliz Reuter haber ajansı, bekleneceği vechiyle, nümâyişçilerin sayılarını az göstermişler, Hür Söz gazetesi de, bu resmi basarak, onları tekzîb etmişti…

***    

 

 

Kıbrıslı Türklere yapılan “zımnî jenosid” muâmelesi

Yukarıdaki “İlhâk ve Muhtâriyeti Protesto Mitingi”ne dâir ikinci îlânda, “bizi ölü bilenler” deniyor… “Kıbrıslı Türkleri ölü bilenler”, onları ademe mahkûm edenler, herkesten evvel, Kemalist Hükûmetlerdi…

tI4Rgq

(-Kıbrıs'ta münteşir- Halkın Sesi, 1.12.1948, s. 1; Güngör Toplu, “Kıbrıs Türklerinin Bağımsızlık Mücadelesinde Bir Dönüm Noktası: 28 Kasım 1948 Mitingi”, Opus; Uluslararası Toplum Araştırmaları Dergisi, 2016, cild 6, sy. 11, ss. 689-702, s. 700'den iktibâs)

Türklerin Kıbrıs'tan yükselen ilk büyük çığlığı, Lefkoşe – Ayasofya (1954'te verilen yeni isimle Selîmiye) Meydanı'nda tertîb edilen 28 Kasım 1948 Nümâyişi oldu… Nümâyişe, Kıbrıs'ın her tarafından koşup gelen 15 bin Türk iştirâk etmiş, onların tasvîbkâr alkışları altında, Türk liderleri, Enosis'i ve Rum hâkimiyetine dayanan Muhtâriyet'i kat'î bir dille takbîh ve reddetmişlerdi… Soldaki resimde, Kıbrıslı Türklerin büyük lideri, o esnâda henüz 24 yaşında genç bir avukat olan Rauf Denktaş, Nümâyişte halka hitâb ederken, sağda ise, Nümâyişten iki intibâ görülüyor…

Millî şahsıyetimizi muhâfaza ederek Kıbrıs'ta, Anadolu'da ve sâir Vatan Diyârlarında ebediyen vâr olabilmemiz için onun şu öğütleri şuûrumuzda dâimâ uyanık bulunmalıdır: “(1974 Harekâtı'ndan sonra ortaya çıkan eserde,) beşikteki çocuklardan en yaşlımıza kadar herkesin gözyaşı, âhı, acısı, emeği, teri, kanı ve canı vardır. Atlılar'daki 17 günlük şehîdi, Taşkent'te, Baf'ta Rum kurşunu ile yok edilen kardeşleri, kirletilen genç gelinleri, esîr kamplarında kan ağlıyan insanları unutma! Unutma ki geçmişin acılarını yeniden tatmıyasın! Unutma ki geçmişi bilmiyenlerin veyâ bilmez görünenlerin telkînlerine kanmıyasın! Sana yapılanları hatırla ve seni on bir yıl ayakta tutan Anavatan'ın yardımlarını, en sonunda, Anadolu'dan coşkulu bir sel gibi akarak gelen kardeşlerinin bu topraklara oluklar hâlinde akan kanlarını, 20 Temmuz'ları unutma!” (Kıbrıs Türklerinin Varlık Mücadelesi Karma Sergisi, Lefkoşe, 23 Aralık 2019,  Gazi Üniversitesi'nin –Kıbrıslı Mêzûnlarına- Armağanı, s. 156. Denktaş'ın sözlerindeki “önerilerine kanmıyasın” îkāzını “telkînlerine kanmıyasın” şeklinde değiştirdik. “Öneri”ucûbesi, Kemalist Uydurma Dilde, hem “tavsıye”, hem “teklîf” karşılığında kullanılıyor; burada bu iki kelime de isâbetsiz duruyor… Bundan mâadâ, metnin imlâsını, İstanbul Türkçesinin imlâsına uyarladık…)

***  

 

YESEVÎZÂDE ALPARSLAN YASA - TERCÜMEİHÂL

1967'den beri “A. Yasa” ve “Yesevîzâde” imzâlı kitap ve makalelerin müellifi araştırmacı-yazar, Hacettepe Üniversitesi Fransızca Mütercim-Tercümanlık Anabilim Dalı ve Abant İzzet Baysal Üniversitesi Gazetecilik Bölümünden Emekli Yrd. Doç. Dr.

YESEVÎZÂDE ALPARSLAN YASA DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  081571

-