6 AĞUSTOS 2020 PERŞEMBE

Yesevîzâde Alparslan Yasa

MUSTAFA KEMÂL’İN HASTALIĞI, ÖLÜMÜ, CENÂZESİ 649

Yesevîzâde Alparslan Yasa

Kıbrıs Müftüsü Müderris Mehmed Dânâ Efendi

Baflı Müderris Mehmed Dânâ Efendi (Baf, 1313 / 1897 – Lefkoşe, 5.8.1972, Lefkoşe Kabristanı), Kıbrıs Türklüğüne büyük hizmetlerde bulunmuş, geniş müktesebâtı olan, pek kıymetli, her zaman hayırla yâdedilecek bir şahsıyettir. 

Baf Medresesi Müderrislerinden Hacı Hâfız Ali Fâik Efendi'nin oğludur. Daha çocukluk yaşlarından îtibâren kendini Medrese içerisinde bulmuş ve genç yaşta Müderris (Profesör) olmuştur. Tahsîli Dîn ağırlıklı olmasına rağmen, müsbet ilimler ve ecnebî lisânlara da büyük alâka duymuş, ictimâiyât, felsefe, mantık sâhalarında kendini yetiştirmiş, Arapça, Farsça, İngilizce, Rumca öğrenmiştir.

1943'te têsîs edilen Kıbrıs Adası Türk Azınlığı Kurumu'nun (KATAK) 2 Mayıs 1943'te Baf Şûbesi açıldığı zaman, orada İdâre Hey'eti Kâtibi olarak vazîfe almış, Kıbrıslı Türklerin teşkîlâtlı mücâdelesinde hep ön saflarda bulunmuştur.

KATAK'ın İngiliz Mahâllî Hükûmeti nezdinde yürüttüğü mücâdele netîcesinde Türk Cemâati kendi Müftüsünü seçme hakkı elde edince, Ada'nın seçimle iş başına gelen ilk Müftüsü oldu ve 30 Aralık 1953'ten (fiilen Müftülüğe başladığı târih: 17 Ocak 1954) 1 Eylûl 1971'deki emekliliğine kadar bu makām onun uhdesinde kaldı. (Ahmet An'ın, Kıbrıs 'ın Yetiştirdiği Değerler (1182 - 1899) isimli eserinden –Ankara: Akçağ Yl., 2002, 502 s.- uyarlıyarak; Havva Aktunç, Mehmet Ataker'in İstiklâl Gazetesindeki Yazıları -1952 / 1953-, Yüksek Lisans Tezi, Yakın Doğu Üni., 2002, ss. 29-30'dan naklen; ayrıca doğrudan ulaştığımız başka kaynaklar)

Dânâ Efendi'den Kıbrıs Türklerine çok mânîdâr bir hâtıra, Katolik kilisesi olarak inşâ edilip fâtihlerimiz tarafından câmie tahvîl edilen bâzı mukaddes târihî binâlara, Kıbrıs'a kazandırılan 4,5 asırlık Türk hüviyetine daha muvâfık ve Ada'yı fethedip îmâr eden ecdâdımıza karşı da daha kadirşinâsca isimler vermiş olmasıdır. Bu cümleden olarak, 1954'te, Lefkoşe'deki Fransız Lüzinyan (Lusignan) Hânedânı devrinde gotik üslûbuyle 1208 – 1326 senelerinde inşâ edilen “Ayasofya” (Cathédrale Sainte-Sophie) Câmii'nin ismini, (Ada'yı fethettiren Pâdişâh II. Selîm'e izâfeten) “Selîmiye”ye ve Gazimağusa'daki yine Lüzinyan devrine âid (inşâsı: 1298 – 1312) “Küçük Ayasofya” veyâ “Mağusa Ayasofya'sı” Câmii'nin ismini de (Ada'yı fetheden Başkumandana izâfeten) “Lala Mustafa Paşa”ya çevirmiştir… (https://www.lefkosabelediyesi.org/tarihi-ve-turistik-yerler/selimiye-camii/; 18.6.2020) (https://fr.wikipedia.org/wiki/Cath%C3%A9drale_Sainte-Sophie_de_Nicosie;  (20.6.2020) (https://www.tatildukkani.com/lala-mustafa-pasa-cami-saint-nicolas-katedrali; 16.6.2020)

 

 

 x5BizA

Rahmetli Müderris Mehmed Dânâ Efendi, Kıbrıs'ın, Türk Cemâatinin serbest reyiyle seçilmiş (30 Aralık 1953) ilk (ve maâlesef tek) Müftüsüdür (17.1.1954 – 1.9.1971). Lefkoşe'nin târihî hâtıralarla dolu büyük Selîmiye Câmii'ne bu ismi kazandıran, Dânâ Efendi'dir. Fransız Lüzinyan Hânedânı tarafından 13-14. asırlarda, gotik üslûbuyle, bir Katolik mâbedi olarak inşâ ettirilen bu binâ, Kıbrıs fâtihleri tarafından câmie tahvîl edilmiş, 1954'e kadar Ayasofya Câmii ismiyle anılmıştı… Selîmiye Câmii; önünde tertîb edilen 28 Kasım 1948 İlhâk ve Muhtâriyeti Protesto Mitingi'yle, Kıbrıslı Türklerin âdetâ dirilişine şâhidlik etti. O âna kadar  bir “zımnî jenosid” tavrıyle (Kemalist Hükûmetler dâhil, bütün dünyâ tarafından) mevcûdiyetleri dahi görmezlikden gelinen Kıbrıs Türkleri, muazzam bir kalabalık hâlinde toplandıkları Selîmiye (Ayasofya) Meydanı'ndan yükselen gür sedâlarıyle isbât-ı vücûd ettiler… O Mitingde Kıbrıslı Türklerin hak ve taleblerine tercüman olan hatîblerden biri de Mehmed Dânâ Efendi idi… Allâh, ihlâsla, Kıbrıs Dâvâmıza hizmet edenlerin cümlesinden râzı olsun! (Resimde, Selîmiye Câmii ile berâber,  28 Kasım 1948 Nümâyişinden bir intibâ –Hür Söz, 11.12.1949, s. 1- ve Mehmed Dânâ Efendi'nin vefât haberi –Bozkurt, 6.8.1972, s. 1- görülüyor.) Mâmâfih, Türkiye efkârıumûmiyesinde büyük akis uyandıran, (ileride bahsedeceğimiz vechiyle) bu 1. Ayasofya Nümâyişi değil de, 11 Aralık 1949'da tertîb edilen 2. Ayasofya (Selîmiye) Nümâyişi olacaktır…

***     

 

 

 

Müftü Dânâ Efendi'nin Kıbrıs için hâricî temâsları

Rahmetli Dânâ Efendi, Müftülük vazîfesinin ilk senesinden îtibâren, hâricî temâslarda bulunarak Kıbrıs ve Anadolu Türklerinin Ada üzerindeki haklarını tanıtmak için büyük gayret gösterdi.

Bu cümleden olarak tesbît edebildiğimiz ilk seyâhati, Aralık 1954'te, Ankara'ya ve oradan da (üç kişilik Kıbrıs Hey'etine dâhil olarak) Amerika'yadır. Bu ziyâretinde, evvelâ Hâriciye Vekîli Prof. Dr. Fuad Köprülü ile görüşmüş ve Amerika'daki temâslarında nasıl bir hatt-ı hareket tâkîb edeceği husûsunda onunla istişârelerde bulunmuştur. (Milliyet, 4.12.1954, s. 7)

Aralık 1954'teki Ankara ziyâretinde, hem Kıbrıs Mes'elesi hakkındaki bir akademik toplantıya iştirâk etmiş, hem de toplantıyı tâkîb eden yedi İngiliz gazetecisiyle ayrıca bir araya gelip  onlara Kıbrıs mes'elesi hakkında îzâhat vermiştir.

“Makaryos, Kıbrıs'tan sonra İstanbul'un da Yunanistan'a ilhâk edileceğini söylemiştir”

Kıbrıs Müftüsü Dânâ Efendi'nin Ankara'da iştirâk ettiği Kıbrıs Mes'elesi hakkındaki akademik toplantı, Dil ve Târih-Coğrafya Fakültesi'nde tertîb edilmişti. “KTKF Başkanı Faiz Kaymak, Üniversite profesörleri, Gençlik temsilcileri ve 7 İngiliz gazetecisinin hazır bulunduğu Akademik toplantı”da, Faiz Kaymak'la berâber, o da, Kıbrıs Dâvâmıza dâir îzâhat vermiş ve bu çerçevede, (Jenosidci Papaz) Makaryos'un, bir konuşmasında, sâdece Kıbrıs'ı değil, İstanbul'u da Yunanistan'a ilhâk etme hedefleri bulunduğunu ifâde etmekden çekinmediği husûsuna dikkat çekmişti:

“İstiklâl marşı çalındıktan sonra söz alan genç hatipler, Kıbrıs'ın Türkiye'ye her bakımdan bağlı olduğunu ilmî bakımlardan tahlil etmişler, Faiz Kaymak, bir konuşma yaparak, Ada'nın İngilizlere geçtiktenberi durumu hakkında izahat vermiştir. Ada Türklerinin bugünkü statüyü aynen muhafaza etmek taraftarı olduklarını belirten Faiz Kaymak, ilhakı kat'iyen kabul etmiyeceklerini ve böyle bir şey vukubulduğu takdirde bütün Ada Türklerinin Anavatana iltihak edeceklerini söylemiştir.

“Müftü Dânâ Efendi ise, yaptığı konuşmada, Kıbrıs'ın ilhakı propagandalarını Ada'daki komünist Rumların yaptığını söylemiş, Makarios'un, bir konuşmasında, Kıbrıs'tan sonra İstanbul'un da Yunanistan'a ilhak edileceğini söylediğini naklen anlatmıştır.

“Merasime Dağbaşını duman almış marşile son verilmiş, bunu müteakip de İngiliz gazetecileri ile profesörlerin iştirakiyle bir akademik seminere başlanmıştır.” (Milliyet, 9.12.1954, ss. 1 ve 7)

 

 

 

YESEVÎZÂDE ALPARSLAN YASA - TERCÜMEİHÂL

1967'den beri “A. Yasa” ve “Yesevîzâde” imzâlı kitap ve makalelerin müellifi araştırmacı-yazar, Hacettepe Üniversitesi Fransızca Mütercim-Tercümanlık Anabilim Dalı ve Abant İzzet Baysal Üniversitesi Gazetecilik Bölümünden Emekli Yrd. Doç. Dr.

YESEVÎZÂDE ALPARSLAN YASA DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  953353

-