6 AĞUSTOS 2020 PERŞEMBE

Yesevîzâde Alparslan Yasa

MUSTAFA KEMÂL’İN HASTALIĞI, ÖLÜMÜ, CENÂZESİ 650

Yesevîzâde Alparslan Yasa

 ZdxThm

(-Lefkoşe'de münteşir- Bozkurt, 17.8.1960, s. 1)

Şubat 1959 Zürih ve Londra Muâhedelerine istinâden, 16 Ağustos 1960'ta “şartlı müstakil” Kıbrıs Cumhuriyeti îlân edilmiş, o gün, Muâhedeler muvâcehesinde, Türk Cemâati tarafından 3 Aralık 1959'da Kıbrıs Cumhûr Reîsi Muâvini seçilen Dr. Fâzıl Küçük ve Rum Cemâati tarafından Kıbrıs Cumhûr Reîsi seçilen Başpiskopos Makaryos ile yeni Hükûmetin İcrâ Vekîlleri, Kıbrıs Esâsiye Kānûnu'na sadâkat yemîni yapmışlardı. Resim, o ânı kaydediyor… (Makaryos'un bir adım arkasında, solundaki zât, Dr. Fâzıl Küçük'dür.)

Ne var ki kırk yıllık Yani, Kânî olmamış, senelerin EOKA'cı, jenosidci Papazı, halka daha ilk hitâbesinde, Kıbrıs Cumhûriyeti'ni ihdâs eden mezkûr Muâhedelerin rûhuna ihânet ederek, kendisinin  iş başına geçmesiyle, “sekiz asırlık esâretin sona erdiğini”,  Kıbrıs'ta artık “Yunan idâresi”nin teessüs ettiğini îlân etmişti…

Aynı hitâbesindeki “Kıbrıs gemisinin dümeni elimizdedir. Azimle bunu ileriye götürmek ve ümitlerimizin uzak ufuklarına ve arzularımıza ulaştırmak bizim elimizdedir.” sözleriyle de, Enosis yemîninden hiç vazgeçmediklerini, ellerindeki büyük imkânları kullanarak, Kıbrıs'ı er-geç bir “Helen Cumhûriyeti” hâline getirmek için çalışmıya devâm edeceklerini îmâ ediyordu… (Makaryos'un 1950'li senelerde, Faneromani Kilisesi'nde, Cemâatine yaptırdığı Enosis Yemîni şöyleydi: “Bu kudsî lokalde, hep berâber sadâkat yemînini verelim: Ölünceye kadar Millî Dâvâya sâdık kalacağız! Bu Dâvâda gerilemiyecek, (Dâvâdan) fedâkârlık yapmıyacak ve uzlaştırıcı bir hareketi kabûl etmiyeceğiz! Şiddet hareketlerini ve istibdâdı cesâretle karşılayacak ve ilhâk, yalnız ilhâk tahakkuk edinceye kadar mücâdelemize devâm edeceğiz!” (Bozkurt, 8.10.1960, s. 1'den naklen)

Nitekim, “Kıbrıs gemisinin dümenini eline almasının” üzerinden çok geçmeden, Kıbrıs Esâsiye Kānûnu'nda, Rumların hâkimiyetini têmîn edecek sûrette tâdîlât istedi… Arkasından Zürih ve Lozan'da imzâ edilmiş (Kıbrıs, Türkiye, Yunanistan arasındaki) Üçlü İttifâk Muâhedesi'ni tek taraflı olarak feshettiğini îlân etti… 1963 Aralık'ında, bir def'a daha, katliâm, tedhîş, yıldırma yoluyle Ada'daki Türk mevcûdiyetini ortadan kaldırma, yâni jenosid siyâsetini tatbîkāta koydu; hayâsızca, bu siyâsetini de, “Türklerin isyânını bastırma harekâtı” olarak tavsîf etti… İlh…

Lâkin bütün megaloman milletdaşları gibi, ihtirâsları Kıbrıs'la da tatmîn olacak gibi değildi: Müftü Dânâ Efendi'nin onun bir nutkundan naklen rivâyetine nazaran, hedefinde İstanbul da vardı…

Son iki asırdır başımıza gelenleri göz önünde bulundurursak, bunların hiç de boş hayâller olmadığını anlarız! Onların menhûs hayâllerini boşa çıkarmak için, resmî, yâni muharref târihi çöpe atıp hakîkî târihimizi keşfetmeli, onun üzerinde ibretle teemmül etmeli, bizi Anadolu'dan ve târihten silmek için binbir entrika çeviren gizli-âşikâr bütün muhâsımlarımıza karşı dâimâ teyakkuz hâlinde bulunmalı ve mütecâviz olmadan kendimizi müdâfaa edebilecek kadar kuvvetli olmalıyız!

***    

 

Mehmed Dânâ Efendi'nin Aralık 1954'te, Nevyork'ta, BMT nezdindeki faâliyetleri ve avdetinde İstanbul'daki temâsları

Evvelce îzâh ettiğimiz vechiyle, Yunan Hükûmeti ve Makaryos liderliğindeki Kıbrıs Rum Cemâati, 1950'li senelerde de, mütemâdiyen ve muhtelif tâbiyeler kullanarak Enosis'i tahakkuk ettirmek için teşebbüslerde bulunuyordu. Bunlardan birisi de, Kıbrıs mes'elesinin, Birleşmiş Milletler Teşkîlâtı Umûmî Hey'etinde görüşülmesi ve oradan Enosis lehinde bir karâr çıkartılmasıydı. Yunan Hükûmeti, bu niyetle, Kıbrıs mes'elesinin Umûmî Hey'etin rûznâmesine alınması talebinde bulunmuştu. Makaryos, bu teşebbüsten çok ümîdvârdı ve Umûmî Hey'etin toplanacağı Aralık 1954'te Nevyork'a giderken, -Dânâ Efendi'nin rivâyetiyle- “Kıbrıs'ın tapusunu Birleşmiş Milletler'den alıp Rum ekseriyetine ve Yunan milletine götüreceğini vâdetmişti”… Lâkin teşebbüsleri akîm kaldı: BMT Siyâsî Encümeni'nde mes'elenin Umûmî Hey'ette müzâkere edilmesinin aleyhinde bir karâr çıkmasını müteâkib, BMT Umûmî Hey'eti de, Kıbrıs mes'elesini müzâkere rûznâmesine almayı reddetti… (Bruno Haller, Une Assemblée au service de l'Europe; L'Assemblée parlementaire du Conseil de l'Europe 1949-1989, Strasbourg: Éd. du Conseil de L'Europe, 2006,  p. 113)

Yunanlıların bu teşebbüsünü akāmete uğratmak maksadıyle, Türkiye'nin gayretlerine muvâzî olarak, Kıbrıslı Türkler de, KTKF Reîsi Faiz Kaymak riyâsetindeki üç kişilik bir hey'eti Nevyork'a göndermişlerdi.  Bu hey'ete Dânâ Efendi de dâhildi:

“Newyork'taki Kıbrıs Türklerinin özel çağrısı üzerine, hey'etimize Kıbrıs Müftüsü Dânâ Efendi de katıldı. Böylece, 1954 aralık ayında Newyork'a giden hey'etimiz ikinci kez Birleşmiş Milletler'de üye bulunan devletlerin delegeleriyle ilişkilerde bulundu ve Kıbrıs Türklerinin ‘Enosis'e karşı olduğunu söyleyerek nedenlerini açık-seçik belirtti.”(Kaymak 1968: 38)

Nevyork'ta BMT nezdinde temâslarda bulunacak Kıbrıs Türk Hey'etinin Reîsinin, Faiz Kaymak ve üçüncü Âzâsının Avukat Ahmet Zaim olduğu da şu haberden öğreniliyor:

“New-York, 12  (Ajans Türk) – Faiz Kaymak'ın başkanlığı altında, Müftü Mehmed Dânâ Efendi ve avukat Ahmet Zaîm'den teşekkül eden Kıbrıs Türk hey'eti bugün saat 17.30 da New-York'a muvasalat etmiştir.

“Hey'eti, Amerika'da bulunan Türk ve Kıbrıslılardan müteşekkil 500 kişiden fazla bir kalabalık hava alanında buketlerle karşılamıştır. Hey'et Başkanı Faiz Kaymak, gazetecilerle yarın sabah bir görüşme yapacaktır.” (Milliyet, 13.12.1954, s. 1)

“Türkiye Hükûmeti, Kıbrıs Türklerinin mukadderâtını [nihâyet] bir dâvâ olarak ele aldı”

Hem Kaymak'ın “Newyork'taki Kıbrıs Türklerinin özel çağrısı üzerine, hey'etimize Kıbrıs Müftüsü Dânâ Efendi de katıldı” şeklindeki ifâdesinden, hem de aşağıdaki haberden, Dânâ Efendi'nin, Kıbrıs Türkleri nâmına Nevyork'a giden Hey'ete biraz zoraki (“Nevyork'ta bulunan İlhâk Aleyhdârı Türk Komitesi'nin dâveti üzerine”) dâhil edildiği intibâı hâsıl oluyorsa da, onun, -yukarıda bahsettiğimiz vechiyle- gerek 2 Mayıs 1943'te KATAK Baf Şûbesi'nin, gerekse 8 Eylûl 1949'da KTKF'nin teşkîline ve bu teşekküllerin faâliyetlerine katkısı nazar-ı dikkate alındığında, yine de Hey'etle âhengdâr faâliyette bulunduğu, Kıbrıs Mes'elesinin hâlli husûsunda KTKF'den farklı bir görüşe sâhib olmadığı anlaşılır…

YESEVÎZÂDE ALPARSLAN YASA - TERCÜMEİHÂL

1967'den beri “A. Yasa” ve “Yesevîzâde” imzâlı kitap ve makalelerin müellifi araştırmacı-yazar, Hacettepe Üniversitesi Fransızca Mütercim-Tercümanlık Anabilim Dalı ve Abant İzzet Baysal Üniversitesi Gazetecilik Bölümünden Emekli Yrd. Doç. Dr.

YESEVÎZÂDE ALPARSLAN YASA DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  142953

-