8 TEMMUZ 2020 ÇARŞAMBA

Hüseyin Adalan

ÖRGÜTÜN YAPILANMASI VE ORGANLARI ( 7 )

Hüseyin Adalan

6-) Örgütü Yönetme Şekli;

Fetullah Gülen'in yurt dışına çıkış yaparak ABD Pensilvanya'daki çiftliğe yerleşmesine rağmen, grubun Türkiye'deki ve dünyanın diğer ülkelerindeki tüm faaliyetleri son derece katı bir merkeziyetçilikle, yine anılan tarafından yönetilmektedir.

Fetullah Gülen'in kurduğu paralel devlet yapılanmasını yurt dışından gönderdiği talimatları sevk ve idare etmektedir.

Aciz, fakir ve sembolik ifadesi ile kendisini kıtmir ( F. Gülen Türkiye'de en çok hakaret ve tazminata davası açan kişidir. Tenkide tahammül edememektedir. Kendini kıtmir şeklinde ifade etse de gerçekte o bir kibir abidesidir. Onu her eleştirene örgütü saldırmaktadır. ) şeklinde ifade etse de –ki "fazla tevazu, kibirdendir"- gerçekte bütün ülkelerdeki yatırımları, rafineri işlerini, ihaleleri, finans ve bankacılık sektöründeki para trafiğini, medyadaki kimin ne yazıp çizdiğini bilip yönlendiren bir kimsedir.

Siyasete taraf olup ülke başbakanına hakaret ederek, otorite sahiplerine beddua edip firavun, nemrut, yezit türü yakıştırmalar yapabilmektedir.

Cumhurbaşkanına sulh mektubu yazıp bürokraside görevden almalara son verilmesi için talimat bile gönderebilmektedir.

Fetullah Gülen, gazete ve televizyon yayınlarının politikasından ziyarete gelen iş adamlarına verilecek hediyeye, ( Deliller-20 Klasörü, 10 ve 13 Nolu Delil. İşadamı Mustafa Koç'a tespih hediye edilmiştir.)

Ölen işadamına taziye mesajı yayınlamadan, (İşadamı Mustafa Koç'un ölümü üzerine taziye mesajı yayınlamıştır. )

Afrika'da seçilen ve göreve gelen devlet başkanına gönderilecek kutlama mesajına, ( Mısır'da darbe yapan General Sisi'yi kutladığına dair yayınlar çıkmıştır.)

Bankanın kurtarılması için örgüte yapılacak çağrıya, ( Bu çağrı için Deliller-20 Klasörü, 14 Nolu Delil.)

İşledikleri suçtan tutuklanan polislere cesaret vermeden, ( Cesaretlendirmesi ve tahliye emri Deliller-19 Klasörü, 4/e Delili. )

Ülkenin siyasi tercihlerine, ( Deliller-20 Klasörü, 12 ve 15 Nolu Deliller. )

Oyların seçimde hangi partiye hangi şartlarda verileceğinden televizyon film senaryosuna kadar örgütün her alanına hâkimdir ve fiilen yönetmektedir.

Örgüt ondan emir almadan hareket etmemektedir.

O istemeden ona rağmen örgütün hükümeti ve devleti hedef alması disiplin, organizasyon, hiyerarşi ve ideoloji bakımından imkânsızdır.

Diğer yandan F. Gülen istediği zaman aradan geçen sürede hatasını kabul edip eğitim dışındaki örgütün bütün faaliyetlerine bir son verip bu yoldan dönebilmesi mümkün iken bu yolu kullanmamıştır.

Örgütünü devlete karşı kışkırtmaya devam etmiş, siyaseten taraf olmuştur.

Örgütün daha fazla suça karışmasını önlemek yerine açıklamalarıyla örgütü daha da terörize edip devlet ve siyasal iktidar düşmanı haline getirmiş, gizlediği amacını gerçekleştirecek ordu olarak örgütünü görmüştür.

Sağlık problemlerine ve yaşı ilerlemiş olmasına rağmen, kendisine bağlı gazetelerin yayın politikasından, TV'de yayınlanan bir dizinin senaryosuna, ziyaret edilecek bir iş adamına verilecek hediyeden, Afrika'daki bir devlet görevlisine gönderilecek kutlama mesajına kadar kendisinden talimat alınan bir lider konumundadır.

Çeşitli internet sitelerinde yer alan ses kayıtlarından da bu durum açıkça anlaşılmaktadır.

Fetullah Gülen Herkül.org.'ta yayınlanan, Bamteli, Liyakat ve Alperen isimli 30.03.2009 tarihli konuşmasında, Muhsin Yazıcıoğlu'nun 27.03.2009 tarihinde geçirdiği kazayı anlatmıştır.

Fetullah Gülen “dosttu, yakındı hizmete taraftardı, karakterli bir insandı” dedikten sonra komplo teorisine girilmemesini, M. Yazıcıoğlu'nun başına 4-5 kez sürpriz trafik kazaları geldiğini, onları atlatmaya çalıştığını fakat bu defa farklı bir şekilde gittiğini, bir yönü ile şüphe etmek gerektiğini her şeyi kurcalamak, bakmak lazım geldiğini açıkladıktan sonra “aldanma ve aldatmanın günah olduğunu”, aldananların böyle kurban olduğunu, perşembe akşamı vefat edip cuma günü cenazeye ulaşılabildiğini, askerin seferber olduğunu, sivil inisiyatifin elinden geleni yaptığını, şerefli bir ölüm olduğunu, bu meselelere bakarak kimseyi suçlamaya gerek olmadığını, karşı tarafın hıyanetine ihtimal vermek gerektiğini, herkesin elinden geldiğince havayı yumuşatmaya çalışmasını, başkalarının çıkıp emaneti alıp götüreceğini, meselenin büyütülmemesini, arkasında bıraktığı izlerin sürekli değişik şeylerin yol bulmasına vesile olacağını, endişe edilmemesini, olumsuz düşüncelerin baskı altına alınmasını, beyanatların yumuşatmaya matuf olmasını örgütüne ve kamuoyuna açıklamıştır. (Deliller-36 Kls, 9/e

Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümünün hemen peşinden bu açıklamanın yapılması ve unutturulmaya çalışılması oldukça tuhaftır.

Konuşmadaki siyasi özel vurgular, onun ve örgütünün bu işte parmağı olabileceğini ve unutturmak için çalıştıklarını göstermektedir.

Örgüt ancak sonradan bunu bir fırsata dönüştürüp kazayı lehine istismar etmiştir.

Saygın bir din adamı görüntüsü vermeye çalışmasına rağmen anılan, konuşmalarında dini ifadelere ve insanları kolayca etkileyebilen duygusal yaklaşımlara (çoğu konuşmasında ağlaması gibi) yer vermekle birlikte, siyasetten ekonomiye, kurum atamalarından Türkiye'deki misyon temsilciliklerine yapılacak ziyaretlere kadar her konuda talimatlar verip, bilgi alan bir şahıstır.

Örgütte tek adam konumundaki Fetullah Gülen, kişisel özelliklerinin de etkisiyle kendisinden sonra gelecek ikinci adam belirlememiştir.

Onun yerine kimin geçeceği örgüt içerisinde belirsizdir.

Ancak Fetullah Gülen'in tek adam, tek lider olma arzusu ve kendisine rakip gördüğü herkesi pasifize etmesi nedeniyle yerine kimin geçeceği hakkında net bir bilgi bulunmamaktadır.

Örgütün önderi yerine kendinden sonra geçecek olan imamı seçmemiş, nasıl işbaşına geleceğini de göstermemiştir.

Yerine gelecek kişiyi kendisini öldürür diye seçmediği de iddia edilmektedir.

Güçleri ya da ilişkileri itibarıyla ileriki dönemde kendisine karşı çıkabileceklerini düşündüğü Nurettin Veren, Kemalettin Özdemir, Latif Erdoğan gibi önemli yol arkadaşlarını ise süreç içerisinde önce pasifize etmiş sonra da çeşitli mülahazalarla ya da suçlamalarla gruptan uzaklaştırmıştır.

 

HÜSEYİN ADALAN - TERCÜMEİHÂL

HÜSEYİN ADALAN DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  527497

-