13 TEMMUZ 2020 PAZARTESİ

M. Mustafa Yıldız

PKK SADECE PKK DEĞİLDİR!

M. Mustafa Yıldız

Türkiye dünyanın en kritik ülkesi…

Bakmayın siz şu aralar moralimizin bozuk olduğuna… Her dönemin bir başlangıcı ve sonu vardır.

30 yıldır güzel ülkemiz bir terör belasıyla boğuşuyor.

Sahnede “Kürtler adına hak arıyorum!” yalanıyla başta Kürtler olmak üzere 30 binden fazla vatandaşımızın canına kıyan katil bir örgüt, arkasındaysa emperyalist vampirler var.

PKK sadece PKK değildir” derken kandan beslenen Batılı emperyalistlerin eli kanlı terör örgütünü nasıl kullandıklarını detaylandırmak gerekiyor.

Ana kaynak: Uyuşturucu parası!

Birleşmiş Milletler 2014 uyuşturucu raporuna göre dünya nüfusunun yüzde beşi uyuşturucu maddelerin kıskacında. Yani 243 milyon kişi uyuşturucu kullanıyor.

Uyuşturucu baronlarıysa haşhaş ihtiyacını Afganistan'dan sağlıyorlar.

Dünyadaki her şeyin olduğu gibi uyuşturucunun da bir maliyeti var ve bunu azaltmak baronların en büyük isteği.

Uyuşturucu hammaddelerinden biri olan Asetik Oksilin litre fiyatı 2002'de 8 dolarken, 2011'de 430 dolara yükseldi. Afganistan'daysa 1,5 dolara mal ediliyor.

Küresel haşhaş üretiminin yüzde 80'ninden fazlasına sahip olan Afganistan yasadışı haşhaş üretiminde birinci sırada yer alıyor.

Afganistan'da 2014 yılında 296 bin hektar haşhaş ekildi. Bu, 1987 yılından beri en yüksek miktardı.

Peki, dünyanın gözü önünde nasıl oluyor da bu kadar büyük miktarda uyuşturucu üretimi yapılabiliyor?

Afganistan'daki tarlalarına kadar gittiğim sonra da ülkemize kadar gelişini bizzat takip ettiğim uyuşturucunun Ülke TV'de yayınlanan dosyasında bu sorunun yanıtına çok yaklaştık.

Ana çıkış noktamız yabancı haber ajanslarında yer alan Afgan haşhaşının "terörist grupların kontrolünde" üretildiği ifadesiydi.

Bir başka ilginç ayrıntıysa Batılı haber kanallarının neredeyse hepsinin Afganistan kaynaklı uyuşturucu haberi yaparken sarıklı, takkeli Afganların görüntüleriydi.

Görünmeyen bir el afyon tarlalarına kimsenin yaklaşmaması için başına Taliban ve El Kaide gibi örgütleri getirip oraya koymuştu.

İslam'ı referans gösterip adları terörle anılan bu örgütlerin etkin olduğu bölgeler tam da afyon tarlalarının bulunduğu yerlerdi.

Baronlar dünyanın gözü önünde yasadışı haşhaş üretiyorlardı. Hatta Helmand bölgesinde bizzat ABD ve İngiliz askerlerinin haşhaş tarlalarının güvenliğini sağladığı skandalı bile patladı.

Afgan halkını uyuşturucu üretmekle suçlamak, büyük resmi gizlemenin en basit yolu.

Oysa uluslararası uyuşturucuyla mücadele masasının uyuşturucu rotası Afganistan'ın bu devasa organizasyonda sadece başlangıcı olduğunu ortaya koyuyor.

Devamı mı? Tabi ki Türkiye'den geçiyor. Afganistan kaynaklı uyuşturucunun Batı ülkelerine giden en kısa ve maliyetsiz yolu Balkan rotası olarak adlandırılan Türkiye…

İşte terör örgütü burada devreye giriyor. Doğu sınırından ülkemize sokulmak istenen uyuşturucunun koruyuculuğunu PKK üstleniyor.

Bizi, hakla, özgürlükle, demokrasiyle oyalarken hayal bile edemeyeceğiniz hacimdeki kirli paralar ülkemiz üzerinden birilerinin cebine giriyor.

Aracılığınıysa taşeron örgüt PKK yapıyor.

Mevcut şartlarda PKK'nın uyuşturucudan kazandığı paranın hacmi ortada. Kimi ayda 8 milyon dolar kimiyse 30 milyon doları bulduğunu söylüyor.

Bu ne biliyor musunuz? Taşeron örgütün önüne atılan “küçücük(!)” pay.

Aracıların, yerel derebeylerinin, gizli servislerin bu işin içinde olduğu düşünülürse baronların bu kirli işten ne kadar kazanç ettiğini az çok tahmin edebiliriz.

Ama en azından şimdilik yakınına dahi yaklaşamadığımız bir bilgi var:

Uyuşturucu çarkında tepede oturan isim kim?

Sonuçta zehir döngüsü sürekli devam ediyor. Kirli uyuşturucu parası onlarca kez pay ediliyor.

M. MUSTAFA YILDIZ - TERCÜMEİHÂL

M. MUSTAFA YILDIZ DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  981272

-