PROVOKATİF AMAÇLI SUİKASTLARA DİKKAT

ABD Büyükelçisi John Bass’ın terör örgütü mensuplarınca yönetilen belediyelere kayyum atanmasına dair tepki çeken sözleri, PKK’lı Demirtaş’ın ağzından akan kanlı cümleler, Fransa’nın ABD’ye yönelik ağır sözleri, ABD Temsilciler Meclisi'nin Suudi Arabistan’ın suçlayan kanun tasarısını onaylaması, Arabistan’ın petrol üretimini artırma kararı, İsrail’in 200’den fazla nükleer tesisinin ifşa edilmesi, ABD’nin şirket savaşlarını tırmandırması gibi gelişmeler Türkiye’nin de içinde yer aldığı bölge için sıcak ve kanlı günlere işaret edebilir.


PROVOKATİF AMAÇLI SUİKASTLARA DİKKAT

Kemal Özer / Yeni Söz

BASS'IP GİTMEYEN AJOHN'DAN PROVAKASYON

Terör örgütü mensuplarınca yönetildiği için 28 belediyeye İçişleri Bakanlığı'nca kayyum atanmıştı. ABD'nin Ankara'daki sorunlu Büyükelçisi John Bass ise atamadan bir gün önce açıklama yaparak gelişmelerden “endişe” duyduklarını söylemiş, sonra belge tarihini değişmek zorunda kalmıştı. PKK'nın tabanını provoke amacıyla açıklama yapan Bass'ın, Türkiye'nin sınır vilayeti Artvin'e üç kez sivil araçla ziyaret yaptığı ve buradaki solcu ve PKK'lıları kışkırtıcı faaliyetlerde bulunduğu tespit edildi.

ABD VE PKK PROVOKATİF EYLEM İÇİN TETİKTE

ABD'nin Ankara Büyükelçisi John Bass ile eş zamanlı olarak HDP eşbaşkanı PKK'lı Selahattin Demirtaş da Öcalan üzerinden kışkırtıcı açıklamalar yapmayı sürdürüyor. Türkiye'nin PKK ve Suriye'ye yönelik etkili hamleleri ile iyice köşeye sıkışan PKK'lıların, iç kargaşaya ve Türkiye ile Erdoğan'ın itibarını lekelemeye dönük olarak kendilerine yönelik kanlı ve sansasyonel eylemler için zemin hazırladıkları ve pusuda bekledikleri ileri sürülüyor. Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik ihtar maksatlı suikastın da John Bass'ın gittiği Artvin'de olması mânidâr bulundu.

TÜM DENGELER SARSILDI, ABD-AB GERİLİMİ BÜYÜYOR

İlk kez İngiltere'siz bir zirve yapan AB sıkıntılı günler geçiriyor. ABD'nin Avrupalı şirketlere yönelik yürüttüğü savaş, ABD ile AB arasının iyice açılmasına yol açtı. Bratislava zirvesinde açıklama yapan Fransa Cumhurbaşkanı Hollande, "Fransa olarak Avrupa savunması konusunda önemli çaba sarf ediyoruz. Ancak bunu tek başımıza yapamayız ve yapmak da istemiyoruz” dedi. ABD'yi oldukça sert bir dille eleştiren Hollande, “ABD, AB'nin savunmasında geride kalmak isterse, Avrupa'nın kendini savunacağını bilsin" diyerek meydan okuması gerilimi büyüttü. Hollande, son G20 zirvesinde ‘Doğu Kanadı'nda yer almıştı.

ABD, AVRUPA ŞİRKETLERİ İLE SAVAŞTA KARARLI

BP'ye 20, Volkswagen'e ise 15 milyar dolar ceza kesen ABD, şimdi de Bosh ve Deutsche Bank'ı hedef tahtasına oturttu. AB'nin ABD'nin sembol şirketi Apple'ı vergi kaçırmakla suçlayıp 13 milyar Avro'luk bir ceza ile misillemede bulunması, ABD'yi yeni hamlelere itti. Alman devi Bosh'u emisyon skandalında Volkswagen'e yardım etmekle suçlayan Obama yönetiminin yeni dev cezalara hazırlandığı açıklandı. Washington yönetiminin Deutsche Bank'a 14 milyar dolar, Bosh'a ise buna yakın bir ceza kesmesi bekleniyor. Alman bankası ise ABD'ye meydan okudu.

ABD İLE SUUDİ ARABİSTAN KAPIŞTI 

ABD Temsilciler Meclisi bir ileri bir geri yaptığı tasarıyı nihayet kanunlaştırdı. Suudi Arabistan'dan 750 milyar dolar tazminat isteyen ABD, 11 Eylül'ün 15'i sene-i devriyesine iki gün kala iki ülkeyi savaşa sürükleyecek tehlikeli bir karara imza attı. İki ülke arasındaki gerilimi tırmandıran kanunun ardından Suudi Arabistan da petrol üretimini artırma kararı aldı. Bu kararla Arabistan, petrol üretiminde ABD'nin önüne geçti. Bu da petrol fiyatlarının yeniden düşmesi ve ABD'nin zarar görmesi anlamına geliyor. Obama'nın Temsilciler Meclisi'nin kararını onaylaması durumunda 11 Eylül'de zarar gördüğü ileri sürülenler, terörizmi desteklediği iddiası ile Suudi Arabistan'ın hesaplarına el koyabilecek. Bu gelişme iki ülkeyi savaşa kadar götürebilecek tehditler içermekle birlikte bölgedeki dengelerini sarsabilir.

CLINTON ZEHİRLENDİ Mİ?

8 Kasım'da yapılacak seçimler öncesinde başkan adaylarından Hilary Clinton hakkındaki iddiaların ardı arkası kesilmiyor. Bir süredir rahatsız olduğu için meydanlara çıkamayan Clinton, önceki gün seçim çalışmalarına katıldı. Buna rağmen Clinton'un zehirlendiği, sık sık etkinliklerde dublör kullandığı iddiaları sona ermedi. ABD seçimlerinin iki adaydan çok Pasifikçi-Atlantikçi savaşına dönüşmesi ABD'nin yakın geleceği açısından büyük önem taşıyor. Zira hangi aday kazanırsa kazansın sonuçta ABD'yi bekleyen tek şey iç huzursuzluk ya da iç savaş.

18-YS-SYF01-r

Yorum Yaz

  817490

-