10 TEMMUZ 2020 CUMA

Hüseyin Adalan

TERÖRİSTBAŞI GÜLEN’İN ESKİ DAVALARININ ÖZETİ

Hüseyin Adalan

Türkiye'de adli makamlar Fetullah Gülen ve kurup yönettiği örgütüne yönelik birçok soruşturma ve dava yürütmüştür. FETÖ, özellikle 12 Eylül 1980 sonrasında ciddi hiçbir araştırma ve soruşturmaya konu edilmemiş faaliyetleri araştırılmamış örgütün nihai amacı sorgulanmamış dini ılımlı bir cemaat denilerek geçiştirilmiştir.

Devletin her kurumu bu örgütün faaliyetlerinden işkillenip araştırmak yerine ihanet etmezler anlayışı ile hareket etmiş, uyuşturulmuş ve uyutulmuştur. Fetullah Gülen ve ona bağlı cemaatin devlete ve millete karşı faaliyetleri, birçok kesim ve kişide her zaman bir endişe ve şüphe kaynağı oluşturmuştur. Bu grup, kendini işine geldiği gibi empoze etmiştir.

Gizlenmek için bazen dini cemaat bazen ise sivil toplum örgütü, bazen de bir terör örgütü gibi davranmıştır. Piyasada kar amacı güden şirketleri, banka ve kuruluşları yönetmesi bütün faaliyetlerini gizli tutması kuruluşu ekonomik ve insan kaynakları amacı, fikri yapısı ve nihai hedeflerini gizlemesi nedeniyle hep korkutan bir örgütlenme olmuştur.

Fetullah Gülen ve ona inananların yönettiği hizmet hareketi hala kapalı kutudur. Devlet ve millet onların amacını, kimlerden oluştuğunu fikir yapısını ve destekçilerini Türkiye Devletini ve İslam Dinini neden sevmediklerini bilememektedir. Bu yapıya karşı geçmiş dönemde önemli iki soruşturma ve dava açılmıştır. Fethullah'a açılan davalara bakalım.

Askeri Sıkıyönetim Mahkemesi Davası;

Fetullah Gülen 1971 Askeri Muhtırası sonrasında laik devlet düşüncesine aykırı faaliyetleri nedeniyle ilk kez ciddi manada sorgulanıp tutuklanmış ve yargılanarak hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.

Askeri Yargıtay tarafından dosya numarası 1973/146-272 sayılı ilamında belirtilen, 765 sayılı TCK'nın 163/1-2-5, 36 ve 173 maddelerini gereğince;

 "laikliğe aykırı olarak devletin içtimai, iktisadi, siyasi veya hukuki temel nizamlarının kısmen de olsa dini esas ve inançlara uydurmak amacıyla propaganda yapmak" suçundan sanık Fetullah Gülen'in 163/4 maddesi gereğince üç yıl ağır hapis cezası verilmiştir.

TCK'nın 31 maddesi gereğince aynı müddet kadar hidematı ammeden memnuniyet ve TCK'nun 173 maddesi gereğince bir sene müddetle Sinop'ta genel güvenlik gözetimi altında bulundurmak suçundan mahkûmiyet hükmünü 24.10.1973 günü onanmasına karar vermiş, temyiz talebini reddetmiştir.

Güney Deniz Saha Komutanlığı nezdindeki Sıkıyönetim Askeri Mahkemesi 1974/12-10 sayılı davasında; Askeri Yargıtay tarafından onanan mahkûmiyet kararının 15.05.1974 gün ve 1803 sayılı Af Kanununun 1/A maddesi gereğince affa uğrayan suçlardan olduğundan davanın düşürülmesine karar vermiştir.

Ankara 2 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinde 2000/124-2003/20 karar sayılı dava:

Laik devlet yapısını değiştirerek, dini kurallara dayılı bir devlet düzeni kurmak amacıyla örgüt kurmak suçundan kamu davası açıldığı, davanın 10.03.2003 günü 4616 sayılı kanunun 1-4 fıkrasına göre kesin hükme bağlanmasının ertelenmesine karar verildiği belirtilmektedir.

Bu karar sonrasında Ecevit'in başında olduğu koalisyon hükümeti bulunmaktadır.

“Vatan haini, kumpasçı terörist başı Fetullah Gülen'in mahkûm olduğu bir dava ve hakkında açılan ikinci davada dönemin başbakanı Bülent Ecevit'in çıkardığı iki af kanunu ile ortadan kaldırılmıştır. Aynı başbakanın hükümetinde iki af kanunu daha çıkarılmış ve her ikisinde de ne hikmetse Fetullah Gülen tesadüfen yararlanmıştır. Tabi ki terörist başı Fethullah Gülen tarafından Bülent Ecevit'i rüyada da olsa elinden tutup cennete koymuştur.”

Kararda suç tarihi olarak 21.03.1999 gününün kabul edildiği, sanığın ağır akıl ve ruh sağlık sorunlarını tedavi ettirmek için yurt dışına gittiği, ciddi sağlık sorunlarının çözümü ile meşgul olduğu, bu tarihten sonra suç örgütü kurmak suçuyla ilgili bir faaliyet içerisinde bulunduğuna dair delil olmadığı kabul edilmiş.

Ülkeden ayrılış tarihi olan 19.03.1999 öncesinin suç tarihi olarak kabul edildiği (4616 sayılı kanun 23 Nisan 1999 tarihine kadar işlenen suçların kesin hükme bağlanmasının ertelenmesi düzenlenmekte idi) belirtilmiş.

Yine bu karar sonrasında artık başbakan Ecevit adeta vatan haini terörist başı Fetullah Gülen'i memnun etmek için kafasına göre maalesef ülkeyi yönettiği yıllardır. Zamanlaması manidar bir durum apaçık ortadır.

“Başbakan Bülent Ecevit'in başkanlığındaki koalisyon hükümetinin çıkardığı 4616 sayılı Kanun 23 Nisan 1999 tarihine kadar işlenen suçların kesin hükme bağlanmasının ertelenmesini düzenlenmektedir. Özellikle vatan haini terörist başı Fetullah Gülen hakkındaki davada korunmak için Fetullahçıların girişimi ile bu tarihin seçildiği dile getirilmiştir.”

Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi 2000/124-2003/20 karar sayılı davasını yeniden inceleyip 05.05.2006 günü 3713 sayılı kanunda yapılan değişiklik, 5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi gereğince hukuki durumunun yeniden incelenerek, vatan haini terörist başı Fetullah Gülen'in beraatına karar verilmiş.

Bu berat kararının temyiz edildiği, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2007/6083-2008/1328 sayılı ilamı ile 05.03.2008 günü onanmasına karar vermiş.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kamu davasının zamanaşımına uğradığına dair itirazını 2008/9-82-181 sayı ile görüşerek 24.06.2008 günü itirazın usul yönünden reddine karar verdiği yapılan incelemeden anlaşılmaktadır.

Dava büyük ölçüde şüpheli kanı bozuk şerefsiz Fetullah Gülen'in sohbet vaaz gibi bantlara kaydedilmiş ve onların deşifresinden elde edilen bilgilere, televizyon programlarına, çeşitli konularda onun görüşlerinin yer aldığı kitaplara dayanmaktadır.

Bazı kamu idarelerinden raporlar alınmış ve devlete ihanet edebilecek bir çetenin varlığından söz edilmiştir.

Somut suç oluşturan hiç bir olaya yer verilmese de bu çetenin ilerde devlete karşı çok büyük bir tehdit oluşturduğu ifade edilen davada bazı belgelerde önemli bilgilere yer verilmiştir.

HÜSEYİN ADALAN - TERCÜMEİHÂL

HÜSEYİN ADALAN DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  099675

-