4 TEMMUZ 2020 CUMARTESİ

Hüseyin Yağmur

TÜRK SOLU’NUN FİKRİ SEFALETİ

Hüseyin Yağmur

Türk Solu'nu analiz eden bir sosyolog ‘Esasen ilk Türk Solcuları, aristokrat ailelerin doyumsuz çocuklarıydı' diyordu. Gerçekten de bu sosyolojik gerçek Türk Solunu o kadar esir aldı ki Türkiye'de gerçek anlamda bir sol düşünce hiçbir zaman neşet etmedi.

O yüzden Türk Solcuları öteden beri hep halka karşı kalkışmanın hoyratça bir nişanesi olan darbelerin ve darbecilerin yılmaz avukatları oldular.

Nitekim Prof.Dr Murat Belge yaptığı bir söyleşide benzeri şeyleri söylüyordu.O tesbitlere birlikte bakalım:

Türk Solu ile Kemalizm arasında çok düşünsel akrabalık da var. Biyolojik de var. Aynı çevre. Aynı dili konuşan, üç aşağı beş yukarı aynı değerleri paylaşan adamlar. ‘İşçi sınıfının ideolojik önderliğinde' diyeceksin, sonra da “Gerçekçi olmak gerekiyorsa, ben iktidara darbeyle gelirim.” diyeceksin. Bunu dediğin zaman da zaten esas akrabalığı kurmuş oluyorsun.

Prof. Dr. Emre Kongar'a göre ‘27 Mayıs 1960 Darbesi tam bir halk hareketiydi. Ama 12 Eylül Darbesi demokrasi düşmanıydı.'

Fikir namusuna sahip bir insan bir darbeye cici, diğer darbeye kötü diyebilir mi? Bunu ayırt edebilmek için insanın solcu bile olması gerekmez. Biraz insan olması yeterlidir aslında.

Aristokrat köklerinden dolayı bürokratik oligarşinin demir yumruğu ordunun her zaman yanında olan solcular, aynı zamanda kendilerini Kemalist olarak da tanımlarlar.

Yani bir insan hem solcu, hem darbeci, hem Kemalist olabilir mi? Bu, Türk Solcularında yaygın olarak gözüken bir halüsinasyon çeşidi olsa gerek.

Hem halkçılığın söylemini yapacaksın, hem de halkçılığın iki büyük düşmanının dostu olacaksın. Moda tabirle; Yok böyle bir şey!

Bir zamanlar Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün eski cumhurbaşkanlarının portrelerini yapmasını istediği Mimar Sinan Üniversitesi'nin bazı öğretim üyeleri “Biz Solcuyuz. Darbeci General Kenan Evren'in portresini çizmeyiz” demişler.

Ne asil gözüken bir duruş!

Peki Darbeci General Cemal Gürsel, Darbeci General Cevdet Sunay, bir Darbe zorlamasıyla Çankaya'ya konan Amiral Fahri Korutürk…

Aynı solcu öğretim üyeleri “Cemal Gürsel için farklı düşünüyoruz. 27 Mayıs Darbesini Türkiye'de Demokrasinin kökleşmesi olarak görüyoruz” diyorlarmış.

General Cemal Gürsel ve arkadaşları Demokrasinin kökleşmesi için hükümeti devirdiler, Başbakanı ve iki bakanı astılar, mevcut siyasilere 15 yıl boyunca siyasi yasak koydular. Binlerce kişiyi işkence,hapis ve sürgünden geçirdiler.

Türk solcularına göre Türkiye'de Demokrasi böylece kökleşti.

Yargıtay eski başkanı Doç.Dr.Sami Selçuk ‘Ben 27 Mayıs Darbe günü Harbiye'nin kapısında nöbetçiydim. Bütün bakanları fena bir şekilde dövdüler' diyor.

Demokrasinin kökleşmesi için yapmışlardır değil mi?

Koskoca fikir adamı Sami Selçuk bile bu hatırasını anlattıktan sonra “28 Şubat  darbe midir bilemiyorum?” diyebiliyor.

Demek ki hükümeti zorla düşürmenin darbe olabilmesi için Bakanların harbiye kapısında dövülmesi gerekiyor.

28 Şubat öncesi Genelkurmay'da Başbakana omuz atan generaller hükümeti deviriyorlar.

Türk Solcusuna göre; bu darbe sayılmıyor.

Doç Dr. Sami Selçuk'un bile daha seviyede olduğu bir vasatta, siz Türk Solu'nun fikri sefaletinin geldiği noktayı varın siz düşünün.

 

 

 

HÜSEYİN YAĞMUR - TERCÜMEİHÂL

Yakın tarih ve siyaset araştırmacısı, yazar

HÜSEYİN YAĞMUR DİĞER YAZILARI

Yorum Yaz

  167940

-