11 Ağustos 2021

91'den Bugüne Jöntürk-Jönkürt ittifakı (3)

Şehirlerde hendek kazarak,  Türkiye’yi bölmeye çalışan terörist PKK, 1 Kasım 2015 seçimlerinde, Erdoğan-Ak partinin %49.50 ile tekrar güçlü bir şekilde iktidarını sağlamlaştırmasıyla beraber, devlet, içine sızmış FETÖ asker-polis-istihbaratçıların ihanetine rağmen, terörist PKK’yı bu hendeklere gömdü. Daha sonra ise, hepimizin iliklerine kadar yaşadığı 15 Temmuz iç savaş ve işgal kalkışması, milletin ve Milli ordu ve milli Polis ittifakıyla geri püskürtüldü.

Bugün gelinen noktada, ABD tarafından kendisine, Suriye’nin kuzeyinde bir Batıcı Laik-sosyalist bir Kürt devletçiği sözü verildiğine inanan PKK/PYD, öncelikle, yüzde 90’ı Şâfi olan ve haznevi tarikatına bağlı 1 milyondan  müslüman Kürdü topraklarından sürdü, daha sonra da 1 milyon Türkmen ve Sünni Arabı sürdü. Batı emperyalizminin zulüm aygıtı olarak görevini yerine getirid ama eşyanın tabiatına aykırı bir durun nasıl ilelebet süremezse, onun bu çabası da 3-4 yılda çökmeye başladı. Neticede, dünya tarihinde eşine rastlanmayacak bir şekilde, sosyalist bir örgüt, sosyalizmin can düşmanı liberal-kapitalist ABD’nin bayrakları altına sığındı.

Türkiye, 15 Temmuz iç savaş ve işgal girişimini, milletiyle beraber, geri püskürtünce, ilk iş olarak, ABD-İsrail destekli, terörist PKK kantonlarını tepelemeye başladı. 2016 Ağustosunda, ilk önce Fırat Kalkanı harekatıyla, Sınırımızdaki Cerablus, DAEŞ ve PKK’dan temizlendi, Daha sonra, Şubat 2017’de, PKK-PYD’nin “girilemez” dediği ve yeraltı tünelleriyle donattığı Afrin kurtarıldı. Yine, 2018 Eylül ayında, bizzat ABD ve Rusya’ya ültimatom vererek, “Barış Pınarı” adını verdiği bir harekâtla, terörist PKK-PYD tehlikesini, sınırlarından epey uzaklara itti. Doğu Akdeniz ve Libya’da kurduğu askerî ve siyasî bağlarla, kendisine karşı planlanan kuşatmayı kırdı.

Ermenistan tarafından işgal edilmiş olan kardeş Azerbaycan toprağı Dağlık Karabağ’ı, 30 yıl sonra kurtardı.

Son olarak

Üstad Necip Fazıl’ın tesbitiyle, “İslamî rengini Bir türlü sulandıramadığı Müslüman Kürdü” ezen CHP düzeni, bürokratik Batıcı Kemalizm; Türküyle, Kürdüyle  Müslüman Anadolu  ahalisinin, devletini yeniden sahiplenip, millileştirmesine ve bağımsızlığına kazanmasına karşı, iktidarını koruyabilmek için terörist PKK’nın uzantısı HDP ile ittifaka girdi.  Kürtlerin adına özgürlük mücadelesi verdiğini(!) iddia eden terörist PKK ise, Kürtlerden bulamadığı can suyunu, Müslüman Kürdü ezen Batıcı Kemalizmden buldu. HDPKK’nın sözcüsü Aysel Tuğluk, milletin seçtiği AK Parti iktidarını yıkmak için “Laik zinde güçler” dediği, Amerikancı FETÖ’cü ve  NATOTürkçü karması, darbeci subaylara selam çaktı. TSK’ya elegeçirmiş olan bu klikler, terörist PKK-PYD’ye müttefik gözüyle bakabildi. Kemalizmin Tapınağı ve kurucusu CHP, gerek Genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve gerekse, genel parti siyaseti olarak, PKK’nın siyasî uzantısı, Batıcı Jönkürt HDP ile sıkı bir ittifaka girdi. Son 10 yıldır, birçok kritik seçimde, sıkı bir CHP-HDPKKK ittifakına şahit olduk. Öyle ki, CHP, 7 Haziran 2015 seçimlerinden itibaren, “HDPKK için “her evden bir oy” kampanyası bile başlattı.

Terörist PKK, bir iç savaş ve işgal teşebbüsü olan 15 Temmuz öncesi ve sonrasında, TSK’yı elegeçirmiş olan FETÖ’cü ve NATOTürkçü kliklerle, devlete ve millete karşı ortak darbe teşebbüsünde bulundu.

1990’larda HDPKK zihniyeti tarafından “işkenceci başı” olarak anlatılan  Kemalist, Jöntürk Meral Akşener ve çevresinin kurduğu İyi parti (İP) müthiş bir HDPKK destekçisi çıktı.

Yazımızın başından beri söylediğimiz gibi: Başlangıçta kavgalı gibi görünen ve her ikisi de Batıcı olan Jöntürk ve Jönkürt klikler; milletimiz, kendi içinden çıkardığı bir lider (Erdoğan) ve Ak partiyle, devletine tekrar kavuşup, onu Batı esaretinden kurtarıp, bağımsızlaştırmaya başlayınca; aralarındaki kayıkçı kavgasını bırakıp, bir anda, dost ve kardeş hâline gelebildi.