https://yenisoz.com.tr" class="d-none" />

06 May 2021

​ÇOCUKLARDA EKRAN BAĞIMLILIĞI ve ZARARLARI

Bugünün çocuklarını “modern çağın en masum ve en mağdurları” olarak tanımlamak abartı olmaz. Hiçbir sorumlulukları olmamasına rağmen savaşların, yoksulluğun, küresel ısınmanın en çok mağdur ettiği grup, çocuklar. Bugün neredeyse tüm dünyayı etkisi altına alan Koronavirüs salgınından en çok etkilenenler yine çocuklar oldu. Yetişkin hırsların ve kavgaların gölgesinde boy vermeye çalışan küçük fidanlar için her gün biraz daha zorlaşıyor çocuk olmak ve çocuk kalmak.   

Unecso, tarafından açıklanan verilere göre Koronavirüs salgınının en yoğun olduğu dönemde dünya genelinde 193 ülkede okullar kısmen veya tamamen kapandı ve 1.596.842.024 öğrenci okuldan mahrum kaldı. Bu oran toplam öğrenci sayısının %91,2’sini oluşturuyor (World Health Organization [WHO], 2020). Okul, çocuğun umudu, neşesi, sosyalliğidir. Okulun kapanması çocukların arkadaşlarından, öğretmenlerinden, çocukluk sevincinden mahrum kalması demektir. Üstelik bu durumun yol açtığı öğrenme kayıplarının hangi düzeyde olduğu ise henüz bilinmiyor.

Koronavirüs salgını sürecinde çeşitli zorunluluklardan dolayı, uzaktan eğitime geçilmesi ve çocuklara yönelik kısıtlamalar, daha fazla ekran kullanımını getirdi. Salgın nedeniyle yakın geçmişte başlayan “Dijital Çocukluk Çağı” tüm dünyayı etkisi altına aldı. Araştırma sonuçlarına göre; 0-2 yaş aralığındaki çocukların %74’ü televizyon, %49’u akıllı telefon, %35’i tablet, %12’si masaüstü veya dizüstü bilgisayar, %9’u oyun konsolu kullanıyor. 9-11 yaş aralığında ise çocukların, %91’i televizyon, %78’i tablet, %73’ü masaüstü veya dizüstü bilgisayar, %68’i oyun konsolu, %67 si akıllı telefon kullanıyor (PEW, 2020). Çocukların sosyal medya farkındalığını ve kullanımını inceleyen bir araştırmaya göre henüz üç yaşındaki çocuklar, Youtube uygulamasını bilmekte ve kullanmaktadırlar (Sapsağlam, 2018).

Amerikan Pediatri Akademisine göre çocuklar 18-24. aya kadar ekran kullanmamalı, iki-beş yaş aralığında ise günde en fazla bir saat ekran kullanmalıdır (APA, 2019). Benzer şekilde Dünya Sağlık Örgütü bir yaşından önce hareketsiz ve oturarak ekran kullanımının olmaması, iki yaşından büyük çocuklarda ise günde en fazla bir saat hareketsiz ekran kullanım süresinin olması gerektiğini belirtmektedir (WHO, 2019).

Çocukların zamanlarının büyük bir bölümünü ekran karşısında geçirmeleri, obeziteye, depresyona, sağlıksız ve yetersiz beslenmeye, kaygı bozukluklarına, dikkat eksikliği ve hiperkaktivite bozukluğuna (Stiglic ve Viner, 2019), uyku problemlerine (Cespedes, vd., 2014) ve göz sağlığıyla ilgili problemlere (Ku, vd. 2019) yol açmaktadır. Kanada'da yapılan bir araştırmada, günde iki saatten fazla ekran kullanımının, okul öncesi dönem çocuklarında Dikkat Eksikliği ve Hipekaktivite Bozukluğu (DEHB) görülme olasılığını yaklaşık 8 kat artırdığı belirlenmiştir (Tamana, vd., 2019).

Dijital medya kullanımının ve elektronik aletlerin bu kadar yaygınlaştığı bir dünyada çocuklarımızı bunlardan tamamen soyutlamamız hem mümkün değil hem de gerçekçi değil. Kaldı ki bunu başarmak artık yetişkinlerin kendileri içinde kolay değil.  Peki, o zaman ne yapmalıyız?

Çocuklar gelişimsel özellikleri gereği, meraklı, öğrenmeye aç ve hareketlidirler. Eğer çocukların bazı şeyleri yapmalarını istemiyorsak, onlara yaptıklarında onaylayacağımız ve kendilerinin de mutlu olacağı seçenekler sunmalıyız. Televizyon izleme, bilgisayarla oynama, tableti elinden bırak, evde koşma, gürültü yapma, soru sorma, sus konuşma…Bu türden bir ebeveynlik anlayışı hem anne baba hem de çocuklar için oldukça yıpratıcıdır.

Çocuklarımız için, doğayla ve insanla etkileşim halinde olacakları, yeteneklerini ve ilgilerini keşfedecekleri, yaşamı fark edecekleri, hareket edebilecekleri zamanlar ve ortamlar oluşturabiliriz. Çocuklarımızın ekran bağımlısı olmasına müsaade etmeyelim. Sadece bedenlerini ve beyinlerini değil, kalplerini ve ruhlarını da beslemeye gayret edelim. Tıpkı yaşam gibi eğitim de bir denge üzerine kurulmalıdır. Çocuk eğitimi sadece bilgi ve teknoloji değil, beceri, terbiye ve ahlak da içermelidir. 

Vesselam…