05 Ağustos 2022

Mekke, Medine, Mersin, Adana… Memleket havası, derdimizin devası

Sıla-i rahim özel gündemi ile 20 gündür memleketteydim. Memleket hayli sıcaktı, fakat yakmadı. Epey uzaktı,lakin yormadı.Memlekete gidince kendimize geldik. İçinde doğduğumuz ve içimizde büyüttüğümüz coğrafyada gezip dolaşmanın verdiği haz ve keyfi anlatmaya kelimeler kifayet etmez. Ez cümle memleket havası derdimizin devası,ruhumuzun sefası bilumum hasret ve gurbet hastalıklarının yegane şifası.

 

İKİ GÜN,İKİ ASIR

 

Kurban Bayramının ilk iki günü İstanbul’daydım. Bayram namazı hariç bayramı hiç hissedemedim. İki gün emin olun bana iki asır gibi uzun geldi. Aman Allah’ım toprak  bayram günlerinde insanı kendine böyle mi çekermiş? Bir kahvaltı sofrasında  çocuklarıma şöyle dedim: ‘’Hangi işi yaparsanız yapın bayram namazında memleketinizde  olacağınız bir iş seçin’’

 

HER SEYAHAT BİR KİTAP YAZDIRIR

Kahmaranmaraş’ta bir dost meclisinde bölgemizin ayaklı kütüphanelerinden namı diğer  Sami ağabey dedi ki’’Merhum Rasim Özdenören bir kere Adana’ya geldi,iki tane yazı yazdı. Sen epey zamandır buradasın bakalım kaç tane  yazı yazacaksın?’’

Bunun üzerine Sami ağabeye şunu dedim: ‘’Abi her memleket seyahati bendenize  bir kitap yazdırsa sezadır.’’

 

YETMİŞİNDE BİLDİĞİ,YEDİSİNDE ALDIĞIDIR.

Bayramdan hemen sonra Aydıncık müftüsü Sevgili Süleyman Turul hoca aradı.

‘’Hocam buralarda iseniz sizi yaz Kur’an kursları motivasyon şölenine davet etmek istiyorum. Bu vesile ile hemşehrilerinize de seslenmiş olursunuz ‘’dedi.

Kendisine teşekkür edip ‘’hay hay’’dedim. Bu nazik davetine içtenlikle icabet ettim. Programda kürsiye davet edilince Hacivat,karagöz tiplemesi ile yaz kur’an kurslarını anlatmadan önce şöyle dedim:

‘’Değerli hemşehrilerim dün Duruhan köyünde ikindi namazını ben kıldırdım. Müezzinliği 80 yaşındaki Osman Amca yaptı. Demek ki insanın yetmişinde bildiği yedisinde aldığı imiş. Bu kurslar insanın sekizinde öğrendiklerini, seksenine kadar taşıdığı kursladır.

 

UNUTULMAZ ANLAR

Köy kahvesinde köyümüzün büyükleri ile yaptığım yakın tarih sohbetleri,göl pazarı yaylasında közde çay eşliğinde ikindi sefası, düğün keşkeğine hep birlikte aşk ile kaşık sallamak; Aydıncık’ta Akdeniz’in mavi kollarında özgürce kulaç atmak, Gülnar’da çınar altında kahvaltı yapmak,Hacı İsmail Gülnar ağabey ile denize nazır mekanlarda muhabbet etmek, Tarsus’ta makam-ı Danyal(a.s) yanı başında hurmalı mamül ve çay eşliğinde Orhan ağabey ile kitap okumak, Tarsus Ulu Camii avlusunda kadim dostlar ile melengiç kahvesi tadında sohbet etmek,Tarsus Barajında Berdan nehrinin çağıltısı eşliğinde çay yudumlamak, Kahramanmaraş’a bir gece seyir tepesinden bakmak, oradan Sultan Abdulhamid camiine akmak,Adana Ulu cami avlusunda dostlar ile hasbihal ederek Şadırvan mektebini selamlamak, Kahramanmaraş’ta Veysel Dinçarslan ile milli gençlik çay evinde hasret gidermek, Kahramanamaraş’ta sevgili Davud kardeş ve Sami ağabey  ile birlikte şafak operasyonuyla kelle paça içerek karanlık gecenin nurlu sabahına şahit olmak, Kahramanamaraş’ta  kadim dostlar ile sevgili Adem Türkden dostumuzun lezzet şahikası tavasına ekmek banmak…. evet işte bunlar bu yılki memleket seyahatinden aklımda kalan unutulmaz anılar,anılar..

 

ANAY PAZARINDA CUMA VAAZI

Özellikle yaz mevsimlerinde Gülnar merkez camii cumalarıyla tarih yazar.

Bilenler bilir, Gülnar merkez Camiinde Cuma namazı kılmak anlatılmaz yaşanır. Sağolsun iki yıldır Gülnar müftüsü Yusuf Kaya hocam fakiri Gülnar merkez camiinin kürsüsünde misafir ediyor. İnsanın kürsüden hemşehrilerine seslenmesinin verdiği mutluluğu anlatmanın imkanı yok.

 

TARİHİ BULUŞMA

Bu yıl ki seyahatim benim açımdan tarihi bir buluşmaya da vesile oldu. Daha ben dünyada yok iken bundan 46 yıl önce köyümüzde öğretmenlik yapan gönül insanı İhsan Özoğlu hoca ile Adana Ulu camii avlusunda  buluşarak geçmişimize doğru esaslı bir yolculuğa çıktık. Bu tarihi buluşmada maşallah İhsan hoca aradan 46 yıl geçmesine rağmen hiçbir ayrıntıyı unutmamış.

Köyümüzün yakın tarihinin canlı bir şahidi olarak ulu bir çınar gibi duruyor. Allah kendisine hayırlı uzun ömürler versin.

 

TATİLE ÇIKAN KİTAPLAR

Okumayı tatile çıkaramadık bari kitapları çıkaralım dedim. Bu cümleden olarak çantama üç kitap aldım. Birine başladım birini yarıladım, birini de bitirdim. Başladığım kitap Doç.Dr.Halil İbrahim  Kutlay hocanın Ravzadan okurla yeni buluşan ‘’Nebevi İklim’’kitabı. Yarıladığım kitap Prof.Dr.Ali Kösen’in DİB yayınlarından çıkan ‘’İhtida öyküleri’’kitabı

Bitirdiğim ve bitmesine çok üzüldüğüm kitap ise Prof.Dr.Merhum Emin Işık hocanın Tuti kitaptan çıkan’’Kime kulsun’’ isimli kitabı

 

MEKKE,MEDİNE,MERSİN ,ADANA

Bir mecliste Adanalı bir dostumuz öyle bir nükte yaptı ki sormayın. Bu nüktede bir kitaplık mânâ var. Bakınız dostumuz Çukurova’nın kavurucu sıcaklarının anlamını nerde ve nasıl bulmuş:’’Sıcak olması bakımından Mekke ile Medine’ye en çok Mersin ile Adana benzer. Mekke ve Medine’den sonra Mersin ve Adana gelir’’

 

KAHRAMANMARAŞ TYB’DE SEFALI BİR GECE

Yedi Hilal Derneği’nin Kahramanmaraş Üniversite başkanı Davut Uysal, Kahramanmaraş TYB’deki Cuma buluşmalarına bizim de katılmamızı istemiş. Biz de sevgili Sabahattin Kala ve Sami Gül ağabeylerle   birlikte Davut kardeşimizin nazik davetine icabet ettik. İyi ki de etmişiz. Başkan Enver Çapar, başkan yarımcısı Mehmet Yaşar, Mehmet Raşid Küçükkürtül, Ferad Ağca ve isimlerini sayamadığım bir oda dolusu gönül dostu ile birlikte Kahramanmaraş TYB’de kültür, sanat, edebiyat sohbetlerinin oluşturduğu muhabbet ikliminde safalı bir gece geçirdik. Sağolsunlar TYB ekibi bizi Maraş’a yaraşır bir şekilde ağırladı ve uğurladı. Gazetemizin köşe yazarlarından muhterem Ahmet Doğan İlbey ağabeyle karşılaşıp hasbihal etmek gecenin en hoş sürprizlerinden biri oldu.

Sami Ağabey’in,Erol Güngör’ün hayatı,fikriyatı ve eserleri üzerine gerçekleştirdiği sohbet hakikaten ufuk açıcıydı.

İşte böyle efendim, hiç bitmeyecekmiş gibi başlayan izin günleri hiç yaşanmamış gibi bitti. Geride yaşananlardan  anlar ve anılar kaldı.