29 Haziran 2017

Otomobil belası

Bazen gerçekçi görünmeyen ütopik şeyler yazıyorum, farkındayım. Lâkin düzelmesi zor diye yanlışları söylemekten vaz mı geçelim? Şair'in “asfalt yolda yürüyorum diye kimse ona kızma hakkımı elimden alamaz” dediği gibi ben de otomobile biniyorum diye kimse onu eleştirme hakkımı elimden alamaz…

Dünya üzerinde çelişkileri ile yaşayan tek bir varlık var, insan. Yanlışı bildiği halde tutumunu değiştirmeye yanaşmıyor, oysa hayvan ve bitkiler bir kez tecrübe ettilerse yanlışı bir daha tekrarlamıyorlar. Onların bizden daha akıllıca hareket ettikleri muhakkak, ne ki onlar bizim gibi bencil değiller, fıtratı/tabiatı bozmadan dosdoğru yaşıyorlar…

Otomobiller ondan vazgeçmek için sayısız neden/sorun ürettiği halde “bu imkânsız” diyen insanlar sayesinde varlığını sürdürüyor;

1-Ölümlü kazalar: Ülkemizde bir yılda trafik kazalarında ölen insan sayısı cinayetle öldürülen insan sayısından daha fazla. Cinayetlerde yılda 2750 kişi ölürken trafik kazalarında yılda ortalama 4200 kişi ölmektedir. Ancak bu sayı sadece kaza yerinde hayatını kaybedenlerin sayısı olduğu için yanıltıcı, kazada yaralanarak kaldırıldığı hastanede ölenler de eklendiğinde sayı 10 bine çıkıyor. Türkiye'de trafik kazalarında bir yılda 10 bin kişi ölürken, Amerika'da 200 bin, Hindistan'da 196 bin, Rusya'da 35 bin kişi… ve tüm dünyada yılda 1 milyon 300 bin kişi ölüyor. 

2-Çevre kirliliği: Dünya genelinde enerji kaynaklarının yüzde 20'si otomobiller tarafından tüketilirken buna eşdeğer karbon salınımının yüzde 20'si otomobiller tarafından üretiliyor. Otomobillerden kaynaklanan kirliliğin toplam hava kirliliğine oranı Amerika'da yüzde 40, Almanya'da 47, İstanbul'da 72 olarak ölçülmüş, buna fabrika kaynaklı emisyonlar dahil değil. Egzos ile kirlenen sadece hava değil, “araç lastikleri aşınması ile kurşun, motor ve gres yağı ile çinko, fren balatası ve burç yatak aşınmaları ile bakır, yol kenarı insektisit uygulanmasıyla kadmiyum, hareketli motor parçaları ile krom ve mangan, asfalt örtüsüyle nikel, petrol sızıntısı, motor yağları, antifiriz ve hidrolik sıvılar, ayrıca kışın buz çözücü tuzlar ve sülfat”1 gibi atıklar da suyu ve toprağı kirletiyorlar.  

3-İsrafın büyüklüğü: Dünyada 2016 yılında 93 milyon otomobil satılmış, sektörün büyüklüğü 4 trilyon dolar. Otomotiv sektörünün dünya ekonomisinde payı son birkaç yılda yüzde 5'e ulaşarak yüzde 4 paya sahip tarım sektörünü geçti. Bunun manası şu; yemiyoruz, içmiyoruz, otomobil alıyoruz. Oysa dünyada açlık ve susuzluk problemini çözmek için bu paranın sadece 1/5'i, evsizlik problemini çözmek için ise sadece 1/2'si yetiyor.

4-Otoyolların yok ettiği arazi: Dünyada her yıl yüzbinlerce km otoyol yapılıyor. Yeryüzünde zirai arazileri en çok tüketen otomotiv/yol sektörüdür. Biir örnek vereyim; ülkemizde farklı türde otoyolların toplam uzunluğu 420 bin km. buna şehiriçi yollar dâhil değil. Yaptığım hesaba göre 783 bin km2'lik ülke yüzölçümünün yüzde 1'i şehirler (bina-sokak-caddeler=8000 km2) için harcanırken yüzde 2'si otoyollar (16000 km2) için harcanmış, yani otoyollar için harcanan arazi miktarı ev-binalar için harcanan miktarın 2 katı. Bu bir ‘gelişmişlik göstergesi' mi yoksa ileride ‘kıtlığa yol açacak' bir tehlike sinyali midir? düşünmek gerekiyor.

5-Ekonomik kayıplar: Trafik yoğunluğu ekonomiye büyük yük getiriyor. İstanbul'da 2012 yılında 5 milyar lira hesaplanan kayıp 2015 yılında 6.5 milyar liraya yükselmiş. “Beykoz Lojistik Meslek Yüksekokulu trafik raporuna göre İstanbul'da her gün 200 bin araç Avrupa-Asya koridorunu kullanıyor. Hafta içi sabah saatlerinde araç başına 10.8 lira kayıp yaşanıyor. 3 milyonu aşkın aracın bulunduğu İstanbul'da trafikteki gecikme nedeniyle yıllık 6.5 milyar lira ekonomik kayıp yaşanıyor”2

6-Otomobillerin hızı: Bugün ibresi 200 km'yi gösteren bir otomobilin şehir içi hızı ortalama 18 km'ye düşmüş; “İstanbul Trafik Otoritmi çalışması ölçüm ve hesaplamaları trafiğin en yoğun olduğu 07-09 ve 18-20 saatleri arasında yapıldı. 30 saniyede bir 300 bin farklı araçtan alınan veriler kaydedildi. Toplam 112 rotada yapılan çalışmada İstanbul'da trafikte geçirilen her 60 dakikanın 40 dakikasının kayıp olduğu ortaya çıktı. Buna göre Kozyatağı-Taksim arası araç ortalama hızı 14 km, Bakırköy-Mecidiyeköy arası 8 km, Mecidiyeköy-Maslak arası 16 km olarak ölçüldü.”3

1)Uludağ Ünv. Müh. Fak. Dergisi, Cilt 19, Sayı 2, 2014 2)Radikal,28.10.2012 3)Milliyet, 08.03.2016