13 Temmuz 2017

Otoyol ve köprü kim/ne için

Yol ihtiyaçtır, tıpkı ekmek tıpkı su gibi. Yol sayesinde bir yere varırız, yol sayesinde bir yere ulaşırız, yol sayesinde özlediklerimize kavuşuruz. Ancak yol denilince akla hemen asfalt/zift yol gelmesin. Yol Kitap'ta (Kur'an-20/53) şöyle tarif ediliyor; “O (Allah) ki yeri size beşik yapan ve onda size yollar açan...” O halde yol ayrı, otoyol ayrı birşey, aralarında derece değil mahiyet farkı var.

İnsanlar yola, otomotiv endüstrisi ise otoyola ihtiyaç duyar. Ancak bugün yolların insanlar yerine otomobiller için yapıldığı gerçeği büyük bir maharetle dikkatlerden kaçırılıyor.

Otoyol olmadan otomobil bir işe yaramaz, taşlı topraklı yolda otomobil süremezsiniz, yazın toz, kışın çamur… yani otomobillerin asfalt yol haricinde bir alternatifleri yoktur. Pekâlâ otoyollar otomobiller için bu derece gerekli ise yolları niçin otomobil üreticileri değil de devlet yapmaktadır? Bu soruya iki farklı şekilde cevap verilebilir, birincisi otomobil üreticileri devlet ile kapalı kapılar ardında anlaşarak işi devlete havale etmişler. İkincisi, devlet bizzat kendi isteği ile otoyol yapmaktadır. Birinci iddia devlete suç isnad etmek ve bu iddia başımızı derde sokabilir, biz en iyisi ikinci seçenek üzerinde duralım;

Devlet niçin büyük bir iştahla otoyol yapar? Çünkü modern ulus-devletin otoyola ihtiyacı sermayenin otoyola olan ihtiyacından daha fazla olduğu için. Modern devlet tehditkâr yapılanma ve (illegal) örgütlerin olası isyanlarını ancak otoyollar sayesinde süratli bir şekilde bastırabilir. Devletin polis ve ordu gibi silâhlı güçleri otomobil ve otoyollar sayesinde kolayca mobilize olurlar. Sadece illegal örgütlerin değil halkın da miting ve nümâyiş gibi meşrû muhalefet ve tepkilerinin kontrol ve denetimi için de yine otoyollara ihtiyaç duyulmaktadır. O halde otoyolların devletin iktidar ve otoritesini takviye edip pekiştiren bir araç olmaktan başka bir şey olmadığını söyleyebiliriz. Eğer devlet yapmazsa sermaye sahipleri kesinlikle otoyol yap(a)maz, zîra otoyol maliyeti herhangi bir sermaye grubunun kaldıramayacağı kadar yüksektir. Bir gazete haberi; “377 km'lik İstanbul-İzmir Otobanı 9 milyar $ malolacağı hesaplanıyor. Km başına maliyet 25 milyon $. Viyadük sayısı arttıkça maliyetler daha yukarıya çıkıyor.” Şimdi hangi otomobil üreticisi böyle bir parayı otoyola gömer, hangi firma böyle bir yatırımı rasyonel/gerçekçi bulur?

 

Otoyollar devletten başka en çok kimin işine yarar?

Elbette kapitalizmin işine yarar. Otoyolları sadece ulaşım ağının bir parçası olarak görmek yanıltıcı olur, otoyollar kapitalizmin mal ve hizmetlerini pazarlama ve dağıtmaya yönelik her türlü lojistik etkinliğin en önemli unsurudur. Kapitalizm lojistik/otoyol sayesinde yayılır, yeni Pazarlara kavuşur ve işgal sahasını genişletebilir. Ancak bu genişleme için sadece otoyol yeterli değildir, otoyolun kesintisiz olması da gerekir...

Kapitalizm otomobil kadar otoyoldur, köprüdür, viyadüktür, tüneldir. Kapitalizm engel tanımaz, otoyolun önüne su/deniz engeli çıkarsa köprü, vadi/çukur engeli çıkarsa viyadük, dağ/tepe engeli çıkarsa tünel yapar/yaptırır. Devlet gerekirse bu tür yatırımlar için milyarlarca dolar borçlandırılır ve kesintisiz bir Pazar bütünlüğü sağlanır. Otoyollar sermayenin mal ve hizmetlerini uzaklara taşırken diğer yandan kapitalizmin sürekliliğini garanti eder...

Dünyanın en ileri kapitalist ülkeleri en yaygın otoyol ağına sahip ülkelerdir. Türkiye'de Demokrat Parti döneminde (1950-60)  yatırımlar karayolu üzerinden tesis edilmiştir. Bayar-Menderes hükümeti ABD'den sağlanan krediler ile önce otoyollar yaptırmış ve ithal malların yurt içi dağıtım altyapısını hazırlamıştır.

Otoyol yapımının doğrudan ulaşım ihtiyacı ile ilgili bir mesele olmadığı umarım anlaşılmıştır. Ancak otoyollar girdiği her yerde yerel/millî pazarı, geçimi, ekonomiyi, kültürü, dayanışma ve dostluğu çökertir, iflas ettirir, sokak, mahalle ve şehir yaşamını bitirir.

Otoyollara husûmetin bu kadarı fazla değil mi derseniz, az bile derim. Zîra aşırı üretim-tüketim, tarım arazilerinin yok edilmesi, biyoçeşitliliğin azalması, çevre kirliliği, iklim değişikliği… gibi küresel çevre sorunlarının en büyük nedeni otomobil ve otoyol endüstrileridir...

Hâsılı; “Yol medeniyettir” büyük bir safsata ve demogojidir, gerçeği ifade etmiyor...

Otoyol medeniyet değil kapitalizmdir...