22 May 2017

Seher ışığını göreceğiz inşallah

Uluslararası ilişkilerin derin sularında dönemsel ilişkilere cevaz verilebilir belki. Kana, cana, mala ve emanete dokunulmadığı sürece devletler gizli ve bazen kirli ilişkilere dahi girebilirler. Kendisine sığınan mazlumlara sahip çıkmak için nice savaşlara girmiş ceddimiz var ama bugünün dünyasında bunlar epey bir gömlek üstü ne yazık ki.

Bir süredir özellikle İslami camiadaki Doğu Türkistan merkezli tartışmalara şahit oluyoruz. Çin'in Türkiye için bir denge ve hatta alternatif yol olma ihtimali mevcut. Devletler bu tür yakınlaşmalar içerisine girebilirler, bunlar benim değil devleti yönetenlerin sorumluluğundadır. Ancak biz şundan eminiz ki, yaklaşık 40 milyon Doğu Türkistan halkı açısından konuyu ele aldığımızda Doğu Türkistanlı Müslümanlara yardım elini uzatması ve ilgilenmesi gereken ilk ülke Türkiye'dir. Doğu Türkistanlı Uygur Müslümanları Türk'tür. Konuştukları dil Türkçedir. Çünkü Doğu Türkistan ile tarihi, kültürel, soy ve dini olarak çok kuvvetli bir bağlarımız bulunmaktadır. Bu hakikate göre pozisyon alarak ilişkilerimizi düzenleyebilirsek hakkaniyete riayet etmiş oluruz.

Uygur halkının şu an karşı karşıya kaldığı tehditler belki Çin'in artan ekonomik, siyasi ve askeri gücünün etkisi ve dünyadaki güç dengelerinin yarattığı jeopolitik jeo-stratejik etkilerinden dolayı pek anlaşılmamış veya önemsenecek bir mesele olarak görülmemiş olabilir. Ancak işler bu şekilde kendi seyrinde devam ederse Çin'in Uygur topraklarında uygulamakta olduğu uzun vadeli sinsi icraat ve politikaları neticesinde demografik, kültürel ve toplumsal açıdan Doğu Türkistanlı veya Uygur diye bir millet,  toprak ve dava kalmayacaktır. O zaman çok geç olacaktır, Allah korusun Doğu'da bir Endülüs hadisesi vuku bulacaktır. Bizim uluslararası ilişkilerimiz bunu dikkate almak zorundadır.

Doğu Türkistan'da bir devlet yıkıldı ancak millet, toprak, Türk İslam kültürü ve medeniyeti ciddi tehlike ve tehditlere rağmen henüz elden gitmiş değildir. Bütün gayret ve çabalarımızı bir noktaya merkezîleştirerek hareket edersek inşallah Doğu Türkistan ikinci bir Endülüs olmaktan kurtulur. Yeter ki inancımızı yitirmeyelim, umutlarımız tükenmesin, bir gün seher ışığını mutlaka göreceğiz inşallah.

***

MESAJLAR

  • Batı'da doğan bir çocuk dahi, Doğu'daki yoksul ülkelerde doğmuş çocuklardan daha fazla tüketiyor, daha fazla dünyayı kirletiyor ve daha fazla kimyasal etkiye maruz kalıyor.

 

  • John Ralston Saul'un The Collapse of Globalisin kitabında verdiği müthiş detay bize Batı'nın en başta kendi halkını ezdiğini gösteriyor. Detay basit ama önemli. Buna göre ABD'de bir üst düzey yöneticinin maaşı 1970'lerin sonlarında bir tezgahtarın maaşının otuz dokuz misliyken, bu oran bugün bin misline çıkmıştır.

 

  • Atalarımın Balkanlardan çekilme süreci içerisinde, 1860 ile 1914 tarihleri arasında 5 ile 7 milyon civarında bir nüfus topraklarını terk ederek Türkiye'ye göç etmiştir.

 

  • İbn Havkal isimli İslam alimi ve gezgin, Suretü'l-Arz isimli kitabında der ki; “Ebu'l-Misk Kafür çağının Filistin'ine ve Ürdün kolonisine ilişkin sözleşme kayıtlarını taradım. Onun tarafından 948-950 yıllarından 959-960 yıllarına kadar kah serbest, kah sözleşmeli toprak rejimiyle atanan memurlar vardı. Suriye'de gelir bilançolarını tarama olanağı da buldum ve 908 ile 918 yılları için gördüklerimi aktardım. Bunlarda hazine hakları ve ek vergiler de dahil olmak üzere, memur maaşları hariç bütün kalemler yer alıyordu. Toplanılan 39 milyon dirhemdi.”

 

  • Ağaçlardan gelen kayısı, dut, incir kokularına hasretiz

 

  • Ruhsuz, kibirli, acımasız, nemelazımcı, ihtiraslı, materyalist bir medeniyet bizim özümüze hitap edemez, etmemeli.

 

  • Topraktan uzaklaştık, kırsalı terk ettik şehirlere beton kütlelere gökdelenlere kendimizi hapsettik.

 

***

HARİTA OKUMALARI

  • Harita Okumaları 1: Yeryüzünde 400'den fazla etnik unsur İslam'ı kabul etmiştir. Etnik kimliklere üstünlük vurgusu İslam'da yoktur. Müslüman bunu yapamaz.

 

  • Harita Okumaları 2: Güney Sudan'ın kurulmasını İslam – Hıristiyan ilerlemesi haritalarından bakarsanız çok daha doğru bir şekilde okursunuz. Yazık.

 

  • Harita Okumaları 3: Japonya er ya da geç Müslüman olacak. İslam'ın uzak asya'da yayılması oldukça istikrarlı bir şekilde devam ediyor. Malezya, Endonezya, Zelanda, Japonya. Doğal süreç.

 

  • Harita Okumaları 4: Bir zamanlar İslam'ın toprakları olup da daha sonra kaybettiğimiz toprakları en fazla RUSYA almıştır, sonra İSPANYA. İngiltere ise aldıklarını hep iade etmiştir.

 

  • Harita Okumaları 5: Haçlı seferleri sonrası bölgede oluşan harita ile İsrail'in güncel haritası 800 yıl sonra bile paralel. Akabe Körfezine ulaşım dahi tıpatıp aynı.

 

  • Harita Okumaları 6: Sadece Puvatya'da değil, Sicilya'da da tarih ters döndü. Ah Normanlar.

 

  • Harita Okumaları 7: Reconquest Endülüs'ün elden çıkmasıyla sonuçlandı. Bosna'da yapamadılar, Kıbrıs'ta yapamadılar. Elhmdulillah.

 

  • Harita Okumaları 8: Mozambik'i nasıl kaybetti İslam dünyası? Reconquest burada tuttu. Mozambik'i iyi okuyamazsak bütün alt ve orta Afrika gider.

 

  • Harita Okumaları 9: Kuzey Afrika'yı hiç bilmiyoruz. Latin Amerika gibi uzak bir algı var zihinlerimizde.

 

  • Harita Okumaları 10: Hint denizlerinin, engin okyanusların korkularına boyun eğmeyen cesur Arap tüccarlara minnet borçludur günümüz İslam coğrafyası.