14 May 2021

​TELGRAFIN TELLERİNE KONMUŞ MESAJLAR

Eskiden telgrafın tellerine kuşlar konarmış.  Hatta bu konuda türküler bile yakılmış.

 

Uzun zaman tren yolculukları yaptım. Tren yolculuklarımda telgraf tellerini takip ederdim. Nedense ben bir türlü telgraf tellerine konmuş kuşlara rastlayamadım.

 

Dikkatli dikkatli baktım da telgraf tellerinde bazı mesajlara rastladım. Tren yolculuklarım sırasında telgraf tellerinde rastladığım, telgraf tellerine konmuş bu mesajları sizinle paylaşayım dedim……

………………..

 

Peygamber Efendimiz, daha peygamber olmadan ‘Muhammed-ül Emin’ sıfatına sahipti.

 

O yüzden ben diyorum ki; ‘Emin’ sıfatına sahip olmayan kişi, kendini Müslüman sanabilir. Ancak ‘Muhammedi’ değildir.

……..

 

Karamanoğlu Beyliği Müslüman bir Beylik olmasına rağmen, Osmanlı Devleti'ni daima arkadan hançerleyen ve enerjisi alan bir devlet olarak tarihi kayıtlarda yer alır. Karamanoğlu Beyliği,Timur saldırısında Timur’un yanında saf tutmuşlar, Bursa, Osmanlı Devletinin başşehri iken, Bursa’ya saldırıp yağmalamışlardır.Osmanlı  Devleti  Balkanlarda futuhatla meşgul iken, (Sultan 2.Murat  Varna’yı kuşatmışken) Karamanoğlu Beyliği Ankara’yı işgal etmiştir. (Benim gözlemime göre;o  gün bugün Ankara’dan çıkmamışlardır.)

 

En sonunda Fatih Sultan Mehmet, bu tarihi arızaya son vermek için 1461’de Karamanoğlu Beyliğine son vermiştir.

 

Bugün de Ankara Beyliği ve Ankara’daki bürokrasinin konumu tıpkı Karamanoğlu Beyliğinin konumuna benziyor. Türkiye için sürekli bir şeyler üretmek için çabalayan İstanbul, dinamik, akıncı ve gaza ruhuna  sahip Osmanlı Devleti'ne benzerken, Ankara, İstanbul’un her zaman önünü tıkayan, enerjisini çalan, Karamanoğlu Beyliği’ne benziyor. Bu yüzden, İstanbul'dan Ankara'ya giden en milli, en yerli projeler bile maalesef çöpe gidiyor.

 

En yerli iktidarlar bile, Ankara Beyliği’nin kollarında kendinden geçiyor ve halkına yabancılaşıyor.

…………

 

Geçen hafta duydum.Kendi kıt imkanlarıyla İstanbul’da yerli sağlık cihazları üretmeye çalışan bir  firmaya Ankara’daki Bakanlık, bir usul eksiğinden dolayı ceza vermiş Olacak şey değil! Ankara’daki Bakanlık kıt imkanlarla  kurulmuş yerli sermayenin sanki düşmanı…..

……………

 

Emekli olmamız münasebetiyle iktidar tarafından bayram ikramiyesinin hesabımıza yattığını gördüm. Banka hesabında bu bayram ikramiyesi ‘ek ödeme’ şeklinde tanımlanmıştı.

 

İşte iktidarla bürokrasi arasındaki ayrışma burada yine kendini göstermiş. İktidarın büyük fedakârlıklarla 13 milyon insana verdiği 1100 TL ‘Bayram ikramiyesine’ Bürokrasi kendince bir ad koymuş ve bunun adına ‘ek ödeme’ diyerek   onu ‘soysuz’ bir hale  getirmiş.

………..

 

Görüyorum, anlıyorum ve idrak ediyorum ki; bir ülkenin parasının ön yüzünde kimin resmi varsa, seçimlerde kim kazanırsa kazansın, sandıktan kim çıkarsa çıksın, iktidarda kim olursa olsun, o ülkenin sahibi ve o  ülkenin gerçek iktidar sahibi o kişi olmuş oluyor.

………

 

‘Suyun kaldırma gücü’ gibi,  denizlerin de  bir ‘kaldırma’ gücü var. Denizin bizzat kendisi çok kirlendiyse içindeki temiz kalmış canlıyı  ‘kaldıramayıp’ dışarıya atıyor.

 

Eğer deniz çok temiz ve berraksa, deniz bu kez içindeki kirli maddeyi  ‘kaldıramıyor’ ve dışarıya atıyor.

 

3 yanı denizlerle çevrili bir ülkeyiz. Etrafınızdaki denizlere ve hatta olaylara bir de bu gözle  bakınız.

……….

 

Ankara Büyükşehir Belediyesi'nden cep telefonuma bir mesaj gelmiş. “Sayın hemşehrimiz, Memnuniyet anketine katılmanızı rica ederiz” diyor.

 

Vatandaşı memuru gibi görerek onunla yaptığı memnuniyet anketinde bile yukarıdan aşağıya bir üslup kullanan, Memnnuniyet Anketi sorusunun bile nasıl sorulacağını bilmeyen yöneticilerle karşı karşıyayız.

 

Hani karayollarında  kamyonların arkasında yazıyor ya; “Rahmetli de sollamıştı.”diye. Ankara’nın ve İstanbul’un  giden yöneticileri halka ‘rica etmeye’ başlamalarından dolayı gitmişlerdi halbuki.