04 Haziran 2022

Uygun

-Ruzname; Kelime Günlüğü’nden-

İşimiz söz ile… ondan sebep söz ister yazılsın, ister seslendirilsin, ister görüntülensin; “paylaşılmış” sözlerin dikkatimizi cezbetmesi elde olan bir şey değil artık. Sözün peşine düşmek kendiliğinden bir durum. Onun için önce kelimeler, hangi manaya karşı kullanıldıkları ve gidişatları dikkatimizi çekiyor.

Kendiliğinden gelişen takip hassasiyetine twitter’ın sağ sütunu takıldı bu aralar. Günün içinde muhtelif zamanlarda bazen iş güç bazen de öylesine bakış attarsanız, bilgisayar ekranının sağına yaslanmış olan sütuna bakmadan geçmek neredeyse imkânsız.

“Twitter gündemi” olarak özetlenebilecek sütunda “tt” gibi isimlendirmelerle tarif edilen gündem maddeleri yer alıyor. Elbette haber verma-alma ciddiyetinin kurallarının ya da usullerinin hükmedemediği bir ortam oluşundan yola çıkarsak, en fazla ilgi gören konuların toplandığı bu bölümde sık sık toplum genelinde “uygunsuz” olarak nitelenebilecek gündem konuları da yer alabiliyor.

Twitter kullanıcılara açıldığı günden bu yana gündem kelimelerinin gördüğü ilgi üzerinden sıralandığı biliniyor, çünkü altında verilen rakamlar bu ilginin ölçüsü sayılıyor. Yani her gündem maddesi, platform üzerinde yazılan ve paylaşılan içerikler içinde en fazla “görünen” olma özelliği taşıyor. İsterseniz ilgi alanlarınıza göre kendi gündeminizde en çok öne çıkan konuları görebilmek için filtre uygulayabiliyorsunuz. Hem yaşadığınız ülke hem de ilgi duyduğunuz konular, görmek istediğiniz gündem maddeleri için belirleyici oluyor.

Platformda, gündeme göz atarsanız, haberdar olmak isteyebileceğiniz bir meseleyi kısa yoldan yakalama imkânı buluyorsunuz. Evet bu işe yarar bir kısayol. Ancak belirgin bir şekilde irtifa kaybeden bir durum var sezdiğim. Gündem kelimeleri günden güne kötüleşiyor veya illaki listede “uygunsuz” bir veya birkaç kelime yer alıyor.

Kabul etmek gerekir ki son zamanlarda Türkiye’nin gündemine düşen bazı hadiseler konuşmaktan, dile getirmekten, hatta işaret etmekten haya edilecek türden. Gündem bu olunca değersiz ve utanç verici kelimelerin yükselişine şaşırmak fazladan bir çaba gibi görülebilir. Ancak gündem bu kadar alçalmadan önce de “uygunsuz” kelimeler bolca yer alıyordu.

İnternet ortamı, her şeyden daha kuşatıcı hayatlarımızda… yaşadığımız mekânlardan bile. Metaverse meselesiyle birlikte insanların zihinsel ve duygusal olarak tamamen sanal alana taşınması hedefleniyor ki zaten ortam buna son derece uygun.

Bilgi ve tecrübeyle zırhlarını kuşanmış şuurluları bir kenara koyarsak, internet âleminde, üstelik en çok kullanılan sosyal medya ortamlarında devamlı görünen “uygunsuz” reklamlar, kelimeler, görüntüler ve türlü içerikler dimağlara yönelik birer saldırı aracına dönüştü. Dolayısıyla Twitter’ın sağ sütunu yalnızca bu duruma bir örnek… hatta bu yazı için bir metafor.

Konu internet olunca yumurta-tavuk hikâyesi gibi sonuç ve sebep hiyerarşisinin sürekli yer değiştirdiğine tanık oluyoruz. Yani şu sorular birbirini kuşatıyor: Sağ sütunda yazan “uygunsuz” kelimeler “uygunsuz” içeriklere mi sebep oluyor; yoksa “uygunsuz” içerikler sağ sütuna mı taşınıyor?

Utanmanın yadırgandığı, uluorta tartışma konusu yapıldığı ve yargılandığı bir zamanda “uygunsuz”un mahiyetinin değiştiği muhakkak. Ama temelde bilinmesi gereken uygun olanın ya da olmayanın belirleyicisinin çoğunluk ve sürü psikolojisi olmayacağı gerçeği.

Bütün bu olan biten yazılan çizilen uygunsuzluklar İnsanın fıtratına “uygun” olsaydı birbirinden ayrı düşen ehl-i kitap dinlerin ortak noktaları belirli ölçülerde “örtünme” ve “mahremiyet” olmazdı. Üstelik her birinin anlattığı Hz. Adem kıssaları birbirine bu kadar benzemezdi. Utancın, ayıbın, edebin insan fıtratının bir parçası olduğu, insanlık tarihi boyunca bilinen en temel meselelerdi. Bugün bazı “uygunsuzluklar” yaygınlaşıyor diye uluorta ve uygunsuz biçimde dile getirilmesi veya savunulmasının normalleştirilmesi de düşünülenden daha büyük bir kırılmaya işaret ediyor.

Bozuluş şu tarihte başladı demek öyle kolay değil. Her yerde, kısımda, kesimde meydana gelen bozuluşun gürültüsü çokça arttı. Dolayısıyla bu baskıya gösterilecek her direnç takdir edilesi, ayrıcalıklı bir noktaya taşındı demektir.

Hiç şüphesiz bu çağda uygun olanda, uygunlukta, fıtrata uyakta ısrar etmeyi seçmek, uygunluğu ve fıtrata uyak olanı takdir etmek ayrıcalık meselesidir. Allah yardımcımız olsun…

***

Künye: Uygun; yakışır, yaraşır, uyar, mutâbık, elverişli, yarar, münâsip, muvafık anlamlarına gelir (Kubbealtı Lügatı).