14 AĞUSTOS 2020 CUMA

YENİDÜNYA DÜZENİNDE TIBBİ SOYKIRIM (3)


YENİDÜNYA DÜZENİNDE TIBBİ SOYKIRIM (3)

 

****

 

Ne şanslıyız ki Yeni Dünya Düzeni'nin uluslararası bankerleri, hükümet-destekli tıbbi soykırıma dair bir entrika programı olan Ortodoks tıp yapılanmasını kontrol ediyor. Ortodoks tıp doktorunuzu sadece “onaylı” Ortodoks ilaçları, aşıları, cerrahiyi ve radyasyon tedavilerini sağlamaya zorluyor ve bunlar sizi ABD'de hasta ve bağımlı olan nüfusun yüzde 95'i içinde tutuyor ve her yıl 1 milyonun üzerinde Amerikalıyı boş yere öldürüyor. Buna ek olarak, tıp mafyası her sene kürtaj yoluyla 1,5 milyonun üzerinde doğmamış bebeği öldürüyor. Dolayısıyla tıbbi soykırım, her yıl 2,5 milyonun üzerinde insan öldürüyor ve size her sene 1 trilyon dolarlık bir maliyeti oluyor ki bu da gayri safi ulusal bütçenin yüzde 12'sine karşılık geliyor. Tıbbi soykırım, sağlığınız ve yaşamınıza yönelik iyi bir yatırım değil.

TÜM AŞILARI REDDEDİN

Kitlesel aşılama kampanyalarının, herhangi bir çocukluk hastalığını (çocuk felci dâhil) ortadan kaldırdığı konusunda inandırıcı herhangi bir bilimsel kanıt bulunmamaktadır. Dr Mendelsohn, “sizi çocuğunuza yönelik tüm aşıları reddetmek konusunda uyarmaktadır.”

AŞILARIN AMACI: GİZLİ PROVİRÜSLER YARATMAK ÜZERE İNSANLARDA RNA OLUŞUMUNUN TOHUMLARINI ATMAK

“Rıtgers'ten Dr. Robert Simpson 1976 yılındaki bir makalesinde ise şöyle der: grip, kızamık, çocuk felci gibi hastalıklara yönelik aşılama programları, gizli provirüsler yaratmak üzere insanlarda RNA oluşumunun tohumlarını atabilir. Uygun koşullar altında harekete geçirildiğinde, birçok hastalığa sebep olabilirler. Bunlara örnek olarak; romatizma eklem iltihabı, multipl skleroz, sistemik lupus erythematosus, Parkinson ve belki de kanseri göstermektedir.”

Şubat-Mart 1994'te Townsend Letter for Doctors'ta yayımlanan bir makalede şöyle denmekteydi: “Kitlesel aşılamalar ve antibiyotikler, bir yüzyıl sonrasına kadar sahneye çıkmadılar.” Birçok bulaşıcı hastalık 1850'li yıllarda ortaya çıktı. 1950 yılı itibariyle birçok bulaşıcı hastalık yok oldu veya gizli bir şekle büründü. “Ne yazık ki, aşılamalara çok önem verildi (ve halen de veriliyor). Halen Rotary'nin milyonlarca doları, oyunun kurallarının ciddi biçimde değiştiği konusunda en ufak bir fikri olmayan binlerce yöneticinin cebinden alınıyor: Salk aşısının çocuk felci oranını yüzde 400-600 arasında sıçrattığı neredeyse tüm eyaletlerde ise, bu durum böylelikle sümenaltı ediliyor.”

MEDIKAL GESTAPO AŞILAR ARASINDA MANİPLASYON YAPIYOR

“İstatistiklere bakıldığında, çocuk felcinin neredeyse ani bir şekilde büyük bir sorun olmaktan çıktığını, ancak çocuk felcinin daha önceki yıllarda teşhis edildiği sayılarla neredeyse örtüşür şekilde menenjitin (bazen spinal menenjit veya multipl skleroz da denir) bir anda salgın boyutlarına ulaştığını görüyoruz. Aslında, 1971 yılında Kaliforniya Bulaşıcı Hastalıklar Devlet Raporu (1971) gösterir ki, 1955-1966 yılları arasında çocuk felci vakaları 272'den 50'ye geriledi; bu sırada viral menenjit ise 5'ten 256'ya fırladı. Ayrı bir rapor ise, çocuk felcinin artık menenjit ismiyle raporlandığını belirtir. Dolayısıyla, teşhis kriterlerinde birkaç küçük değişiklikten dolayı her yıl binlerce vaka olsa da, bugün artık çocuk felcinin yaşanmadığı söyleniyor. Kısacası, hükümetin medikal Gestaposu, çocuk felcinin ve diğer benzer hastalıkların ismini değiştirip menenjit yapmış; böylelikle çocuk felci aşısının çocuk felcini durdurmadığı gerçeğini örtbas etmiştir.

DOKTORLARA BASKI

Tıp doktoru ve “Racketeering in Medicine, The Suppression of Alternatives” (Tıpta Şantaj: Alternatiflerin Ortadan Kaldırılması) kitabının (1992) yazarı James Carter, şöyle yazar: “Kapalı kapılar ardında, organize tıp, metotlarını durdurmaları için alternatif doktorlar üzerinde ciddi baskı uyguluyor. Meslektaşları tarafından dışlanıyorlar ve etik davranmadıkları, sahtecilik yaptıkları ve diğer uydurma bahanelerle kendilerine saldırılarda bulunuluyor; zihinsel yetenekleri bile sorgulanıyor. Alternatif doktorlar, haksız yere, hastalarını para için sömürmekle suçlanıyorlar. Şarlatanlar olarak yaftalanan bu insanlar, haksız saldırılara ve düzmece suçlamalara konu oluyorlar – nesnel soruşturmalara değil.”

“Kurumsal çıkarlar, hangi tıbbi süreçlerin aranacağı ve geliştirileceğini belirler. Ticaret ve endüstrinin finansal devleti ve onların kurumsal sponsorlu hayırsever destekçileri (örneğin Amerikan Kanser Derneği) yatırımlarını temsil eden yasaların geçmesi için paralar harcayıp lobi yapıyorlar. Rekabeti ortadan kaldırmak niyetindeler.”

MEDIKAL TIRANLIK: SAĞLIKLI GIDA DÜKKANLARI VE BÜTÜNCÜL TIP DOKTORLARINA BASKIN

Rockefeller medikal Gestaposu, sağlıklı gıda dükkanları ve bütüncül tıp doktorlarına baskın yapıyor ve vitaminlerine, ozon makinelerine, radyonik makinelerine, bilgisayarlarına, kitaplarına, medikal ekipmanlarına ve diğer özel mülklerine el koyuyor. Yüz binlerce doların münferit olarak kaybı oldukça rastlanır bir durum olup el konulan mülkler, her ne kadar bütüncül doktora yönelik olarak herhangi bir resmi dava açılmamış olsa da, hiçbir zaman iade edilmedi. Bu medikal bir tiranlık ve net etkisi de hükümetin desteklediği küçük düşürme ve tıbbi soykırım uygulamaları, çünkü birçok insan, bu bütüncül doğal terapilerle tedavi edilemez.

INSANA ÖLDÜREN VE ZARAR VEREN BIR BAŞKA ENDÜSTRI VAR MI?

Bütüncül tıp doktoru Julian Whitaker, Health and Wellness Today'de (Ekim 1993) yayımladığı bir makalesinde şöyle yazmaktadır: “New England Journal of Medicine'in aktardığında göre, 1984 yılında sadece New York'ta standart hastane prosedürleri sonucunda 98.609 insana zarar verildi ve 13.451 kişi öldürüldü. Ulusal ölçekten bakıldığında, bunun anlamı; tıbbi hatalar ve yanlış uygulamalar sonucunda bir yıl içerisinde 1,4 milyon Amerikalıya zarar verilmesinin ve yaklaşık 186.000 kişinin öldürülmesinin mümkün oluşudur. Bir yılda bu kadar çok insanı öldüren ve zarar veren bir başka endüstri daha arayın da bulasınız.”

AMELİYATLARIN ÇOĞU GEREKSİZ

Dr. Robert Schenieder, “When to say No to Surgery” (Operasyonlara Ne Zaman Hayır Denir) adlı kitabında, tüm operasyonların yüzde 25'inin, bademcik ameliyatı ve rahim ameliyatlarının ise yüzde 25'inin gereksiz olduğunu söylüyor. Her yıl yapılan 25 milyon ameliyat arasında, bu da demek oluyor ki her sene 6 milyon kadar gereksiz ameliyat yapılıyor. Tıp uzmanlarına göre, 6 milyon gereksiz ameliyat içinde 83.000 kadar Amerikalı her sene gereksinim duymadıkları operasyonlar sonucunda ölüyorlar.

HER YIL YÜZ BİNLERCE KİŞİ ILAÇLA ÖLDÜRÜLÜYOR

Marti Kheel, Townsend Letter for Doctor'da (1992), ABD Gıda ve İlaç İdaresi FDA verilerini temel alarak, ABD'de 1,5 milyon kişinin 1978 yılında reçeteli ilaç alımı sonucunda hastanelik olduğunu belirtmektedir. Ve hastaneye kaldırılan hastaların yüzde 30 kadarı, kendilerine uygulanan terapi sonucunda daha büyük bir hasar görmektedirler. Khell bu noktada şöyle der: “ABD'de ilaç alarak öldürülen insan sayısının her sene 140.000 civarında olduğu tahmin edilmektedir.”

Dr. Michael A. Schmidt ise, “Beyond Antibiotics” (Antibiyotiklerin Ötesinde) adlı kitabında, tüm antibiyotiklerin yüzde 60 kadarının gereksiz yere reçetelendiğini, tedavi etmeyi iddia ettikleri sonuçlara sebep olduklarını ve iyileşen hijyen ortamları sonucunda antibiyotiklerin değil ölüm oranlarının arttığını belirtmektedir.

DEVAMI YARIN

 

1.BÖLÜM İÇİN TIKLAYINIZ

2.BÖLÜM İÇİN TIKLAYINIZ

3.BÖLÜM İÇİN TIKLAYINIZ

 

Yorum Yaz

  989790

-